Sev kardeşim!
Gör bak nelere gebe; bu sözüm.
Gökyüzünden yıldızları seyrettirir bu sözüm.
Ağla kardeşim!
Sen ağlayınca melekler şahit; arınacağız, arınacağız!
Bu bir soysuzluk yılıdır; alışmaya alışmak da dâhil,
Örneğin bir kıvılcımın sağlayacağı gayret; gör bak nelere gebe!
Çöp olmuş bir günü düşündüğünde çöp,
Kafanın içindeki gerçekleştiğinde gerçektir kardeşim.
Sev kardeşim!
Ziyadeyi etme ziyan,
Bir tenkit, bir istimlak başına buyruk;
İyi de olsa kötü de;
Gör bak nelere gebe!
Zamanı alıp kuşan,
Doğayı giy ayaklarına,
İnsan sevgisi olsun hobi,
Çiçekler, hayvanlar da olsun orada,
Gör bak nelere gebe!
Yağız atlıları koşmalı kır diplerinde,
Temaşa bir görüntü hayatın gözünde,
Fakirdik ama huzurluyduk de,
Fakir de değiliz belki, belki huzurlu da,
Ama sen bir de;
Gör bak nelere gebe!
Beyaz-siyah, kırmızı ölümlerini gördüm insanın; kandım,
Kandımsa beynimin içindeki yürekli fışkıran kandım,
Güneşin ışımasına saydım bir çocuğun gözyaşını;
Ölüm bir yaş olsun, bir günü bin yaşamak için sadece hissedelim;
Gör bak nelere gebe!
Ne çok tank ne çok tüfek bir âlemi eskitti,
Ne tanklarla ne tüfeklerle tükendi bir cihanın göz feri,
Artık dur demeli veyahut durdurmaya yetecek bir yürek;
Yok bunun sonu ölmeye can yetmedi mi?
Düş kırık,
Özlem son nefesinde,
Kara talihi buz altında,
Eritmeğe, onarmaya, yaşatmaya yeter ki olsun bir kıvılcım;
Gör bak nelere gebe!
Sev insanı, yaşamı ve yaşama hırsını kardeşim!
Gör bak nelere gebe; bu sözüm.
Gökyüzünden yıldızları seyrettirir bu sözüm; Ağla kardeşim!
Sen ağlayınca melekler şahit; arınacağız, arınacağız!

Bunları da Sevebilirsiniz

In this startling animation of Muriel Rukeyser’s “Poem (I lived in the first century of world wars),” two lives unfold in split screen, one during the tumultuous world events of 1968, the other 50 years later against a new landscape of uncertainty and ever-present digital technology. Created by Manual Cinema. Source: Poetry Foundation

Share
Önceki / Previous Nötr Nötr
Sonraki / Next Post-Modern Anlayış Üstüne