Şubat ayı için değerli yazar Pelin Buzluk’a ulaştık. Gençler için bir okuma listesi hazırladı. İyi okumalar! 

1. Edip Cansever / Tragedyalar

“Hikayesi, güçlü atmosferi, karakterleri ve imge yoğun diliyle Cansever’in ‘Tragedyalar’ı her türün okuruna, her türün yazarına müthiş bir düş dünyası açıyor.”

 2. Onat Kutlar/ İshak

“‘İshak’ta Onat Kutlar sözcüklerle nasıl sahne kurulur, sorusuna çok güzel cevaplar veriyor. Sinematografik bir gözün düzyazıda nasıl işlediğini görüyoruz, öykünün güzel örneklerini okuyoruz.”

3. Dino Buzzati / Tanrı’yı Gören Köpek

“Buzzati romancı olarak bilinse de aynı zamanda çok iyi bir öykücü. Gerçek ile gerçeküstünün sınırını belirsizleştiren, ironiyi ustaca kullanan öyküleri var.”

4. Susan Sontag ile söyleşi / Bilincin Kapısını Aralamak

“Sontag, imgeye, kurguya, fotoğrafa, hastalığa, acıya… yaklaşımı ve yeniden yorumları ile çok kuvvetli etkiler doğuran bir düşünür. Bu uzun söyleşi hem Sontag’la tanışmak için iyi bir fırsat hem de bütün bu başlıkların gündeliğe nasıl sirayet ettiğini görmek için bir fırsat.”

5. Yaşar Kemal / Alemdağ’da Var Bir Yılan

“‘Alemdağ’da Var Bir Yılan’ Sait Faik öykücülüğünün gerçeküstünün alanına girdiği, okurlar ve edebiyat çevrelerince talep edilen ve sevilenden öte kendi yazmak istediğine daha çok yaklaştığı öykülerden oluşuyor. Öykü okuru ve yazarı olmak yolunda es geçilemeyecek, tekrar tekrar okunacak bir kitap.”

Bunları da Sevebilirsiniz

K24’ten alınmadır. 25 Ekim 2018’de Columbia Üniversitesi’nde “Edward W. Said Anma Konuşması’nı yapan Hisham Matar’ın konuşma metni, Yasemin Çongar tarafından yazarın özel izniyle Türkçeye çevrilmiştir. Hisham Matar – Misafirler / The Guests Bazı rüyalar hafızadan silinirken diğerleri niçin kalıcı oluyor, üstelik sadece hafızada bütün canlılıklarıyla korunmakla kalmayıp tarifsiz birtakım vesilelerle niçin hatırımıza geliveriyorlar emin değilim. …

Share

Bir… İki… Üç… Saymak rahatlatmıyordu. Ama geciktiriyordu. Saydıkça on, yüz, bin olacaktı, ve bir noktada paydos zili çalacaktı. Tam karşımdaki, durmadan gözümü alan parlak ışığa bir küfür salladım ama sabahtan beri ustabaşının asansörde söyledikleri aklımdaydı ve ışıkla dikkatimi dağıtamazdım. “Bugün iki ton çıkartana, akşama içebileceği kadar bira!” “İçebileceği kadar mı?” “İçebileceği kadar!” Acaba paydosa ne …

Share

As İlkyaz, we work to introduce three young writers every month  We translate these works, which are be made up of a short stories or poems, into English and endeavour to introduce them to readers outside of Turkey. February’s works are now live and can be found below. We also aim for a PEN Centre …

Share
Önceki / Previous Boşluğun Gözleri / The Eyes of Emptıness
Sonraki / Next Pelin Buzluk