Talihsiz Avım/My Unfortunate Hunt


TÜRKÇE

Tatil olmuş ve Ayvalık’taki yazlığımıza yeni varmıştık. Hava çok sıcaktı. İlk olarak evimize yerleştik ve hemen arkadaşlarımla denize girmek için sahile gittim. Arkadaşlarımla iskelede yürürken bir an gözüm denizdeki balıklara takıldı. İşte şimdi gerçekten iyi bir fikrim vardı “balık tutmak”.

Herkes eve gidip olta takımlarını alıp iskeleye indi. Ben çok heyecanlıydım, ilk defa balık tutacaktım. Yanımda bulunan arkadaşım Eren balık tutmada ustaydı. Ondan yardım istedim, arkadaşım Eren oltamı atmama yardımcı oldu. Oltamı attıktan sonra bana, “Bir şey hissedersen çek” dedi. Sonra Eren de oltasını attı.

Bir süre sonra bir tıkırtı hissettim. Oltayı son sürat çekmeye başladım. Oltanın son sürat bana geldiğini gördüm. Tam o sırada arkadaşım Eren’in oltası denize düştü. İlk balık tutuşum olduğu için heyecandan havalara uçuyordum ama aynı zamanda arkadaşımın denize düşen oltası için de üzülüyordum. Ama bu heyecan o üzüntüyü yenmeye yeterdi. Arkadaşım: “Babam beni gebertecek” derken ben: “Babam benimle gurur duyacak” diyordum. Oltayı bir çektim ki ne göreyim! Arkadaşım Eren’in oltası benim oltamın ucunda. Demek ki çok erken sevinmemek gerekliymiş. Bu sefer Eren havalara uçarken ben ağaca çakılmış bir kumru gibi bekliyordum. O anki üzüntüm, en önemli maçımı son saniye basketi yiyerek kaybetmem kadar üzücüydü.

ENGLISH

It was summer vacation and we had just arrived at our summer house at Ayvalık. The weather was really hot. First things first ve settled in and I hurried to the beach to see my friends. When we were walking on the pier, I couldn’t help but looking at all the fish in the sea. Now, I had a really good idea, “fishing”.

Everybody met at the pier after grabbing their fishing rods. I got really excited, afterall this was my first time fishing. My friend Eren who was with me that day was a master at fishing. I asked him to help me and he showed me how to cast a fly. Afterwards he said I should pull if I feel something. Then he casted a fly.

After a while I felt a tingling. I started pulling the line at full speed. I saw the rod coming towards me like a bat out of hell. Just as I was struggling with this, my friend Eren’s rod fell to the sea. Since it was my first time fishing I was fulll with excitement and joy but at the same time I was sad for my friends rod which fell in the deep sea. But my excitement overpassed the sadness in me. My friend was saying: “My dad will kill me” while I was saying: “My dad will be so proud of me”. When I took the line out I couldn’t believe what was before my eyes. I had caught Eren’s rod. So, you shouldn’t feel happy in advance. This time while Eren was jumping with joy, I was waiting like a dove nailed on a tree. My sadness at that instant, was equal to my sadness where the other team scored a basket just at the last second of the game.

Bunları da Sevebilirsiniz

“Biraz daha uyusam ve bütün bu delilikleri unutsam…”(Franz Kafka/Dönüşüm, sf:18) Uyandığımdan beri kafamın içinde tek bir düşünce, tek bir hayal… Mutfağımda oturmuş, karşımdaki bomboş tabağa bakıyorum. Belki bir belki üç saattir oturuyorum burada. Zaman kavramını yitirmişim. Kafamın içi hem çok dolu hem de bu tabak kadar boş. Bir elim masada diğeri ise kucağımdaki mektubu kavramış, …

Share

Bırakmayacak elbet, Her zaman da böyleydi. Bir anda olacak Keşke anlam bulacak. Yok olmak korkusu mu bu? Var oldun mu ki? Bahar renkleri taşır ya kışın üstüne Sen de içimi ısıt Toprak gibi sert Toprak gibi yumuşak Bu düşüncelere İyi gelir mi denizin kokusu? Bir anlamı olmalı Rastgele olamaz ya! Neresinden tutsan Bir büyüteç bulmalı …

Share
Önceki / Previous MARQUEZ’DEN YAZMAYA DAİR ÖNERİLER: “ÖNSEZİ, OLMAZSA OLMAZDIR” -EMİLY TEMPLE
Sonraki / Next Onat Kibaroğlu - Singapur