Fanzin Apartmanından hızlı hızlı fanzin muhabbeti’ne mutlaka göz atın ve fanzinle kalın.

Oturduğumuz yerden duvarlara sövebilir, üzerimize biçilen kostümleri kabullenerek kalemimiz mühürleyebilirdik. Nede olsa yerlere atılıyorduk, kitabevlerinin gözünde kişisel broşürlerden, edebiyat zırvası para etmeyen kâğıtlardık. Kimimiz için harçlık veya fatura fedakarlığı kadar hayati bir şeydi. Zımba, mürekkep ve kağıt çiziğiydi. Sokak sokak dolaşıp bir köşeye iliştirme telaşıydı sırf ulaşabilme adına. “Çok satanlar” reyonundaki kitapların arasına sokuşturduğu öyküler, ufak ufak kesip sıkıştırdığı mısralardı. Bir yardım çağrısıydı kalabalıklar arasında. Fanzin kimi zaman çok şey demekti, kimi için her şey.

Sahip çıkmalıydık,

Arka çıkmalıydık,

Bir apartmanda toplandık.

Fanzin Apartmanı kendi gibi, metinlerini sokağa savurma erdemini gösteren, kar amacı gütmeyen, alelade bir okur muhabbetini, binlerle telaffuz edilen tiraj rakamların üzerinde gören fanzinlerin meydana getirdiği bir birlikteliktir. İzmir’de ilk adımlarını attığımız, zamanla diğer şehirlere yayılarak takas yoluyla ulaştığımız, hiç gitmediğimiz şehirlere, sesimizi duyumsattığımız gönüllülük esası köklerine işlemiş bir harekettir.

Fanzin Yürüyor!

peki

Fanzin Apartmanı Nedir?

Fanzin Apartmanı; fanzinlerin görünürlüğünü arttırmak ve birbirleriyle iletişim içerisinde olmaları için faaliyete geçmiş bir grup fanzinciden ibarettir. Kolektif şekilde çalışır ve varlıkları gönüllülük esasına dayanır. Herhangi bir hiyerarşik yapı söz konusu değildir. Daha açık konuşmak gerekirse başkan, başkan yardımcısı, genel yayın yönetmeni vs. gibi unvanlara sahip kimse yoktur.  Süreç ve aktiviteler, paylaşım üzerinden ilerler.

Fanzin Apartmanı iki tür kitleye yönelimli hareket eder.

İç kitle; genel olarak ifade ettiğimiz üzere fanzin çıkartan, içerisinde üretim yapan (yazanlar, çizenler vs.) ve çeşitli koşuşturmalarına dâhil olan kişileri ifade eder. Bunların iletişimde olması, çeşitli konularda bilgi alışverişinde bulunması ve kendi dağıtım ağlarını özgürce kurabilecekleri, çeşitli ortak etkinlikler geliştirebilecekleri bir zemini sürdürülebilir kılmayı amaçlar. Birbirlerinin çıkardıkları fanzinleri bilmeleri ve okumaları, bu sayede kendi içinde bir kültür belleği oluşumunu sağlayarak gerek eleştirel gerekse antolojik yaklaşımlar için döngü oluşturması hedeflenen bir şeydir. Bu türün geçmiş tarihini bilme/sunma çabasındadır ve bu bilgi bütünü imkânlar el verdiği sürece, talep eden herkesle paylaşma isteğindedir.

Dış kitle olarak tarif edilen ise okuma merakında olan, ilgi alanları üzerinden çeşitli yayınları takip eden genel okur toplamıdır. Bu çoğunluk içinde fanzini bilmeyenleri bu türle tanıştırmak, kendi düşünce ve duruşunu anlatmaktır. Fanzini bilenler ama ulaşamayanlara, dağıtım yapılan fanzin mekânlarından haberdar olmasını sağlamak ve yeni çıkan fanzinlerin dağıtım haberlerini görmesine yardımcı olmaktır. Özellikle fanzini bilenler ama kısa zamanlı bağlantı kuranların en büyük sorunu sürdürülebilir bir dağıtım imkânının olmamasından kaynaklanmaktadır. Bu sebeple Fanzin Apartmanı için bu bilgi alışverişinin sağlanması önemlidir.

Fanzin Apartmanı

Bunları da Sevebilirsiniz

Portland-based artist Kate MacDowell (previously) continues to construct discomfiting combinations of human and wildlife elements in her porcelain sculptures. She builds each piece by hand, and often layers in details after hollowing out the main form, whether it is a fox’s body encasing a human skull or a human brain filled with flora and fauna.  MacDowell describes …

Share

Yazar Aylin Asar üzerinde 07 Kasım 2019 “Unutmuş değil; hatırlanacak bir şey yok…” Bilge Karasu, postmodern Türk yazınında belki de hiç görülmemiş biçimde kırılma noktası yaratan en önemli isimlerinden biridir. Karasu’yu yazın içinde bu denli önemli kılan temel unsur, bir yazar olarak “felsefe”, “psikoloji” ve “sosyoloji”yi edebiyatla harmanlamayı başarmış olmasıdır. Yazar bireyin iç dünyasını, korku, şiddet, tutku, …

Share

şehrin tüm gürültüsünü doldurdum evime yetmedi susturmaya kafamdakileri şimdi biraz yalnızım hep istediğim gibi hükmüm yokmuş kendi zihnimde çizemedim ruhumun resmini şimdi biraz yalnızım, hep istediğim gibi bir ölüm, sıkıca sarmış sanki beni uyutmuş kollarında sessizce                                        …

Share
Önceki / Previous Gabrıelle Hıck: Kurşun kalemler neden hep sarıydı?
Sonraki / Next PEN Germany ıs promotıng our young wrıters!