Mesut Öksüz


TÜRKÇE

Mesut Öksüz, 34 yaşında, Gaziantep’te yaşıyor.

 

“Yaşadığım yer büyükşehirlere göre daha sakin. Geleneklerini göreneklerini koruyor. Trene yetişemediğinde hayatı bitmiş gibi davranmıyor insanlar. Akrabalık ilişkileri çok güzel, dayanışma kavramını elle tutabiliyorsunuz, gözle görebiliyorsunuz. Kan bağı fikirsel uyumla destekleniyor burada, bence bu önemli.

Bizim buralarda canın sıkkın olduğunda çat kapı sohbet etmeye gideceğin bir sürü insan oluyor. Çünkü ilişkiler çıkarsız. Mesela bir örnek vereyim: Kardeşim beş ay hastanede yatmıştı. Çok kötü bir dönemdi. Eğer hakikaten çevrenin o muazzam dayanışması olmasa hepimiz kahrolurduk. Mesela inanmayacaksın her gün bir aile hem öğlenleri hem akşamları beş ay boyunca yemek yapıp getiriyordu, düşünebiliyor musun? Bu müthiş bir şey, özellikle de bu yüzyılda. Bir misafir gelse mesela düşmanın bile olsa evde ne var ne yoksa önüne koymak bir gereklilik sayılır burada.”

“Çok büyük beklentilerim yok. Mutlu olmak için gerekenler listesi falan da hazırlamıyorum. Bir şeyler ortaya çıkardığımda, ürettiğimde mutlu oluyorum mesela. Bakıyorum insanlar mutsuz, topu sürekli yöneticilere atıyorlar. Tamam çok haklılar, yozlaşmanın sebebi onlar, haklı olarak eleştiriyoruz. Eleştirmek zaten olması gereken, aksi düşünülemez bile. Ama biraz da dönüp toplumumuza bakalım. Bu insanlar bizim içimizden çıkıp o kürsünün başına geçmediler mi? Uzaydan gelmedi ya bu insanlar, bizler seçtik. Bizim içimizden çıktı. Bu yüzden sorunun kaynağına bakalım.

Toplumun da kendine dönüp bakması, bir silkelenmesi lazım. Toplum olarak ağzımızdan bal akıyor, güzel sözler eksik olmuyor ama bunların içlerini doldurmamız lazım. Söz ile uygulama arasında uçurum olmasın.”

“Büyük bir değişim var. Rekabet söz konusu olduğunda insanlar gerçekten acımasız olabiliyor. Bizler küçük şeylerle mutlu olmayı bilen insanlardık. Hayretle izliyorum. Eskiden birbirimize entelektüel katkılar sunardık, birbirimizi biz büyütürdük. Şimdi her şeyi sakınır olduk. Menfaatler merkeze yerleşti. Kalkıp ilkokul çocuklarına bile nasıl birinci, ikinci, üçüncü olunur, yalnızca bunu öğretiyoruz. Doğal olarak bu yavrucaklar da birbirilerini yalnızca rakip olarak görüyorlar.

Paylaşım desen yok. Bir on yıl sonra bu insanlar aynı düşünce ve karakterle ömrünü devam ettirecek. Birilerini ezme, öteleme, kenara itme ve kendisini sürekli ön plana atma… Yarışı kazandıklarında bir bakacaklar ki etraflarında kimse yok.

Böyle eğitilen bir nesilden sorumluluk beklemek adil mi ki? Zaten bu gençlerimize bakarsak onlar da mutlu değil, hepsinde bir bunalım havası var.

Bizler aynı dairede olmayı becerebilen insanlardık ne oldu bilmiyorum, yine yapabiliriz, yeter ki eğitimi doğru verelim.

Öğretmeye önce değerlerden başlayalım. Bence okullarda değer kavramının ne olduğunun öğretilmesi gerekiyor çünkü bakıyorum değerlerin hiçbir anlamı kalmadı. Özgürlüğü çok farklı anlıyoruz. Kadın haklarını çok farklı anlıyoruz. Demokrasiyi çok farklı anlıyoruz. Bütün o değer kavramlarının insanlarda yeniden tanımlanması gerekiyor.”

Gaziantep Resim Kaynak

ENGLISH

Mesut Öksüz, 34 years old, lives in Gaziantep.

 

“My hometown runs slower and calmer than big cities. It sustains the traditions and customs. People don’t act as if their lives are ruined when they miss a train. family relations and dynamics are enjoyable, you can really feel the unity, it’s almost solid. Blood relation is supported by idealistic harmony, I think this is important. When you are feeling down, there are mant people other than family which you can visit unannounced. This is because the relationships are unsparing. For example: My brother stayed at the hospital for five months. It was a rough time for us. We would have collapsed if our friends hadn’t been there for us all the time. You wouldn’t believe; a family cooked and brought pots of food to us, for lunch and dinner throughout these five months; unbelievable. This is amazing, especially in this century. If you had a guest, even if they are your enemies, it is a duty to share your food with hospitality.”

“I don’t have many expectations. And I don’t prepare a to-do list to be happy. I am happy when I create something, accomplish something. I look around, People are unhappy, they blame the government for everything. Okay, they are right, they are the reason for the corruption around us, of course we blame them for many things. We have to criticize, the opposite is unthinkable. But for a moment, let’s face the society. Didn’t we choose these people and put them there? They didn’t come from space for sure, we were the ones who chose them.

So we should search the source of this problem. The society should shake and come to it’s senses, face our image in the mirror for once. We keep saying good words and speak sweetly but they are empty underneath, we have to support these words so the gap between our words and reality doesn’t swallow us.”

“There is a great change. When it comes to rivalry, people can get very cruel. We were people who got happy with small things. I watch with astonishment.  We used to support each other and share a common intellectual ground. We used to grow together. Now, we forsaken everything from each other. Personal interests surpassed us. We began to impose kids with the idea of competition and how to be the first, the second or thirds in anything. So kiddos began to see each other as opponents.

Ten years from now, these people will continue living this way. Oppressing each other, pushing and wedging their way towards being the first, the one and only. When they get to win this competition, they won’t find a soul to celebrate with.

Is it fair to expect responsibility from a generation that is educated this way? When we look at youngsters, they aren’t happy either.

They all seem so depressed. We were people who used to share the same circle. We can do it again, as long as we give a fair education. We should starting teaching our values before anything. I think the concept of what is valuable should be taught in schools, because they are diminishing each day. We came to understand freedom differently. Women rights differently. Democracy differently. All of these values should be reset and defined once again to reach a common ground.”

Gaziantep Photo Credit

 

Önceki / Previous Why Should We Read Tolstoy's War And Peace
Sonraki / Next Anahtar ve Tüccar / The Key &The Merchant