TÜRKÇE

Aralanmış dudakların bir şarkıya,

Yalnızsın, sığınmışsın hüzünlü yankıya.
Geceleri nağmeler yaparmışsın Güneş’e,
Geceleri küsermişsin Ay’a.
Kim üzmüş seni berceste? Yüz tutmuşsun kırılmaya.
Seni bekleyen ayçiçekleri var, görmez misin?
Bahçende yağmuru bekleyen topraklar,
Senden mahrum kalan kelebekler var.
Herkese beyaz kabus,sana beyaz cennet dışarıda
Sana hasret susuz yapruz,onlara da mı küstün berceste?
Bir hüzün kokusu gelir,hislerim geçerken yanından.
Hapis olduğun gibi aklıma, adın gitmemiş ağzımdan.
Bu ne itidal, üzmez mi gökyüzünü kırgınlığın?
Gel artık gerek istical,ebedi mi bu uzaklığın?
Aklımdan çıkmaz berceste, başkasına dalgınlığın.
Temmuz gecelerini hatırlatır naif rüzgarının dokunuşu.
Gözümde kocaman mavi,dalgaların  kıyıya vuruşu.
Ağlatır beni, çok yıpratır adının okunuşu.
Tutulmuşum,yaran geçecekmiş gibi şarkıya.
Değer mi dersin senin için berceste, acıları bir bir sevmeye…
Seni hatırlatır, hüzün veren lietler.
Gözümde canlanır anılarımızdan kesitler.
Seni isteyen güllerin suçu bu kesikler.
Sen baharsın, yağmursun yakışır mı gitmeler?
Herkes seni özlemiş berceste,sensiz çok eksikler.
Hiç özlemez misin yazları, özlemez misin bizi?
Ellerim titrer yazarken satırları, hiç gelmemen garip bir sezi.
Hareket etmez dilin,beklemek mi tek bildiğin?
Bitecek mi bir gün bu zifiri?
Ne zaman gecemizde parlayacaksın berceste?
Nasıl da mürai acılar!
Nasıl da zor senden ayrılmaya techir.
Soğumuş kalbin, bakışın gibi.
Bozulur böylece gözlerine seyir,bozulur sevinç.
Nasıl da ağlamışsın öyle berceste, gözlerin mercan gibi.
Hüzünlü bir gitar tınısı geçer kulağımdan
Ve içimde kavaralı bir ikrar,yine sendeyim
Özledin mi bizi?Ayrılmışsın artık saltlıktan.
İşe yaradı mı uzun münacatlar?
Meşakkattı oysa tek kalıt senden berceste, hüzün gitti sevgi bitti.
Şimdi son kez bak gökyüzüne,ben gidiyorum uzaklara.
Ayrıl artık pencere kenarından,hasta olursun ardından.
Uyma sen gelir diye bekleyenlere, artık sadece kalbimiz yan yana.
Nefes al sonra, geçti de, çıkar bunları aklından.
Gitmek istemem berceste,ama mecburum kabul etmeye.

ENGLISH

Your lips are parted for a song,
You are alone, nestling in the somber echo.
At dusk, you write ballads to the sun,
At dusk you are cross with the moon.
Who hurt you berceste? You’re almost broken.

There are sunflowers waiting for you, can’t you see?
The soil awaiting rain in your garden,
Even butterflies long for you.
Your white heaven is a white nightmare to everyone else outside
Dry pennyroyals are craving you, are you cross with them too berceste?

A lugubrious scent comes on as my feelings pass you by.
I hold you captive in my mind, your name is stuck on my tongue.
Such composure, wouldn’t your heartbreak make the sky miserable?
Come now, however briefly, is this distance everlasting?
I can’t get off my mind berceste, your daydreams of another

The delicate touch of your wind resembles nights in July.
In my eyes the great blue waves licking the shore
The incantation of your name makes me weep, mauls me even.
I got caught up with the song, as if it was a remedy.
Do you think you’re worth it, berceste, falling for a palette of pain, one by one

Melancholic are the songs who remind of you
Segments of our memories appear before my eyes.
Roses are to blame for these cuts, who desire you.
You are spring and rain, does leaving befit you?
Everyone missed you here berceste, they’re undone without you near.

Don’t you ever long for the summers or miss us?
My hands tremble as I write these verses, the sensation of you never coming back.
Your tongue is tied, is waiting all you know?
Will this utter darkness someday end?
When will you shine on our night berceste?

The hypocrisy of pain!
Challenging ways of leaving you.
Your heart grew cold now, like your gaze.
So your view is distorted, distorted the joy.

How long have you been crying berceste, your eyes turned coral color.

A sombre guitar tune passes through my ear
And a honeycomb confession, I’m at you again
Do you miss us? You broke up from absoluteness
Have your prayers been answered?
Exertion was the only thing left of you berceste, sorrow gone, love over.

Now look at the sky one last time, I’m going far away.
Leave the windowsill now, you might catch a cold.
Don’t abide with the others who wait for arrival, now only our hearts stand side by side.
Breathe then, say it’s passed, clear your mind.
I don’t want to leave berceste, But I have to accept.

*In literature, it is the best and most easily remembered string, verse or couplet. It can also be
called the most beautiful and loved string, verse or couplet in a poem in general.

Translated by Irmak Ertaş

 

Önceki / Previous Julio Cortazar - Şiir ve Öykü Üzerine
Sonraki / Next Percy Bysshe Shelley - Ode To the Western Wınd