TÜRKÇE

Efe Tunçel, 34 yaşında, İşletme ve Fotoğrafçılık mezunu, NouvArt’ın kurucusu

Aslında her zaman kaliteli ve yaratıcı bir reklamcı olma hayalim vardı, zaten bu sektörde iş hayatına başladım; ancak iş hayatının belli kalıpları ve sistemin işleyiş şekli yüzünden bu hayalimi tam olarak gerçekleştiremedim. Bunun için de, kafamdaki fikirlerle örtüşen bir alan bulmam gerektiğini anladım, reklamcılık anlayışımı birebir yansıtacak bir alan aynı zamanda. Ve çıktığım yolculukta kendimi bir anda sanatın içinde buluverdim. Sonrası da zaten NouvArt’ın (www.nouvart.net ) oluşum ve kurulma süreci…2013’te gerçekleşti bu.

Hayal kurmak, beni yaşama bağlayan en önemli şeylerden biri. Çocukluğumda herkes film izlerken, ben reklam aralarını beklerdim, o reklamları izleyip, tek tek yorumlardım kendimce… Ayrıca strateji, menajerlik ve araştırma tarzında oyunlar oynamakla geçerdi günlerim. Toparlamak gerekirse; ta çocukluğunuzdan itibaren hayatın genel perspektifine dair istemsizce bir plan kurmaya başlıyorsunuz ve yaptığınız, başardığınız her şey, sizin kişiliğinizi şekillendiren bir unsur hâline geliyor. Bunda ailenin de payı var. Ben çalışmanın ve azmin önemine inanan mutlu bir aile ortamında doğdum.  Babam; İş hayatında yaratıcı, üretken ve gerektiğinde bu uğurda her türlü riski alabilen, gözü kara biriydi. İnsanlarla her zaman iyi iletişim kurabilen ve bizlere tutumlu olmayı öğreten bir annem ve bana bildiği her şeyi yansıtmaktan zevk alan bir ağabeyim vardı.

Yaşamın bir sonu olduğu gerçeğinden hareketle, onu sürekli evrilen –amansız- bir bayrak yarışına benzetebiliriz gibi geliyor bana… Çağımızın insanlık adına istediğimiz düzeye bir türlü ulaşamamasının en büyük nedeni, dinmek bilmeyen egolar ve hırslardan başkası değil bence. Bu yüzden gerek bireysel gerekse toplum odaklı, içinde kötülüğe yer olmayan bir hayat felsefesi edinmeliyiz kendimize.

Her zaman yaşamamızın bir amacı olduğuna inanmışımdır. Sonuçta herkesin bir geliş nedeni var bu dünyaya. Ayrıca, nerede doğduğumuzun ve nelerle dolduğumuzun da çok büyük bir önemi var bu bağlamda. Zamanla kendimizi tanıyıp toplum içinde serpildikçe, öğrendiklerinizi hangi alanda uygulayabileceğinizin farkına varmaya başlıyorsunuz. Benim ayma sürecim açıkçası sanat dallarının o muazzam bütünlüğünü görmek ve hissetmekle başladı. Bu konuda kendimi yılmadan ve sürekli motive etmeye çalışmam da benim için büyük bir artı oldu tabii.

Yaşadığımız dönem beni çokça heyecanlandıran bir dönem değil açıkçası. O yüzden de yaşamıma ekstradan heyecan katmak için çok çabalıyorum. Yeniliğe duyulan iştah bende tam anlamıyla bir katalizör etkisi yaratıyor ve heyecanın kendisini bünyemde vazgeçilmez bir ihtiyaç hâline dönüştürüyor. Yenilik, farklılığı yaratan da şey aynı zamanda. Hiç durmaması ve tükenmemesi gereken bir şey yenilik. Örneğin, insanların bozuk plak gibi hep aynı şeyleri tekrar edip durmaları, kendilerine ve etraflarına bir şey katmadan yerinde saymaları korkunç bir şey bence. Bunun hiçbir şeye faydası yok açıkçası; ne yaşamın kendisine ne de onun gelişimine.

Yaptığımız her şeyin bir nedeni olduğuna inanıyorum. İyi bir reklam şirketinde iyi bir konumda yer almak, benim açımdan çok kolay ve rahat bir güzergâh olabilirdi açıkçası. Ama bu, aynı zamanda amiyane tabiriyle kendimi sistemin klişe bir parçası olarak ucuza satmak anlamına da gelirdi. Ve en üzücü yanı da, yeteneklerin heba olup gitmesine neden olurdu… Paraya çok önem veren biri olmadım hiçbir zaman… Öte yandan, çalıştığım yerlerde çok sağlam tecrübeler edindiğimi ve her birinin de bana çok şey kattığını itiraf etmeliyim. Ancak zaman geçtikçe, bütün bunları kanalize edip değerlendirebileceğim bir sanat platformuna ihtiyaç duyduğumu anlamaya başladım.  Bu yolda emek ve zaman harcarken de, bir sanat ve yaşam portalı olarak “NouvArt”ı kurma fikri yavaş yavaş palazlanmaya başladı. Çok geçmeden de, NouvArt’ın hayallerimi daha görünür kılma yolunda son derece büyük bir adım olduğunun farkına vardım… Yanılmamıştım. Kurulduğu günden bu yana, geçen 6 yıl boyunca inanılmaz bir mesafe kat etti ve asla yerinde saymadı NouvArt. Nasıl mutlu olmayayım ki?

