Susuzum / Thırsty



TÜRKÇE

Yağmurlu bir adine gecesindeyim .
Yüreğime takılıyor gözlerin .
Gökyüzünü izliyor , yıldızlara seni anlatıyorum .
Ay ışığına benzetiyorum gülüşünü
Öylesine ulaşılmaz , bir o kadar da güzel .
Ulaşamadıkça sana ,
Değmedikçe ellerime ellerin
Yanıyor hayalinle bu sensiz yüreğim .
Afitap gibisin . Ey canan !
Bir yüzün vekkad diğeri fetret
Kalsan ışık saçsan sıcaklığın yakar beni
Gitsen dondurursun bu mahic kalbimi
Kaybolmuş , çaresiz bir ada parçası halim .
Dört bir yanım su , dört bir yanım sen
Susuzum her yanım suyla kaplıyken
Sana bir ada parçası gibi boğulsam da susuzum .
Kurak bir çölde sensiz kalbim .
Ne dersin bir gün kana kana içer miyim seni ?

ENGLISH

In a rainy Adine evening

Your eyes fastened around my heart

I’m watching the sky, telling the stars of you

Comparing your smile to the moonlight

Just as out of reach, just as beautiful

The more I fail to reach you,

The more my hands grow short of your touch,

This hushed heart of mine burns with your dream

You’re like an aphytal. Oh belowed!

A side of your face alight, the other interregnum

If you stay, scattering light, your warmth would set me ablaze

If you left, you’d freeze over this pure heart of mine

Surrounded by water on all four sides, you an all four sides

I’m thirsty, surrounded all around by water

I’m thirsty even if I were to drown as a piece of island

My heart without you is in a deserts drought

What do you say, would I someday quench my thirst with you?

Translated by Ege Dündar

Bunları da Sevebilirsiniz

by Ella Frances Sanders Did you know that the Japanese have a word to express the way sunlight filters through the leaves of trees? Or, that there’s a Swedish word that means a traveller’s particular sense of anticipation before a trip? From the author of The Illustrated Book of Sayings and Eating the Sun, comes Lost in Translation: An Illustrated …

Share

Siyah kelebekler çeşmesi adın Hayatın yirmi dört saat ya da benim Uzakdoğudan arkadaşın var Elleri uzun,gözleri nemli, tutturulmuş gibi Kederli rıhtım yağmurları gözleri senli Musonlarından getirdiği Hüzünlerden elemli Sen korkansın, ikircikli akşamlarda Hayatı yaşamadan Onu kaybetmekten olacak belki Belki nisanlar anlamadığından Seni ya da beni ya da bizi Papatyalar taze tükendi Havalar eski zaman sarhoşu …

Share
Önceki / Previous Khalil Gibran "On Marriage"
Sonraki / Next HALİL CİBRAN’DAN EVLİLİK ÜZERİNE