Ocak ayı önerileri için uluslararası çok satan yazarlar arasında yer alan, Almanya’nın ünlü yazarlarından Nina George‘a ulaştık ve sebepleri ile birlikte genç yazarlara tavsiye edeceği kitapları sorduk.

Beni bir yazar ve feminist yapan beş kitap…

1. Margaret Atwood / Damızlık Kızın Öyküsü

Bir halkın nasıl başarısız olduğunu anlamak ve kız kardeşlik kavramının gerçekten ne olduğunu görmek için.

“Biz iki bacaklı rahimleriz, hepsi bu.”

Kadın, “bunaltıcı düşlerden uyandığı” bir sabah, hiçliğe dönüşmüş olarak buldu kendini. Artık bir adı yoktu, düşüncesi, benliği, arzusu yoktu ama bir rahmi vardı. Yaşamını kolonilere sürülmeden, öldürülmeden, Damızlık Kız olarak sürdürmesini sağlayan rahmi. Artık âşık olmayacaktı, sevmeyecekti, onaylanmış bir dilin ötesine geçmeyecekti. Duvarlara asılmış sıra sıra cesetler, tek gerçeğin savaş ve üreme olduğunu hatırlatıyordu. Özgürlük hatırlanmayacak kadar uzaktaydı…

Margaret Atwood’un başyapıt niteliğindeki feminist distopyası Damızlık Kızın Öyküsü, bütün distopyalar gibi geleceğe dair bir paranoyayı değil, içinde yaşadığımız gerçeğin ta kendisini dile getiriyor. Erkek egemen muhafazakâr bir rejimin üremeyle sınırlandırdığı, mahrem örtülerin  ardına gizlediği kadın bedenleriyle bize aşina gelen bir gerçeğin.

Anlatılan bizim hikâyemizdir!

Doğan Kitap

2. A. L. Kennedy / On Wrıtıng

“Yazıyor olmak bir sesinin olmasıdır. Ses çıkartmaktır. Söylenmesi gereken şeyleri söyleyebilmektir. Yöntem ve yeteneklerle ilgili değil, dinlenmeye değer bir ses çıkartabilmenin yollarını anlatan bir kitap.”

Türkçe çevirisi mevcut değil*

 

 

 

3.Irène Némırovsky / Fransız Suiti

Orijinal Başlık: Suite Française

Günümüzde kitapta anlatılan karanlık günlerin esintileri tekrarlandığı için. Yazarların ve kadınların bu gidişata karşı durmaları için. Yazdığımız müddetçe, ölümsüz olabildiğimiz için.”

1940, Fransa. Parisliler şehri terk ederken, hayal edilebilecek her türden insani çılgınlık etrafı kaplamıştır; yiyecek olmayan bir kentte varlıklı bir anne tatlı aramaktadır, dünyaları parçalanmak üzereyken bile bir çift, işlerini kaybetme düşüncesinden korkmaktadır. Alman askerlerinin işgal ettiği yerlerde insanlar düşmanla birlikte yaşamayı öğrenmek zorundadır. Kendi köylerinde, evlerinde, hatta kalplerinde bile…

Alman subayı Bruno von Falk’un yerleştiği evin sahibesi, kocası savaş esiri olan Lucille, bu genç ve kibar askere karşı bastıramadığı hisler duymaya başlar. Çok geçmeden güçlü bir aşk onları bir araya getirecek ve savaşın trajedisinin kurbanları arasına sokacaktır.

Irène Némirovsky Fransız Süiti’ni 1940’ta yazmaya başladı. Auschwitz’de yaşamını yitirdiği için, altmış beş yıl sonra kızının bulduğu romanının dünya çapında bir başyapıt olduğunu göremedi.

Pegasus Yayınları

4. Laetıtıa Colombanı / The Braıd

Orijinal Başlık: La Tresse

“Farkında olsa da olmasak da, yapmaya karar verdiğimiz her şeyin bir başkasına dokunan bir sonucu olduğu için. Bu kitap sadece dokunaklı değil aynı zamanda kudretlendirici.”

Türkçe Çevirisi mevcut değil*

 

 

5. Dorothy Parker / The Collected Dorothy Parker

“Çünkü bir kadının hayatına dahil olan bir başka kadın olmak, iyi bir mizah gerektirir. Eğer bu işe yaramazsa da, büyük bir kadeh martini yarayabilir.”

Türkçe çevirisi mevcut değil*

Önceki / Previous Nına George
Sonraki / Next Sezai Karakoç: Mona Rosa