Barut heyecanıyla çarparken duygular
arkada dönen ışıklar mahcup kalır,
tiyatro kurgusu oturur üzerine
ve saplanır satır satır mısralar
gözlerin çukur oluverir sevgiye.

Kolaydır, yataklara gidip ağıt etmek
görünenle yanmak, övgünün esaretine
beyliği bandırıp satmak yeryüzünde
ve aniden nevresimlerin titrer yoksunluktan
gömleğin daima ütüsüzdür palton yanık kokar
içini çekmeye neşen kalmaz,
yüzünde ölüler dansa kalksa
portre tepkisizliği çöreklenir
tozlu ayna olur
ilgisiz kalmış muhabbet kuşlarına dönüp
keskin intiharlarla buluşursun.

Bağlamında cambazlıktır yaşamak
uçurumlarda kovalar seni iğne uçlu çekiçler,
varlığın yokluğuna sokulduğunda
közlere salınır attıkların
paragraf sonu bırakmaya evrenin yetmez
yeni imler açılır kusura şayan yapılarda,
sönen yıldızların ışığı köpek seslerinde birleşince
aydınlatır horozlar vakitsiz bir kahkahayla sefilleri
lağımlar selamcı, kediler şahin
Descartes dahi unvansız
kurgusal beklentilere.

Salt celalsiz köpürür ipek altında şehvet
kart doku çapraşır sonsuzun ete sığmadığında,
faizli sevginin yalnızlığı ağır
barut heyecanıyla çarparken duygular
barut heyecanıyla.

Bunları da Sevebilirsiniz

TUĞBA ESEN – AGOS ztugbaesen@gmail.com Haziran ayında Agos’ta yayımlanan bir söyleşiye ‘Az düşünüp çok üreten sanatçılar çağı’ başlığını atmıştık. SALT Araştırma ve Programlar Direktörü Vasıf Kortun’la, ‘Ofsayt ama Gol!’ başlıklı e-yayın üzerine yaptığımız söyleşiden çıkan bu tespit, o gün bugündür kafamızı kurcalıyor. Günümüz sanatçıları yapıtlarının üretim sürecine ağırlık verip, düşünceye ve tartışmaya ayırmaları gereken zamandan …

Share

Bir… İki… Üç… Saymak rahatlatmıyordu. Ama geciktiriyordu. Saydıkça on, yüz, bin olacaktı, ve bir noktada paydos zili çalacaktı. Tam karşımdaki, durmadan gözümü alan parlak ışığa bir küfür salladım ama sabahtan beri ustabaşının asansörde söyledikleri aklımdaydı ve ışıkla dikkatimi dağıtamazdım. “Bugün iki ton çıkartana, akşama içebileceği kadar bira!” “İçebileceği kadar mı?” “İçebileceği kadar!” Acaba paydosa ne …

Share

kuşlarla mesaiye başlamamın sebebi var o değil içimde bir şey büyüyor bunu da bilemedin sessizlik askıda duruyor giyindim oturuşunda olumsuz aktarım sigaran seni içiyor içimde bir şey büyüyor bu ironi trafik akışındaki espriyi gösteriyorum imlasız konuşacağız seninle arkamızda iz bırakmamak lazım boynundaki veballerden kolye yapıyorum yerleştiriyorum tarihin içine seni postmodern kalıyorsun gittin gitmen tarihsel bir yargı …

Share
Önceki / Previous December's Wrıtıngs Are Lıve!
Sonraki / Next SAVAŞ