İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz.

Ağustos ayından seçilen yazarları ve yazılarından alıntıları aşağıda bulabilirsiniz!

Seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden birinin o ülkenin diline çevirmesini ve okurları ve üyeleri arasında tanıtmasını da amaçlıyoruz.

Aralık ayında bu işbirliğine Norveç PEN merkezi öncülük etmişti. Ocak ayı için aynı rolü PEN Almanya merkezi üstlendi, Şubat’ta işbirliğimiz Belçika/Flemen PEN ile devam etti. Mart ayı yazıları için aynı rolü PEN Fransız Merkezi üstlendi ve bir ay boyunca okurlarına ve üyelerine genç yazarlarımızı Fransızca’da tanıttı. Nisan ayı yazılarını tanıtma görevi ise PEN Güney Afrika’daydı. Mayıs ayında yazarlarımızı İskoçya’da, İskoç PEN ile tanıtıldı. Haziran ayı yazarlarımızın yazıları ise Katalan PEN merkezinin tatil olması ve ağır siyasi gelişmelerden süregelen yoğunluğu sebebiyle Katalunya’da Ekim ayında yayımlandı. Temmuz yazılarımız ve yazarlarımızın sınır ötesi seslerini yükseltmek için ortaklığımız PEN Moskova Merkezi ile yapıldı, bu ay ise partnerimiz PEN Kanada

Yani yazarlarımız önümüzdeki ay boyunca Kanada’da, merkezin etki alanında tanıtılıyor olacak. İlkyaz’ın ve aylık yazarlarımızın tanıtıldığı ilgili sayfaya  buradan ulaşabilirsiniz. Bu vesiliyle PEN Kanada’ya minnetlerimizi sunuyoruz.

İlkyaz’a Yeni Eklenti “Kalemdaş” Önümüzdeki Ay İçinde Açılıyor!

İlkyaz olarak bildiğiniz üzere platformumuzda her ay çeviri ve honourarium desteğiyle üç ana esere yer verebiliyoruz. Kuşkusuz bunda çeviri yükünün de payı var. Yapılan değerlendirmeler ve oylamalar sonucunda ilk üç içerisinde yer bulamamış olsa da, yayımlanmıyor olmasına tahammül edemediğimiz, bunun hem yazara hem de okura haksızlık olduğunu düşündüğümüz, aklımıza ve gönlümüze kazınan iyi ve nitelikli eserler için de özgül bir alan açmayı ihtiyaç gördük. Kalem arkadaşlarımızın değerlendirme dışı kalmış ama okurla buluşmayı sonuna dek hak eden çalışmalarını çevirisiz olarak yayımlayacağımız bu müstesna köşeye “Kalemdaş” ismini verdik ve bu bölümü her ay altı yazarla sınırlandırdık. Önümüzdeki ay içinde yayımlanacak bu kısım sayesinde okurlarımızı daha çok genç yazarla tanıştırma emelimizi genişletmiş olacağız.

Aynı zamanda  İlkyaz olarak bir süredir hazırlık sürecinde olduğumuz , “Edebiyat +” son aşamalarında ve önümüzdeki ay yayıma hazırlanıyor. Girişime ilişkin Türkiye’li ve yabancı sanatçılara çağrımız sürüyor!

Henüz okuma şansı bulamadıysanız Temmuz ayı yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Temmuz ayı içinden seçilen yazarlarımızın eserlerini ise aşağıdaki uzantılardan okuyabilirsiniz.

“15-“ kısmında elimize ulaştıkça yenilenen henüz 15 yaşın altındaki yazarlarımızı, “İnsan Portreleri’  bölümünde gittikçe genişleyen etrafımızdan hikâyeler arşivine, “İlkyaz’ılarında”  usta yazarımız Sait Faik’in öğrenciyken kaleme aldığı ilk kısa öyküsüne ve Türkiye’nin önde gelen yazarlarından Mine Söğüt’ün genç yazarlar için paylaştığı okuma önerilerine göz atmayı unutmayın!

Sürekli yenilenen blog paylaşımlarımızı, müzik listemizi ve yeni katkıları websitemizin anasayfasından takip edebilirsiniz. 

S.Emre Özcan – Yitmiş Şairler Ağıtı / Requiem for Vanished Poets

“biz yaşamayı kendimize dert edinmiştik
usanmadan yaz kış demeden kazdık
sırf o masalımsı hazineyi bulabilmek için

o hazineyi bulabilmek için belki
bulsak ne iyi olurdu değil mi o hazineyi
şarkılar besteleyip şarkılar söyledik
yetmedi yeni şehirler bulup yeni şehirler eskittik
ne eksikti bir türlü bulamadık
her ev yeni bir yangın küllerce gece
sevişmeden biz olamadık ağlayamadan biz
kadın erkek demeden yalnızlığa
çocuklar gibi sarıldık çocuklar gibi biz
ne ektiysek onu biçemedik git gide silindik”

