Hâlâ senin adınla çağırırım mevsimi
Güneye meftun bir sevda
Büyür bulutlarda
Yalınayak ve şemsiyesiz
Gözlerinin daldığı yerde
Yaz yağmuru
Hâlâ senin adınla çağırırım
Önümde koca vadiyi
İzleyen meşe
Haftanın her çarşamba yalnızlığı
Bir yerlerde Dante Araf’ı
Bir yerlerde
Çoğalır sessizliğin
Gittikçe kendime benziyorum
Çocukluğunu ver bana
Öleceğim

Bunları da Sevebilirsiniz

                                                                   EKSİK BİR ŞEY Mİ VAR       Neden kendimize hiçbir şeyi yakıştıramıyoruz? Aslında bir tahminim var: Bilmiyoruz; iyi, gerçek,  doğru, güzel, ahlaki nedir ve neye, kime denir? Bilmememizin sebebini aslında olmamalarına bağlıyorum ben. Var olduğunu iddia edebileceğim tek bir şey var “EGO”. Çünkü bir şekilde kendimizi oyunun içinde bulduk ve ne yazık ki kuralları öğrenecek kadar da …

Share

Füruğ Ferruhzad yedi çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak 5 Ocak 1935’te Tahran’da dünyaya geldi. Babası kitaplara ve şiire düşkün, sert mizaçlı bir albaydı. Annesi ise, Füruğ’un sözleriyle “çocuksu ve masum; kötülük nedir bilmeyen” bir kadın. Füruğ henüz 16 yaşındayken, annesinin kuzeni ve kendisinden yaşça hayli büyük, sanat çevrelerinde belli bir üne sahip Perviz Şapur’a …

Share
Önceki / Previous Açık Mektup
Sonraki / Next Bir Adam