PEN merkezleri her ay genç yazarlarımızı dünyaya tanıtıyor. Şubat ayında sıra Belçika/Flemen PEN’de…

İlkyaz olarak sitemizin “Yazılar” bölümünde her ay üç genç kalemi tanıştıracağız sizlerle. Bu eserleri İngilizce’nin yanısıra her ay dünyanın farklı yerinde konumlanan bir PEN merkezi o ülkenin diline çevirip üyelerine ve ülkelerine tanıtacak. Bu sayede, edebiyatımız uluslararası alanda yeni okurlar kazanırken, yazarlarımız da dünya edebiyatçılarından oluşan global bir iletişim ağı ile tanışmış olacak.

Aralık ayında bu işbirliğine Norveç PEN merkezi öncülük etmişti. Ocak ayı için aynı rolü PEN Almanya merkezi üstlendi. Şubat ayı içinse yazarlarımızı tanıtma görevini Belçika/Flemen PEN devralıyor. Belçika/Flemen PEN merkezinin değerli üyelerine, yönetim kadrosuna ve çevirmenimiz Hanneke van der Heijden’e titiz çalışmaları için çok teşekkür ediyoruz.

Yazarlarımızın biyografileri ve yazıları ile birlikte Flemence sergilendiği siteye ulaşmak için buraya tıklayın.

Yazarlarımızın Belçika/Flemen PEN çatısı altındaki çevrileri için:

Nur Akpınar – Dürtü /Impulse/ Impuls

Sinan Onur – Aralık ve Dem / November and Breath /December En Een Diepe Teug

Ahmet Yasin Yılmaz – Bu Yöndeki Son İstasyon / Last Station in This Direction / Het Laatste Station in Deze Richting

İlgili sosyal medya paylaşımları için:

Facebook: PEN Vlaanderen

Twitter: PEN International 

Bunları da Sevebilirsiniz

İstanbul Bienali, sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüne olan inancıyla iyi bir komşu başlıklı 15. İstanbul Bienali’ni Google Arts & Culture işbirliğiyle çevrimiçi olarak izleyicilerle buluşturuyor. Elmgreen & Dragset ikilisinin küratörlüğünde, 56 sanatçının ev, mahalle ve aidiyet kavramlarıyla ilişkilenen eserlerinin sergilendiği iyi bir komşu, küresel bir salgınla mücadele ettiğimiz bu günlerde ev kavramını bir barınak olmanın ötesinde ele alma …

Share

Engeller beni sana getirdi Sağım dinsiz solum hümanistti Saklanan Tanrı sobelendi Cehennemin en dibindeydi Üçüncü göze gelmiş olmalıyız Görüyorum sananlara bizi sormayınız Egoya tanıklık edince varlığımız Kötülüğü galaksiden kovacağız Tapınaklardan, ibadetlerden usandık Zihinsel orgazma zorlandık Son akşam yemeğine çağrılmadık Miraca yükselemeyecek kadar ağırdık Köklerimiz uzuyordu dünyevi dallara Yediğimiz hurmaların tadı damağımda Bir daha rastlarsam cennette Adama Teşekkür …

Share

Yazan: Bilim Kurgu Kulübü – Emre Bozkuş Edebiyatın ve hatta tüm sanatın içinde, kendine has bir doğal seçilim süreci vardır. Ve bilindiği üzere doğal seçilim, üstün bireyin zayıf olanı elemine etmesi ilkesine dayanır. Nasıl ki bireyin ait bulunduğu ortam ve barındırdığı şartlara adaptasyonu ne denli yüksek olursa yaşam kondisyonu o denli başarılı oluyorsa, bireyin ürettiği meta da aynı koşullara tabidir. Homo Neanderthal’den Sapiens’e geçen süreç gibi, edebi yaratımda …

Share
Önceki / Previous Hasret Gültekin Hollanda Konseri (1989)
Sonraki / Next Bartu Ben: Bartu & Terapist - "Ne İstiyorsunuz?"