bir tabanca kabzası gibi iner enseme her gün
sert soğuk acılı temasıyla muteber yetimlik
mezar taşı yok diye resmiyet kazanamamış
gayri resmi acılar musallat eden ebeveynlik

serde yıkımını bekleyen çıplak bina sükûneti
kapısı penceresi yok fakat yumrukları kurulu
tad alma duyusu elinden alınmış bir gençlik
yapma çiçeklere su vermek her umut ediş

Bunları da Sevebilirsiniz

TUĞBA ESEN – AGOS ztugbaesen@gmail.com Haziran ayında Agos’ta yayımlanan bir söyleşiye ‘Az düşünüp çok üreten sanatçılar çağı’ başlığını atmıştık. SALT Araştırma ve Programlar Direktörü Vasıf Kortun’la, ‘Ofsayt ama Gol!’ başlıklı e-yayın üzerine yaptığımız söyleşiden çıkan bu tespit, o gün bugündür kafamızı kurcalıyor. Günümüz sanatçıları yapıtlarının üretim sürecine ağırlık verip, düşünceye ve tartışmaya ayırmaları gereken zamandan …

Share

Bir ormanda yürüdüğünüzü hayal edin. Sanırım; sağlam gövdeleri ve güzel taçları ile, biz ormancıların meşçere olarak adlandırdığı bir ağaç topluluğunu düşünüyorsunuz. Evet, ağaçlar ormanların temelidir fakat bir orman, gördüğünüzden çok daha fazlasıdır ve bugün, ormanlara bakış açınızı değiştirmek istiyorum. Biliyorsunuz, yerin altında başka bir dünya var; ağaçları birbirine bağlayan ve iletişim kurmalarını sağlayan ve ormanın, tek bir organizmaymış gibi davranmasını sağlayan sonsuz biyolojik patikaların dünyası. Bu …

Share

Yazan: Bilim Kurgu Kulübü – Emre Bozkuş Edebiyatın ve hatta tüm sanatın içinde, kendine has bir doğal seçilim süreci vardır. Ve bilindiği üzere doğal seçilim, üstün bireyin zayıf olanı elemine etmesi ilkesine dayanır. Nasıl ki bireyin ait bulunduğu ortam ve barındırdığı şartlara adaptasyonu ne denli yüksek olursa yaşam kondisyonu o denli başarılı oluyorsa, bireyin ürettiği meta da aynı koşullara tabidir. Homo Neanderthal’den Sapiens’e geçen süreç gibi, edebi yaratımda …

Share
Önceki / Previous En Büyük Çaresizliktir Sizin Bu Rutin Tavırlarınız
Sonraki / Next SİYAH KELEBEKLER ÇEŞMESİ