Yazar Hakkında: 29 Mart 1992 tarihinde Adana’da doğdu. Üç yaşından üniversiteye kadar Balıkesir’de yaşadı, İstanbulluoğlu Anadolu Öğretmen Lisesi’ni bitirdi. 2010 yılında MSGSÜ Felsefe bölümünü kazanarak İstanbul’a geldi. Bölümünü üçüncü olarak ve Onur Belgesi alarak bitirdi. Mezun olduktan sonra aynı üniversitede Sanat Tarihi bölümü Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat anabilim dalında yüksek lisansa kabul edildi.
İlk yazısı Aydınlık gazetesinin kitap ekinde çıktı. PDR 3.0 – Psikolojik Rehberlik ve Danışmanlık Dergisi’nde denemelerine, kitap tanıtım yazılarına ve öykülerine yer verildi. Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi’nin Ocak-Şubat 2018 tarihli sayısında “Proust İle Okumanın Sınırlarına Giriş” başlıklı yazısı; Mart-Nisan 2018 tarihli sayısında “Kalansız”, Mart-Nisan 2019 tarihli sayısında “kaybetmeye…” başlıklı şiirleri yayımlandı.
Lirik Dergi’nin XXII. sayısında ressam Madam P’nin Rebillion isimli çalışmasından esinle yazılmış “İs/yan”, XXIII. sayısında “Işıksız Saatler”, XXVI. sayısında ise “Negatif” başlıklı şiirleri yer aldı.
2019 Nisan ayında Babylon Şiir Kenti’nde “kaybetmeye aşinaydı edilgenliğimiz” başlıklı şiiri; Şiirden Dergisi’nin Mart-Nisan 2019 tarihli sayısında ise “ölü zamanlar konçertosu” ve “yaşamak azap değildir bazen” başlıklı şiirleri yayımlandı. Hasan Bayrı Şiir Yarışması’nda “Kül” isimli şiiriyle mansiyon ödülü almış bulunmaktadır.
Yitmiş Şairler Ağıtı” başlıklı şiiri 2019 Mayıs ayında, Güncel Sanat Dergisi’nin düzenlediği Kaygusuz Abdal Şiir Yarışması’nda “Alanya Kale” ödülüne layık görülmüştür.

Tuğba Zengin – Aynadan / Off The Mırror

Güzel de kokabilirdim biliyorsun bunu.
Yanına gelmeden Biraz hanımeli koyabilirdim cebime.
Hoyratça, alelacele.
Daha mı çok aşk olurdu o zaman?
Meşke yolu daha mı çabuk varırdı?
Ya da
Yol ayrımına rastlamaz mıydık hiç
Cebimdeki bir deste ölü zarafetle?

Yazar Hakkında: Merhabalar, ben Tuğba ZENGİN. 21 haziran 1997 Kırşehir doğumluyum. İlköğretim ve lise eğitimimi Kırşehir’de tamamladıktan sonra İstanbul’da İstanbul Gelişim Üniversitesi burslu öğrenci kontenjanı kapsamında Elektrik elektronik mühendisliği okumaya başladım. Hâlihazırda 4.sınıf üniversite öğrencisiyim. İlkokul 5.sınıftan beri şiir ve öykü yazıyorum.Çoğu edebiyatsever gibi şiirlerimi paylaşmaya ortaokulda okul dergileriyle başladım. Hala mümkün oldukça, ulaşabildiğim kadar çok insana ulaşmaya çalışıyor ve dergilere yazıyorum. Minyatür bir yaratıcı olarak minyatür dünyalarıma denk gelen herkese sevgiler dilerim.

Abdullah Öztürk – Kondüktör / The Conductor

Neyse ki bu seferki bekleyişim uzun sürmedi. Ötede tehlike sezmiş bir atın huysuzlanıp kişnemesi gibi durdu tren. Kapılar açılınca, daha demin raylara vuran demir tekerlerin takırtılarından başka ses duyulmayan trenin içine, istasyon kalabalığının gürültüsü doldu. Trenin içindeki uyku mahmuru gözler açılıp nereye geldiklerine baktılar. Sonra da tren, bir uyku mahmurunun uykusundan uyanıp yeniden uykuya daldığı an kadar durduğu küçük istasyondan hareket edip, bozkırın karanlığına gömüldü. Küçük istasyonsa, görülüp görülmediği meçhul bir düş gibi arkada kalmıştı.

Yazar hakkında: 1986 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğdu. 2010 yılında Erciyes Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Kimi sosyal yardım projelerinin tanıtım filmlerinde senaryo yazarlığı ve yönetmenlik yaptı. Tiyatro oyunları amatör ve profesyonel topluluklar tarafından sahnelendi. Öyküleri dergilerde yayımlanıp okuma tiyatrosu olarak seslendirildi. Halen mühendis olarak çalışmaya ve Ankara Üniversitesi DTCF Dramatik Yazarlık bölümünde eğitimine devam etmekte.

Önceki / Previous August's Wrıtıngs Are Lıve!
Sonraki / Next Palto 1 ve 2