PEN merkezleri her ay genç yazarlarımızı dünyaya tanıtıyor.Nisan ayı yazıları için sıra PEN Güney Afrika Merkezi’nde…

İlkyaz olarak sitemizin “Yazılar” bölümünde her ay üç genç kalemi tanıştıracağız sizlerle. Bu eserleri İngilizce’nin yanısıra her ay dünyanın farklı yerinde konumlanan bir PEN merkezi o ülkenin diline çevirip üyelerine ve ülkelerine tanıtacak. Bu sayede, edebiyatımız uluslararası alanda yeni okurlar kazanırken, yazarlarımız da dünya edebiyatçılarından oluşan global bir iletişim ağı ile tanışmış olacak.

Aralık ayında bu işbirliğine Norveç PEN merkezi öncülük etmişti. Ocak ayı için aynı rolü PEN Almanya merkezi üstlendi, Şubat’ta işbirliğimiz Belçika/Flemen PEN ile devam etti. Mart ayı için PEN Fransız Merkezi ile çalıştık, Nisan ayı yazıları için aynı rolü PEN Güney Afrika üstlendi ve bir ay boyunca okurlarına ve üyelerine genç yazarlarımızı tanıtacak. PEN Güney Afrika Merkezinin değerli üyelerine ve yönetim kadrosuna titiz çalışmaları için çok teşekkür ediyoruz.

Yazarlarımızın biyografileri ve yazıları ile birlikte sergilendiği siteye ulaşmak için buraya tıklayın.

Yazıların iki dilde sitemizde yayınladığı sayfalara aşağıdan ulaşabilirsiniz:

Sizin Tırnaklarınıza Karşı Bizim… / Your Fingernails Against Our…

Vardı Ya / Once Upon A Shift

Bizim rahmetli, karıcığımın rahminden kayıverip düştü / Our dead and gone, slipped and fell right off my dear wife’s womb.

İlgili sosyal medya paylaşımları için:

Facebook: PEN South Africa

PEN International

TwitterPEN South Africa

 

 

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı logo6.png

Bunları da Sevebilirsiniz

Yazar Aylin Asar üzerinde 07 Kasım 2019 “Unutmuş değil; hatırlanacak bir şey yok…” Bilge Karasu, postmodern Türk yazınında belki de hiç görülmemiş biçimde kırılma noktası yaratan en önemli isimlerinden biridir. Karasu’yu yazın içinde bu denli önemli kılan temel unsur, bir yazar olarak “felsefe”, “psikoloji” ve “sosyoloji”yi edebiyatla harmanlamayı başarmış olmasıdır. Yazar bireyin iç dünyasını, korku, şiddet, tutku, …

Share

Duvara dönüp yaşayamayacağımı bilirsin Süreyya Mağaradan elbet çıkacağım Bakir ormanlara karışacak ıslığım Soluğum yağmurla bir olacak Tepelere ve denizlere soluyacağım Buklelerin, en sert lodostan çok sarsar beni Gözlerin pusulamı bozar Sen çölde bir vaha mısın Süreyya Sesin ipekten bir parşömen Hangi elçiye güvenilir Süreyya Hangi makam hak edebilir seni Devlet abartılmış bir şirket midir Yoksa …

Share

Kızmamam gerektiğini anladım zamanla. Ne kurda ne kuşa ne dosta. Ne de yüzünde yas ile aynada dikilmekte olana. Dünya değişti, Ve bizim artık üç tekerlekli bisikletlerimiz yok. Dünya değişti, Ve hastalanınca alına konulan mendiller artık yok. Telaş etmiyorum. Oldukça sakinim. Sadece soluklanmak için hiç vaktim olmadı. Sanki herkes zırhlanmış ama benim sırtımda yünden bir battaniye …

Share
Önceki / Previous Aprıl's Wrıtıngs Are Lıve!
Sonraki / Next April: İlkyaz partners with PEN South Africa Centre To Promote Young Wrıters