Susuzum / Thırsty



TÜRKÇE

Yağmurlu bir adine gecesindeyim .
Yüreğime takılıyor gözlerin .
Gökyüzünü izliyor , yıldızlara seni anlatıyorum .
Ay ışığına benzetiyorum gülüşünü
Öylesine ulaşılmaz , bir o kadar da güzel .
Ulaşamadıkça sana ,
Değmedikçe ellerime ellerin
Yanıyor hayalinle bu sensiz yüreğim .
Afitap gibisin . Ey canan !
Bir yüzün vekkad diğeri fetret
Kalsan ışık saçsan sıcaklığın yakar beni
Gitsen dondurursun bu mahic kalbimi
Kaybolmuş , çaresiz bir ada parçası halim .
Dört bir yanım su , dört bir yanım sen
Susuzum her yanım suyla kaplıyken
Sana bir ada parçası gibi boğulsam da susuzum .
Kurak bir çölde sensiz kalbim .
Ne dersin bir gün kana kana içer miyim seni ?

ENGLISH

In a rainy Adine evening

Your eyes fastened around my heart

I’m watching the sky, telling the stars of you

Comparing your smile to the moonlight

Just as out of reach, just as beautiful

The more I fail to reach you,

The more my hands grow short of your touch,

This hushed heart of mine burns with your dream

You’re like an aphytal. Oh belowed!

A side of your face alight, the other interregnum

If you stay, scattering light, your warmth would set me ablaze

If you left, you’d freeze over this pure heart of mine

Surrounded by water on all four sides, you an all four sides

I’m thirsty, surrounded all around by water

I’m thirsty even if I were to drown as a piece of island

My heart without you is in a deserts drought

What do you say, would I someday quench my thirst with you?

Translated by Ege Dündar

Bunları da Sevebilirsiniz

Değerli yazar ve müzisyen Zülfü Livaneli’ye ulaştık. Gençler için bir okuma listesi hazırladı. İyi okumalar!  “Edebiyat bir usta-çırak ilişkisidir ve iyi yazabilmek için mutlaka ustaları okumak gerekir. Hiç kimse kendiliğinden yeni bir şey yaratamaz. Geleceğe açılan kapılar gelenekten geçer.  Genç bir yazar hem dünyanın hem de kendi dilinin başyaptılarını bilmeli ama onları taklit etmeden, hatta onlara …

Share

Solda, Sait Faik Abasıyanık. (Bu görsel Sait Faik Müzesi’nin arşivinden alınmıştır.) Kasım 1906’da dünyaya gözlerini açmış ünlü hikayecimiz Sait Faik Abasıyanık. Yazmaya her ne kadar şiir ile başlamış olsa da asıl ününü ilk öyküsüne borçlu, kısa ve hüzünlü bir öykü bu, adı İpekli Mendil. Henüz tazecik gençken lise sıralarını doldurduğu Bursa Erkek Lisesi’nde, edebiyat öğretmeninin verdiği ödev üzerine yazdığı bu öykünün onun yazın yaşamının ilk ve önemli bir basamağı olacağını o …

Share

Türkiye’de koku duyusu hakkında literatürün yaratıcısı Vedat Ozan, onun önderliğiyle koku hakkında Türkçe kaynaklar çoğaldı diyebiliriz. Koku deyip geçmemek lazım, limbik sisteme ve dolayısıyla hafızamıza kestirmeden bağlı olan tek duyumuz. Kokulu malzeme ticaretinin kapitalizmin yolculuğunun ilk adımı olmasından, kokuya borçlu olduğumuz evrimimize kadar, hakkında en az düşündüğümüz duyu olmasına rağmen çok kapsayıcı ve büyüleyici.

Share
Önceki / Previous Khalil Gibran "On Marriage"
Sonraki / Next HALİL CİBRAN’DAN EVLİLİK ÜZERİNE