Mart ayı için değerli yazar Aslı Tohumcu’ya ulaştık. Gençler için bir okuma listesi hazırladı. İyi okumalar! 

1. Sevgi Soysal/ Yenişehir’de bir Öğle Vakti

Yenişehir'de Bir Öğle Vakti | İletişim Yayınları | Okumak ...

“Çok boyutlu bir toplumsal kesiti bütün acılığı ve çıplaklığıyla, içerden anlatmayı
başarabildiği, birbirinden kopuk görünen bütün o başka başka ve gerçekçi
karakterlerinin hayatlarının aslında nasıl da aynı resmin birer parçası olduğunu ortaya
serdiği, kurgu ve üslup konusundaki erişilmez ustalığı, asla eskimediği ve
eskimeyeceği için.”

 2. Suat Derviş/ İstanbul’un Bir Gecesi 

“Yine Sevgi Soysal gibi (elbette ki Soysal’dan hayli önce) toplumun birbirinden çok
başka ve çeşitli kesimlerinden insanların İstanbul’da bir gecelerini, insanların
ikiyüzlülüğünü, çıkmazlarının onları sürüklediği aslında önlenebilir felaketleri,
yalnızlıkları, toplumun kaymak tabakasının “aşağıdakiler”i “sözde alakala”rını
gösterirken bile görmezden gelerek onları yoksulluğa, kayba sürükleyerek nasıl da
çürüdüklerini, İstanbul’u da bir roman kişisine dönüştürerek anlatmayı başardığı için”

3. Cahide Birgül / Gölgeler Çekildiğinde

“Çekirdek aileyi ele alış şekli, insan ruhunu o müthiş kavrayışı ve kavrayışını
aktarmadaki gerçekçi ustalığı, bunu yaparken kurduğu ruhsal gerilimi görmek için”

4. George Saunders / İkna Ulusu

“İnsanoğlunu bekleyen karanlık, korkutucu geleceğin sınıfsal, ahlaki ve teknolojik
yönlerini ortaya sermesi, okuyanı silkeleyip kendine gelmesini, düzenin tekerine
çomak sokmaya teşvik etmesi bakımından…”

5. J. G. Ballard / Yakın Geleceğin Mitosları

“J. G. Ballard’ın karantina günlerinde benim gözümde ayrı bir anlam kazanan,
hakkında ne desem güdük kalacak öyküleri…”

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Ankara: İyi kalpli üvey ana* 20’li yıllarda yayınlanan bir dergiden aldığım görselden de takip edilebileceği gibi, sağda görülen, frapan kıyafetli, açık tenli, Batılı bir çehreye sahip İstanbul iğdiş edici, eril iktidarı sarsacak ve edilginleştirici ama aynı zamanda cezbedici bir femme fatal figürü olarak tasvir ediliyordu. Ankara ise Anadolu’yu temsilen mazbut görünümlü, geleneksel bir kıyafet içinde, …

Share

Bu kaçıncı hicran saymadım bile Nicedir yatmadım tebessüm ile Ne geceyi günden ayırabildim Ne canımı tenden ayırabildim “Nerden bu ızdırap, bu keder?” deme! Geçmişin gölgesi çöktü üstüme. Bir ağaç, bir masa; her şey bir anı… Dostunu geçtiği yollardan tanı. Bir gece yarısı, sohbetin dibi… Gündüzün derdinden sıyrılır gibi… Gelecek kaygısı, az biraz para… Mutlu bir …

Share

dolaştım, yedi kıta bir dünya.. gördüm iklimlerini saydım adım adım iki insan arası uzaklığı -bir gözden diğerine birkaç bin kilometre hüzün kilometrekare yüz(ün)ölçümü- ihtiyarlığıma büyüyüp çocukluğuma düştüm düşe-kalka yürüdüm koştum düşe-kalka yedi kıta bir çocuğu düşümde gördüm.. kömür karası, mısır püskülü, kir tutmuş beyaz buğday tanesi rengi insanlar gördüm gördüm tenin rengini, rengin renge verdiği …

Share
Önceki / Previous Aslı Tohumcu
Sonraki / Next Benim Şarkım / My Song