En Büyük Hazine Dostluk / The Greatest Treasure IS FRIENDSHIP


TÜRKÇE (Orjinal)

Bir varmış bir yokmuş,  içinde yeni adalar keşfetme heyecanıyla yanıp tutuşan Black adında genç bir adam varmış. Öyle akıllı ve meraklı bir insanmış ki sürekli yeni haritalar çizer, keşfettiği yerlerin mutluluğunu yaşarmış. Bir de kanatlı bir gemisi varmış. Her yere onunla yolculuk eder, onunla konuşur, her şeyi onunla paylaşırmış. Bir gün Black gemisine atlayıp yeni maceralara doğru yelken açmış. Her gün ayrı bir arkadaş, her gün ayrı bir sevinç. Black her yolculuğunda bambaşka arkadaşlar edinirmiş ancak bu seferkiler biraz farklıymış. Kocaman bir denizkızı sürüsü ile tanışmış. Uzun sarı saçları tıpkı karanlık bir gecedeki yıldızlar gibi parlıyormuş denizin ortasında. Heyecanla onları gemisine davet etmiş. Onlar da büyük bir sevinçle bu daveti kabul etmişler. Ufukta gördükleri yeni bir adaya doğru şarkılar söyleyerek birlikte yol almışlar. Adaya indiklerinde kasaba halkı onları karşılamış. Bir de ne görsünler, kasaba halkı sadece uzun şapkalı, sevimli cücelerden oluşuyormuş. Bir de kasabanın dışında, ormanlarla kaplı dağın zirvesinde yaşayan bir dev varmış. Kasaba halkı ayda bir kez dağa kamp yapmaya gider ve mutlaka devi ziyaret edermiş. Denizkızları adanın kumsalında şarkı söylerken, Black ise yeni dostlarının düzenine uyum sağlamış ve adada kalıp onlarla birlikte gündüzleri çalışmaya akşamları ise ateş çevresinde dans edip şarkılar söylemeye başlamış. Günler günleri kovalarken kamp günü gelmiş. Hep birlikte devin huzuruna çıkmışlar. Dev, yanlarında yabancı bir insan görünce önce sinirlenmiş. Adada yüzyıllardır koruduğu hazine için endişelenmiş. O gece herkesi kamp ateşi çevresinde misafir ettikten sonra sabah hepsini uğurlamış. Devin kafası hala soru işaretleriyle doluymuş. Ormanın iç kısımlarını merak eden Black cücelerle uzun ve zorlu bir yolculuk yaptıktan sonra bir mağara keşfetmiş. Girişi sarmaşıklarla kapanmış mağaraya ulaştıklarında çil çil altınlarla karşılaşan kasaba halkı ve Black neredeyse şaşkınlıktan bayılacakmış. Hemen devin yanına koşan Black durumu deve anlatmış. Dev duydukları karşısında rahatlamış ve Black’e sımsıkı sarılarak, “Artık sen de bu adanın bir parçasısın” demiş.

ENGLISH

Once upon a time, there lived a young man named Black whose heart was full with a desire to discover islands. He was a curious and intelligent man. He found happiness in drawing new maps of the islands he discovered. He had a ship with wings. He travelled everywhere with this ship, talked to it, shared everything with it. One day, Black hopped on his ship to sail towards new adventures. Every new day brought new friends and joy. Black made new friends each adventure, but this time it was different. He met a gigantic mermaid herd. Their long blonde hair shone like stars in the dark night sky. He invited them on board with excitement. They accepted this offer with great joy. They sailed towards an island on the horizon, singing and dancing altogether. When they landed, natives greeted them. The island people were cheerful tiny gnomes, with huge hats. There was also a Giant who lived outside the town, on top of the mountain with great forests. Town people went camping to these forests once a month and never missed to visit the giant. While mermaids sang songs at the shore of the island, Black adapted to the lifestyle of his new friends by working in the morning and dancing around a bonfire at night. As days passed into weeks, camp day arrived. They appeared before the Giant altogether. At first the Giant went furious when he saw that they brought a stranger along with them. He got concerned for the treasure in the forest, he had been protecting it for ages. After hosting a feast around the bonfire that night, he sent them off by the morning. The Giant still had many concerns at mind.

Black was curious to find out what was hidden deep inside the forest and went on a long and troubling journey with the gnomes. The journey led them to a mysterious cave. Gnomes and Black almost fainted when they stepped inside the ivy covered cave and saw piles of gold coins inside. Black went running to find the Giant and he told everything they saw in the mysterious cave. The Giant was relieved after hearing Black’s words, he gave him a welcoming hug and said “Now, you are a part of this island”.

Translated with the author’s approval by: Irmak Ertaş

Önceki / Previous Kağıt / Paper
Sonraki / Next Hermann Hesse: Gençlik Güzel Şey