Bu karanlık sokakları ne zaman geçsem yalnız başıma
Çocukluğum gelir aklıma, yanarım çocukluğuma
Sonra yürüyecek olsam o zifir gecede inatla
Kafamı çarpacağım gelir boşluğun en sert duvarına
Bilirim ki annem seslenecektir en nihayetinde
Ve koşarım bu bilinçle, anneee anneee….
Bir yer arıyorum ruhumun karmaşasına çare
Eteklerinde kar suları çağıldayan bir dağ mesela
Enginlerin uğultusunu arındıran,kulaklarımdan.
Zirvelerin en zirvesine ha bire koşmalıyım
Koşmak ki çığırından çıkarmalı bacaklarımı
Yorgunluk denen yenilgi uğramamalı bedenime
Çakalların çığlıklarına nasıl karşılık vereyim
Çıplak ayaklarımın çiğnediği çiçekler ölürken
Uzak uzak bakarken beynimdeki cümbüşe
Nereden alayım beni ben yapan ilhamı
Ki ne zaman geçsem bu sokaklardan yalnız başıma
Bilirim seslenecektir annem…

Önceki / Previous İlkyaz Birinci Yılını Kutluyor! + Kasım Yazıları Yayında
Sonraki / Next Orta Çağ’da cadılığın gelişimi