şimdi bir şiir yazacağım su ısınmadan, kahve icat olmadan
ve mürekkep kurumadan. bir halı işlemeyi ne kadar isterdim…
bunun için bir şiir yazacağım. kırmızıyı morun altından geçireceğim,
kaç defa olduğunu hesap etmeden. ama her defasında hatırını
sayacağım, belki saçlarını anacağım, kaynayan suya modern
kahveler yaftalayacağım…

bu sırada bir adam uyanıp karısını öpecek gırtlağından
geç geceye bir iç geçirecek, belki onuncu çocuğunu sevecek.
usulca geçirecek pantolonu ayağına, sokağa düşecek. akşamdan
donma bir buz parçasına basacak ‘kıtırttt’…
şehirlerce uzakta bir adam senkronize fındık kıracak sağlam dişiyle,
aynı dişle son birasını açacak…

karşı evde bir dilber, hikayesini yazarken tam otuzuncu paragrafında
tıkanacak. ben aynı anda kendime bir not düşüyor olacağım:
‘aynı nehirde iki kere tıkanılmaz’ bunun doğruluğunu tartışmayı
Şu dilberin roman karakterlerine bırakacağım. İsfendiyar’ın âmâlığı da
gelecek bir ara aklına ama çabucak unutacak kendi
kendi kör hayvanını yaratacak…

sonra hepimiz uykudan azadelik isteyeceğiz, süte karşı
kahveyi savunacağız, tembelliğe karşı emeği…

Bunları da Sevebilirsiniz

Faydalı geçirdiğim bir günün ertesi sabahı aklımda ve bedenimde büyük rahatsızlıklarla güne başlarım. Önceki gün yendiğim ölüm arzum, katlanabildiğim bütün rutinler ve kaçındığım trajik felsefi çıkarımlar yeni günde tekrar enseme yapışır, ben ise kaderi yenmek istercesine katlanmaya çalışırım bütün bunlara, bir aptal olarak. Çocukluğumdan beri tek hayalim bir robot kadar katı bir iradeye sahip olabilmekti. …

Share

İlkyaz olarak her sayımızda öncelikle üç genç yazarı tanıtıyoruz. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşan bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Bunun yanısıra farklı köşelerle de gittikçe daha fazla genç yazara yer açıyoruz. Yeni sayımızın içeriğinden özetler aşağıda! Henüz okuma şansı bulamadıysanız bir önceki sayının yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. “İlkyaz’ılarında”   dünya …

Share

Bekliyorum harekeli saniyelerin, Bileklerimde kıvrılmasını. Dudaklarımda yeni bir aşkın amentüsü… Ve tüm yol kenarlarının kayıp girizgahları… Öteleniyor buruk sevinçlerimde. Portreler asıyorum kalyon boylarına. Renksiz ve mat… Mona Lisa gülüşünü izliyorum bir duvar kenarında. Tüm tılsımı çözülüyor sardunyaların. Titrek bir yaprak oluyorum, Basamakları tek tek çıkarken, Kendime düşen her patikada. Yok oluyor çocukluk anılarım. Yalpalaya yalpalaya …

Share
Önceki / Previous Yol
Sonraki / Next Zeynep Oral