bir tabanca kabzası gibi iner enseme her gün
sert soğuk acılı temasıyla muteber yetimlik
mezar taşı yok diye resmiyet kazanamamış
gayri resmi acılar musallat eden ebeveynlik

serde yıkımını bekleyen çıplak bina sükûneti
kapısı penceresi yok fakat yumrukları kurulu
tad alma duyusu elinden alınmış bir gençlik
yapma çiçeklere su vermek her umut ediş

Bunları da Sevebilirsiniz

“When cynicism becomes the default language, playfulness and invention become impossible. Cynicism scours through a culture like bleach, wiping out millions of small, seedling ideas.”   Source: Brainpickings, Maria Popova “There is nothing quite so tragic as a young cynic, because it means the person has gone from knowing nothing to believing nothing,” Maya Angelou wrote …

Share

Arkadaşlarımla çılgınlar gibi koşturup doyasıya eğlendiğimiz pırıltılı günlerden biri daha. Karnımız tok, suyumuzu içmişiz, bakımımız yapılmış, ilgilenilmişiz, önemsenmişiz, sevilmişiz. Mutluyuz. O zor günler geride, çok gerilerde kalmış; fakat hatırlaması bile ne kadar acı verici. Bazen konu konuyu açıyor, o günlere geliyor. Üzerimize derin bir sessizlik çöküyor, konuşmak istemiyoruz. Yine de neler yaşandığını, neler yaşadığımızı bir …

Share

Koray Sarıdoğan Albert Camus’nün “Create Dangerously: The Power and Responsibility of the Artist” kitabından alınan pasaj Türkçeye ilk kez çeviriyle yayında. Doğu’daki bilge bir adam, tanrısına dua ettiğinde onu tuhaf zamanlardan kurtarması için yakarırmış. Bizler bilge olmadığımız için tanrılarımız bizi kurtarmadı ve bu yüzden tuhaf zamanlarda yaşıyoruz. Ne yaparsak yapalım çağımız onu görmezden gelmemize izin …

Share
Önceki / Previous En Büyük Çaresizliktir Sizin Bu Rutin Tavırlarınız
Sonraki / Next SİYAH KELEBEKLER ÇEŞMESİ