Ayhan Erkmen


TÜRKÇE

Ayhan Erkmen, Öykü Anlatıcısı, Kars’ta yaşıyor.

“Karslıyım ve Karsta yaşıyorum, yayınlanmış 2 kitabım var birisi 2003 yılında aramızdan ayrılan Av. Abdurrahman Alaca abimizin 1960’lardan beri yazdığı şiirlerinin de olduğu biyografi çalışması idi, 2005 yılında yayınlamıştık. Diğeri de benim yazdığım şiirlerimin yer aldığı  ‘Şev Û Deng’ yani gece ve ses şiir kitabımdı. Şu an daha çok öykü ile uğraşıyorum.

Bu öyküleri bir yandan basıma hazırlıyorum, bir yandan da, malum insanlar artık okumaktan çok kısaca dinlemek istiyorlar, YouTube da ‘Ayhan Erkmen’ ismi ile bir kanal da açtık.”

 

Çocukluğumun ilk yıllarında elektrik yoktu. ‘Köy odası kültürü’ ile yetişen şanslı kuşaklardanım; Aile/köy büyüklerinin odası misafirsiz olmazdı. Ve sohbetlerini her zaman keyifle dinlerdim. Tarihi meseleler, öyküler, masallar anlatılırdı. Burada mayalandım desem yeridir. Ve tabi ki radyo: Erivan’dan yayın yapan Erivan radyosunun Kürtçe servisi günde yarım saat yayını ile dinleyenleri kendisine aşkla bağlıyordu. İbadet eder gibi huşu içinde dinlerdik radyoyu.1957 yılından beri yayında olan bu radyo müthiş zengin bir bellek oluşturdu ben de. Ve TRT radyosunun Cuma günleri sabah saat 7 de yayınladığı radyo tiyatroları; her Cuma onları dinlemeden okula gitmezdim. Aldıklarımla ben de çocukluğumdan beri öykü anlatır oldum.’Çîrokbêj im’  masal anlatıcısıyım yani. Masalların ruhu tedavi ettiğine inanıyorum.”

Bende buna benzer yüze yakın öykü var. Hepsi yaşanmış hepsi bu coğrafyanın yaşanmışlıkları; aşk, acı, mertlik öyküleri, bunun yanında taşın, kuşun atın yani doğanın öyküleri…

en büyük düşüm, diyar diyar, şehir şehir, köy köy dolaşıp öykü/masal anlatmak. Yeter ki insanlar masal dinlemek istesin, ben canla başla toplumsal hafızamız olan masalları onlara anlatmaya her zaman hazırım. Bunun için sanaldaki hesaplarımdan mesaj atmaları kafi  başım gözüm üstüne biner giderim, heybemdekini ikram ederim.”

ENGLISH

Ayhan Erkmen, Storyteller, lives in Kars.

I live in Kars and have 2 published books. One of them is a biographical study on our dear, attorney Abdurrahman Alaca whom we lost, including his poems from 1960’s. My other book is of my poems, called “Şev Û Deng” which translates to night and sound. Nowadays Iam working on short stories.

I prepare these stories for publishing and at the same time share them on my YouTube channel since people nowadays prefer listening rather than simply reading.

When I was a child, there was no electricity. I am a part of the lucky generation who experienced the “village room culture”.  Family/village elders’ rooms were always full of guests. I always listened to their chats with great joy. History, stories, myths were told between these walls. I could say, the roots to who I am today date way back then. And of course the radio; Erivan Radio which aired  in Kurdish for half an hour each day. We waited for these hours eagerly and listened to the radio as if it was a sacred ritual. This radio which is active since 1957, effected me greatly. Alongside there was TRT Radio which aired radio plays every Friday morning at 7; I would refuse to go to school before listening to these sessions. So I became a storyteller, a “Çîrokbêj”. I believe stories can heal every wounded soul.  

I have many stories like this one. All of them are true experiences; love, pain, glory, failure and above all of nature…

My gretest desire is to travel city by city, village by village and town by town, and tell stories. As long as people are eager to listen, I am ready to tell stories, which also serve as our commıunal memories, with great joy.”

 

Bunları da Sevebilirsiniz

NEFİSE, 13 YAŞINDA, ORTAOKUL SONA GİDİYOR.    “Yani benim için hayat bazen zor oluyo. Şu konuda: Çünkü benim hazırlandığım bir sınav var. Sınav heyecanı benim böyle bütün vücudumu sarıyo gibi, üstüme bi sıcaklık geliyo gibi hissediyorum ve çok panik oluyorum. LGS’den bahsediyorum, 8. sınıftayım. Çok heyecanlanıyorum, ne bileyim bazen bildiğimi bile unutuyorum. Çünkü yani bizim öğretmenlerimiz bize hep der ki, bu sizin hayatınızın sınavı ve buna hazırlanmak sizin sorumluluğunuz. Bazıları …

0 12
Share

Ejderhaların püskürttüğü ateşle yaşamayı öğrenecek senin çiçeklerin, derin karanlık ormanlarda büyümeyi öğrenecekler yanmayı, üşümeyi güneş olmasa dahi yaşamayı öğrenecekler, öğrenecekler senin çiçeklerin. Tufanlara yaprak dökmemeyi yoruldukça canlanmayı köklerine yerleştirdiğin küçük balerinin sırtındaki alevle sulanmayı öğrenecekler, piyano notası kadar zarif ve etkileyici olmayı öğrenecekler kalabalıklara yalnız kalmanın huzurnu öğretecekler, öğrenecekler senin çiçeklerin. Mavilikten eser olmayınca karanlıktan …

0 380
Share

O harlı ateşte koyun koyuna yatan zavallılar, Patiskayı geçmeden alevde öylece kalakaldılar. Ve hangi gök gürültüsünün ardından; Saatsiz çalan hırsızlar gibi Yağmurdan ıslanarak kaçan sanıklar. Saat 18.16 suları bana seni hatırlattılar. Kızgın ve yürekli bir dev gibi savaştım! Karşımda işte fakat korkmam duysun ordular! Sus diyorsun, Bir çift göze konuşuyorsan da sus! Hatırla diyorum açık …

0 34
Share
Önceki / Previous Ma Thıda
Sonraki / Next Ruhların Adresi / The Address of Spırıts