Kayıp gitmiyorsa kağıt cümlelerin altından,
Bulamıyorsan elini mürekkebe kuvvetle…
Asır gibi gelmiyorsa bir dakika beklemek,
Çevrelenmiyorsa etrafın tek bir suretle…
Mana bulmamışsa seyiren gözlerde bakışlar,
Biri kocamanken diğeri kayıpsa…
Sen bir saniye yokken kor gibiyse burada kışlar,
Dillendirmek şimdi belki hâlâ ayıpsa…
Hayallerde resmedilmeye başlanmışsa hele!
Ya biri anlar da biri verirse ele?
Saklanmak, saklamakla aynıysa…
Saklamak çoğu zaman göstermekti oysa.
Ter içinde kalıyorsa ten eksi beş derecede,
Kararmışsa gözün biten her satır her hecede,
Tümden kopmuşsa kaset, kurşun kalem ihtiyaçsa,
Şu yoksullukta gönül yalnız sana aç sana muhtaçsa…
Sarhoş etmeye yetmiyorsa kadehler boyu meyler,
Anlatılamamışsa henüz sana ağır aksak meyiller…
İsmini duyuyorsa gönül türlü ağızlardan, çirkin!
Düşecek gibiyse artık o ipin üstünden cambaz orta yerine sirkin,
Ve sen hâlâ diyorsan ki ‘’ Aklım başka şiirlerde! ‘’
Sevmek diyemem tüm bunlara; utanırım çünkü.
Lütfen daha fazla incitmesin beni bu gaip sevgin!
Senden gelir, sen kokar; tanırım çünkü.

Önceki / Previous Binnaz Yıldız + Ksenıa Gorshkova (In collaboratıon wıth Dıscours Magazıne and PEN Moscow)
Sonraki / Next Lahana Sarma Sanatı