Sezai Karakoç: Mona Rosa


“İlkyaz”ıları’nın bu ayki konuğu Sezai Karakoç.

1933’de Diyarbakır’da doğan şair, ilk şiirlerini 12 yaşında yazmaya başladı. Gaziantep Lisesi’nde dünya edebiyatıyla tanıştı.

19 yaşındayken, Mülkiye’den sınıf arkadaşı Muazzez Akkaya’ya yazdığı “Monna Rosa” adlı aşk şiiri, bir arkadaşının hazırladığı sürprizle Hisar ve Mülkiye dergilerinde yayınlandı.

İlk mısraları ile “Muazzez Akkaya” akrostişi oluşturan şiir, yazıldığı günden beri şairin en iyi bilinen şiirlerinden biri olmuştur:

————–

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister.
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Ulur aya karşı kirli çakallar,
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa.
Mona Rosa bugün bende bir hal var.
Yağmur iri iri düşer toprağa,
Ulur aya karşı kirli çakallar.

Açma pencereni perdeleri çek,
Mona Rosa seni görmemeliyim.
Bir bakışın ölmem için yetecek.
Anla Mona Rosa ben bir deliyim.
Açma pencereni perdeleri çek.

Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi,
Bende çıkar güneş aydınlığına.
Bir nişan yüzüğü bir kapı sesi.
Seni hatırlatır her zaman bana.
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi.

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur.
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar,
Işıksız ruhumu sallar da durur.
Zambaklar en ıssız yerlerde açar.

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi.
Ellerinden belli olur bir kadın,
Denizin dibinde geziyor gibi.
Ellerin, ellerin ve parmakların.

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana,
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar.
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona.

Akşamları gelir incir kuşları,
Konarlar bahçemin incirlerine.
Kiminin rengi ak kiminin sarı.
Ah beni vursalar bir kuş yerine.
Akşamları gelir incir kuşları.

Ki ben Mona Rosa bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında.
Hayatla doldurur bu boş yelkeni.
O masum bakışların su kenarında.
Ki ben Mona Rosa bulurum seni.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.
Henüz dinlemedin benden türküler.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.
Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Artık inan bana muhacir kızı,
Dinle ve kabul et itirafımı.
Bir soğuk, bir mavi, bir garip sızı
Alev alev sardı her tarafımı.
Artık inan bana muhacir kızı.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.
Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kuş tüyüne.
Bir tüy ki can verir gülümsesen,
Bir tüy ki kapalı geceye güne.
Altın bilezikler o kokulu ten.

Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak.
Kanadı kırık kuş merhamet ister,
Ah senin yüzünden kana batacak.
Mona Rosa. Siyah güller, ak güller.

Bunları da Sevebilirsiniz

A book documents how typewriters have been used to create astonishing works of graphic art for more than a century. One quality that seems to define humanity isn’t just its compulsion to create art, but to create art in the most impractical ways. For proof, look no further than Typewriter Art: A Modern Anthology, by …

0 186
Share

For March, we reached out to Turkish writer Aslı Tohumcu. She prepared a reading list for young writer. Have a good read!  1. Sevgi Soysal/ Noontime in Yenişehir “Because it reflects on many sides of a social fraction with all the pain and nakedness, because it dares to tell from within, because of how it …

0 88
Share

“KUTSALLIĞIN YİTİRİLDİĞİ İSİMSİZ ÜLKE” “Eskinin çürümesi ile yeninin oluşumu ve yerleşmesi arasındaki zaman aralığı, bir geçiş dönemini oluşturur; bu dönem her zaman kaçınılmaz olarak belirsizliklerle, kafa karışıklıklarıyla, yanılgılarla, çılgın ve ateşli fanatizmlerle yüklü olacaktır.” John Calhoun Post-modern anlayış ya da Post-modern tarz, çok fazlaca tartışılan ve üzerinde mutabık olunamayan bir kavram ve belki de bir …

0 158
Share
Önceki / Previous Nına George
Sonraki / Next Gabrıelle Hıck: Kurşun kalemler neden hep sarıydı?