Yardımseverler Kulübü / The Helpful Kids Club


TÜRKÇE

Bir gün küçük yardımseverler kasabada dolaşırken yaralı bir köpeğe rastladılar.
Ayşe:
-“Ay! Yaralanmış, haydi yardım edelim,” demiş.
İdil:
-“Yakınımızdaki veterinere götürelim,” demiş. Herkesin onayı ile köpeği veterinere götürmüşler.
Veteriner köpeği tedavi etmiş, ilaçlarını vermis, veterinerden çıkmışlar.
Ahmet:
-“Köpeğin adı Fıstık olsun!” demiş. Kabul etmişler ve köpeği Fıstık diye çağırmaya başlamışlar. Kısa sürede
olay tüm kasabaya yayılmış. Yardıma ihtiaçları olanlar onlara giderlermiş. Onlar da yardım ederlermiş.
Bundan sonra herkese yardım edeceklerine dair söz vermişler.

ENGLISH

One day helpful kids were wandering around the town. They ran across a wounded dog.
Ayşe said:
-“Oh! He is hurt, lets help him,”
İdil said:
-“There is a vet nearby, we should take him there.” Everybody agreed and they took him to the vet. The
vet cured the dog and gave all his medicine. They left the vet.
Ahmet said:
-“We should name him Fıstık!” Everybody cheered and began calling him Fıstık. Not long after, the whole
town heard Fıstık’s story. People who needed help, found them. And they helped all of them. After that
day they promised to help everyone.

Bunları da Sevebilirsiniz

“Erkekler, kadınlar nehre iner hep beraber çıplak yıkanırlar. Birbirinden kaçmazlar. Bununla beraber asla zina etmezler. Aralarından zina eden birini, kim olursa olsun, dört kazık çakıp kollarından ve bacaklarından bu kazıklara bağlarlar. Balta ile onu baştan ayağa ikiye bölerler. Kadın için de aynı cezayı verirler. Bundan sonra zina eden kadın ve erkeğin parçalarından her birini bir …

Share

Hep ağlarken görüyorum yüzümü Kırık o aynada iki yıldır Beş kalmış yedi yıl uğursuzluğuna Yıkadım yüzümü gene Yirmi kere yaparım en az ayda En olmadı on beş defa Tuzlu suyu bastın mi al yanağa Eskitme olur antika Ah tanrım başka gün duysaydın sesimi Nefesime değmeyecekti sonumun soluğu Genç kadınım yüzümün eti döküm döküm Yakışmıyor ahu gözlerine bahşedilen hüzün …

Share

İş dünyasında kadınların emekleri ve bedenleri üzerinde kurulan tahakküm ayrımcılığın en sinsisidir. Sağa sola racon kesen mahalle çetelerinin yerini şirketlerde görülmez bağlar üzerine inşa edilmiş “abilik müesseseleri” almıştır. Bu müesseseye girmek için erkek olmanız yeterlidir. Becerikli, zeki ya da çalışkan olmanıza gerek yoktur, hatta belki olmasanız daha bile iyidir. Abilik müessesesi sizi taşır, dışlamaz. Erkekler …

Share
Önceki / Previous Ağustos Böceği ve Karınca - öykü ve çizim çalışması
Sonraki / Next Why Should We Read Tolstoy's War And Peace