Steve Cutts explores the destruction of the environment, climate change and species extinction from a different perspective 

Bunları da Sevebilirsiniz

Evin minik bir bahçesi vardı. Taşlardan örülmüş yaklaşık bir metre yüksekliğinde bir duvarla çevriliydi. Duvardan daha çok, evin etrafını çepeçevre sarmış bir taş yığınına benziyordu bu. Bahçe minik olmasına rağmen yan yana dikilmiş bir sürü meyve ağacı vardı, doğru düzgün su bile alamadıkları hâlde -görünürde çevremizde herhangi bir su kaynağı yoktu- dalları meyvelerle doluydu, öyle …

Share

Parlama batıdan doğacaksan Tersine güneş Nemesis bizi yiyecek Kaçın dünyalılar dünyadan Parlamaz doğunun açık avucu yoksa Doğrudan aç karanlık Bize mi kaldı renkler, istemeyiz Dilerseniz çağıralım siyahı Bu kadar aymaz olmamalı Sonsuz minnet kırmızı cüceye Varlığın renkli halinden memnun olmasak da Bilmek gerek Yokluğun ne karanlığı var Ne de rengi Yokluk Renksiz, tatsız, kokusuz, dokusuz …

Share
Önceki / Previous Yılmaz 'Pütün' Güney'in 18 Yaşında Kaleme Aldığı İlk Kısa Öyküsü: Üç Bilinmeyenli Eşitsizlik Sistemleri
Sonraki / Next Şen Kahkahalı Ölüm Sokağı / The Street of Death Wıth Jovıal Laughter