Fisun Yeşilçimen – İstanbul


TÜRKÇE

51 yaşında, Evli, İstanbul Yıldız Teknik Üniverstesinde Bölüm Sekreteri.

“89 yılında ben ilk Fen-Edebiyat Fakültesi’nde dekan sekreteri olarak görev yaptım. Dekanımız bana bir gün çıktı odadan sevinçle dedi ki, Fisun Hanım dedi, bir bölüm kuruyoruz. Sonra da bu bölümün sekreteri olarak göreve devam ettim. Şimdi ben 20 senelik evliyim, kendi oğlum da var 15 yaşında, ona da söylüyorum. Bir işi önce meslek olarak da olsa severek yapacaksın, ben bu okulda çalışmayı her zaman severek yaptım. Gurur duydum. Akademisyenlerin yanında çalıştım dekanlıkta. Dekan yardımcıları, hocalar, böyle bir ekipte olmak beni zaten onore etti. Severek yapılan işte hayır var, güzel oluyor, ne yaparsan yap sonuç geliyor. Çocuklarımıza şunu tavsiye ediyorum, yenilere de, meslek seçerken de. Şimdi buradan mezun oldun, bir iş yapacaksın. “Lanet olsun ben bu işi neden yapıyorum” diye çalışacağın bir işe sakın girişme. Hem kendi hayatını zehir edersin kendine hem de yeterince verimli olamazsın orada, hangi yerde çalışıyorsan. Yani sevmeden yapılan işten hayır gelmiyor, olay bu. Şimdi insanın doğruları vardır. Çıkar menfaat gözeten insanlar var, onlar zaten çok hayal kırıklığına uğrarlar. Balzac’ın bir sözü var şimdi onu söylemek durumundayım “en iyi dostluklar hesapsız kurulur. Bu bir ara benim nick’imdeki laftı biliyor musun” 

İnsanlar çıkar menfaat üstüne dostluk kuruyor, o dostluklar dostluk değil. Ama bu insanın kişiliği ile, önce bir ailede yetiştirilmesiyle başlıyor. Ailede görerek… Aile veriyor her şeyden önce. Etraf seni bozabilir ama senin doğruların var, o temelin sağlam olursa doğrular üzerine hareket edersin. Kendine önce saygı duyacaksın. Şimdi bana saygı duyulmasını ben istiyorsam akşam gece yattığımda başımı, bi derler ya Allah ile kul baş başa kalacak, önce kendini kendine eleştireceksin. Başımı rahat yastığa koyabiliyor muyum? Kimseye haksızlık yapmış mıyım, yanlış yapmış mıyım, kalp kırmış mıyım? Ben dargını da sevmem. Diyorlar ki Fisun Hanım çok güler yüzlü. Bir gün hiç unutmuyorum fakülte sekreterinin odasına girdim, orada da böyle her türlü arkadaşla çalışıyorum.  Misafirlerden biri beni tanıyor başka bir fakülteden, konuştuk neşeli neşeli. Memur arkadaşlardan biri, ama hayata böyle küskün. Somurtarak “Nerden buluyorsa bu enerjiyi sabah sabah” dedi. Daha gençtim o zaman cıvıl cıvılım. Ne demek bu, ben hayata sağlıklı başlamışım, işsizlik had safhada, iş bulmuşum, güzel bir mesleğim var, severek yaptığım bir yerdeyim. Benden mutlu insan var mı? İnsanlar bunu düşünmüyor. İyinin iyisi var. Yukarıya bakıp üzüleceğine aşağıya bakıp sevineceksin. Bu benim bağışıklık sistemimi de güçlendiriyor, kolay kolay hasta olmuyorsun mesela o zaman çünkü mutluyum, tebessüm ediyorum.