Açıkçası, bana göre ülke medyasının durumu içler acısı; yazılı ya da görsel olması da bir şey değiştirmiyor üstelik. Tarafsız olunmasını geçtim; adam kayırmak, çıkarcılık, ayrımcılık almış başını gidiyor. NouvArt çatısı altında bizler bu çarpıklığın son derece bilincinde bir oluşum olarak; bizle iletişime geçen her sanatçıya, her fikir emekçisine yardım etmeyi, destek olmayı ve sahip olduklarımızı sonuna kadar onlarla paylaşmayı bir görev addediyoruz ve bu durum var olduğumuz sürece asla değişmeyecek. Etrafımdaki hemen hiç kimse NouvArt’ı kurduğum zaman durumun ciddiyetinin farkında değildi ve zten bunun kalıcı olacağını düşünmüyordu. Onlara göre; bir hobi olmaktan, gelip geçici bir uğraş, hatta bir heves olmaktan öte bir şey değildi NouvArt…

ENGLISH

Efe Tunçel, 34 years old, Management and Photography graduate, founder of NouvArt

In fact I always had a dream of becoming a quality and creative advertiser, which is why I started working in this field; however due to certain boundaries of work life and the workings of the system I couldn’t exactly fulfil this dream of mine. Because of this I realised I needed to find an area that suited the ideas in my mind, also an area that reflected my understanding of advertising. In the journey I took I found myself within the art world all of a sudden. The rest is the establishment and initiation phase of NouvArt (www.nouvart.net) which happened in 2013.

To dream is one of the most significant things that ties me to life. As a child when everyone was watching films I would wait for the commercial breaks, watching those advertisements and would analyse them internally… My days would be spent with playing strategy, management and research games. To wrap it up; all the way from your childhood you start involuntarily making plans regarding the general perspective of life and what you do and everything you suceed in becomes a factor that shapes your personality. Family has a part to play in that. I was raised in a happy family environment with a firm belief in the importance 2 of work and ambition. My father was a creative and productive man in his work life that could take any sort of risks on this regard. He could always communicate well with people and aside from him I had a mother who thought us to be prudent, and a brother who enjoyed reflecting everything he knew to me.

Setting off from the fact that life has an end, it seems to me that we can liken it to a continuously changing- unflinching- relay race… The biggest reason that our age falls short of reaching the level that we desire for humanity is nothing more than unabated egos and ambitions. This is why we need to claim a philosophy of life that doesn’t harbour evil within it focused both for the individual and for society.

I always believed that there is a reason for our being alive. In the end everything serves a purpose of being on this world. Plus where we are born and what we are filled with carries a great importance on this regard. The more we recognise ourselves and disperse across society, you start realising what the best field is to apply what you have learnt. For me this process of enlightenment truly began with seeing and feeling the coherence of various branches of art. The fact that I relentlessly and continuously motivated myself was of course a big plus for me.

To be honest, the time we live in doesn’t really excite me. That is why I work extra hard to add some excitement into my life. The apetite for “newness” acts as an absolute catalyzer for me and turns the feeling of excitement to an indispensible need for my being. Newness, is what creates difference itself. It should never pause or end. For example, people tend to repeat everything they say or do without changing their point of view. This is no good for them or the society we live in. To be honest, it is no good for anything at all; not to life itself or it’s progress.

I believe we do everything with reason. To be working in a respectable position for a good advertising agency would be the easiest and most comfortable choice for me. But at the same time it would correspond to the cliche of being another wheel in this system we live in. And the saddest part is that it would mean letting talents diminish… I never truly cared a lot for money… In the other hand, I must confess, my work experiences have taught me a lot. But after some time, I felt the need to gather these in a creative platform. And through this thinking process, the idea of “NouvArt” as a life and art platform slowly gain importance and life. And soon after, I realised that “NouvArt” is an efficient way to plant my dreams and maket them visible… I was wright. It’s been 6 years since the first time NouvArt went live and it never paused and repeated itself or sezied to change and thrive. How can I not be happy?

To be honest, the status of local media is heartbreaking; both written and visual media. Im not even mentioning being unbiased; nepotizm, sordidness and discrimination is out of hand. As NouvArt we are very much aware of this distortion, we try to help and support every artist and laborer of thought in reaching their aims and find it a task to share our resources with them to the end. This is the only thing that will repeat itself in NouvArt family. When I formed NouvArt, most people around me did not realise the seriousness of the situation and did not think this would be a lasting endevour. For them; NouvArt was no more than a hobby, a transient occupation even simple enthusiasm…

 


Önceki / Previous Poet and UNHCR Goodwill Ambassador Emi Mahmoud Powerful Performance at Sziget Festival
Sonraki / Next Ay Tenli Kız / Gırl With Moon Skın*