Edebiyat: BİNNAZ DENİZ YILDIZ: ÇIKMAZ SOKAK / BLİND ALLEY / БИННАЗ ДЕНИЗ ЙИЛДЫЗ

Birkaç düş…
Kısıldı kapana.
Namahrem çıkmazında.
Yorgi Amca yolun sonuna,
Meyhanelere bir şeyler iliştiriyor.
Kavisler otobüs altlarında ve bir kadın bir adam…
Yenmiş dut kurularını bahçelere ekiyor.
Nihayet bir kadın ve aynı adam…
Namahrem çıkmazında fiyakalı bir ıslıkla,
Saadetsiz ve öpüşsüz çağrışımlarla donatıyor,
Çatlamış heybelerini.
Bir su akıyor Yorgi Amca’nın tabakasından.
Aynı kadın şarkılar biriktiriyor.
Yine kendine dönen.
Hiçbir yazgı kıyaslanmıyor bir başkasıyla.
Seçimsiz soluklarda balık kokuları…
Deniz sarnıçlarından uzanıp Namahrem çıkmazı’nı dolduruyor.
“Günah mı sevmek?” diyor balkondan sarkan bir el.
“Peki ya sevişmek ?”diyor upuzun bir gölge.
Hüzün kahvemsi kutulardan boşalıp dışarı,
Kahvehanelerde atılıyor zar yerine.
Aklımı kaçırıyorum galiba, kaçıyor aklım.
Tutmalı onu Namahrem çıkmazı’nda.
Yoksa tümseğine bulaşacak Yorgi Amca’nın.
Sonra…
Birden Sonsuzluk kervanı  iniyor göz perdelerime.
Yaşlanıyorum, hızla.
Yumuşacık oluyor sakallarım.
Kolonyalar iri balçıkları biliyor.
Tütün sarısı her yan şimdi…
Yaşlanıyorum, ortağım toprağın karıncalar öbeği…
Yıllar geçmiş ,Yorgi Amca genç delikanlı .
Namahrem çıkmazı’nda çocuklar horoz şekeriyle…
Renk renk şemsiyeleriyle çocuklar…
Yağmur yağıyor meyhane önüne.
Kahvemsi kutunun içine sızıyor Namahrem çıkmazı.
Tanıyorum bu kadın bu adamı bu vakit.
Biri ben öbürü ebedi ruhum.
Yan yana diziliyoruz ben ruhum ve usum.
Ha bir de Yorgi Amca.
Deliriyor muyum, aklım nerede acaba?
Deniz vuruyor şakağıma biraz mezgit biraz kavun…
Istakozlar duvarlarda , yeşil bir elma doğurgan…
Sus payı verdim bu gece sana.
Namahrem çıkmazında…

Edebiyat +: Tasarımcı/Çizer Ksenia Gorshkova (İllüstrasyon, Rusya’da yayımlanan Discours dergisi adına, PEN Moskova işbirliği ile)

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Biz bozkır çocukları, denizde yüzerek değil toz toprakla oynayarak yaşadık çocukluğumuzu… Yeşile bakarak değil kızıl toprağa bakarak öğrendik hayal kurmayı… Manzaramızda yeşil veya mavi yoktu belki, ama biz hayallerde var etmiştik o renkleri, bu yüzdendir çoğu insanın, şehirlerimizi renksiz görüşü. Ama bizim bir o kadar vazgeçmeyişimiz, inatla sevmemiz, kimsenin görmediğini görmemizdendir. Çünkü biz bozkırlılar kurak …

Share

Düştük bu toprağa, gelir geçeriz Karun olsan, garip olsan ne fayda… Aynı birden gelir, bire göçeriz Bir kalp kıran kendin kırar, bilmez mi? Birlik olup meyve vermek gayemiz Kimi tohum, kimi gübre, kimi su… Ebedî aşktır en güzel meyvemiz Aşka varan ona varır, bilmez mi? Sanmayasın bu dünyayı kalıcı Sahte nimetlere kapılmayasın O cahiller sallasınlar …

Share

by Maria Popova “To be nobody-but-yourself — ın a world whıch ıs doing ıts best, nıght and day, to make you everybody else — means to fıght the hardest battle whıch any human beıng can fıght.” “No one can build you the bridge on which you, and only you, must cross the river of life,” wrote the …

Share
Önceki / Previous Sadık İkindi + Ksenıa Gorshkova (In collaboratıon wıth Dıscours Magazıne and PEN Moscow)
Sonraki / Next Binnaz Yıldız + Ksenıa Gorshkova (In collaboratıon wıth Dıscours Magazıne and PEN Moscow)