Şimdi şu da var, ekonomik durum refah düzeyimiz gerçekten çok etkiliyor insanı. Asgari geçim… Bu sorunlar var, Türkiye’nin sıkıntıları var. Şimdi alım gücü düşünce insan n’oluyor, yüzü de gülmemeye başlıyor insanın. Ama hep böyleydik, hayat devam ediyor. Yani her kötü olayda cımbızla pozitifi çıkarıyorum, ben de o kısmıyla mutlu olmaya çalışıyorum. İşlevsiz, negatif tarafları da çok. Bana ters davranan biri oluyor, hocalardan biri, iş ortamında. O kişiye herkes gibi bakıyorum. O zaten kendiyle barışık değil. Ama ben onu öyle kabul ediyorum yine de “Hocam merhaba” diyorum, bakıyor ki o terslediği halde ben ona güler yüzle selam veriyorum, o da bana gülerek merhaba demeye başlıyor. Yani insanları değiştirmek de elimizde.”        

ENGLISH

51 years old, Marrıed, a department secretary at Yıldız Technıcal Unıversıty ın Istanbul.

“I first served as the deans secretary for Sciences/Literature Faculty in the year 89’. Our dean jumped out of his office one day and happily told me, Fisun Hanım, we are setting up a new department. From then on I continued my duty as a secretary of this department. Now I’ve been married for over 20 years and I have a son who is 15 years old, I tell him: You first and foremost have to do your job lovingly even if it’s just a profession. I always loved working at this school. I was proud of it. I worked beside academicians in the dean’s office. Dean’s assistants, teachers, being a part of such a team was an honour for me. There is fortune in what you do with love, it ends up being beautiful and whatever you do you get results. I recommend this to our kids, both the new comers and those ready to choose careers. Now you have graduated from this place, you will work at something. Don’t dare start a job you’ll work while moaning, “Damn it why am I doing this job?” You will poison your life for yourself and you won’t be productive there, no matter where it is. So the point is, there is no prosperity in what you do without love.

Now people have their rights and wrongs. There are those that are always on the lookout for profit and advantages and they are frequently disappointed. Balzac once said “best friendships are formed unplanned.” These were the words on my nickname for a while you know. People form friendships based on benefits and profits but those are not real friendships. But this starts with a persons personality, and his or her upbringing. Through what’s observed in the family… The family provides before all. The environment could taint you but you have your truths, and if your foundations are stable, you will move on those truths. You have to respect yourself first. Now if I wish to be respected, when I lay my head down at night, when you know how they say God and servant are left alone, you have to criticize yourself. Can I lay my head down in peace? Have I wronged people, been unfair to anyone, broken their hearts?

I also dislike resentfulness. They tell me “oh Fisun Hanım is so cheerful!” One day I never forget, I walked into the office of the faculty secretary where I work with many other colleagues. One of the guests greeted me and we were joyfully chatting when one of the employee’s, with a displeased demeanor said “where do you get this energy from this early?” I was younger than, and chirpy. What is that supposed to mean, I started life healthy, unemployment is rife, I got a job, have a good profession, I’m at a place I love. Is there a happier person than myself? People don’t think about this. There is always the best of the best. Rather than getting upset by staring above, you should cheer up by looking below. This also fortifies my immune system; you don’t get sick so easily because you are happy, because you’re smiling.

It’s important to say that the economic situation, the level of welfare really affects a person. Subsistence level … These problems exist and Turkey has it’s share of them. What happens when purchasing power falls short? People start to frown. But this is how we have always lived. Life carries on. I mean in every bad incident I pull out the positive with tweezers, and try to keep happy with that part. There are many useless and negative sides around. Sometimes there is someone who mistreats me, perhaps a “hoca” (teacher), at work. I look at her like I do at everyone else. She isn’t comfortable in her own skin. But that’s how I accept her and say “Hello hocam!”She sees that although she brushed me off I am still saying hello with a smiling face. Then she says “hello” smiling back. So it’s also in our hands to change people.”

Önceki / Previous Teselli/Consolatıon/Trost
Sonraki / Next Poem by Ross Sutherland: My Shoes Are In Love