kalbin sadece balık çizebilen bir çocuk gibi nurhayat

bir defaya mahsus ben de senin için çıkarım samsun’a

sen yüzünü düşürünce

küpeler ve halhallar kenara itilecek belli

çünki iki dakka yanımda olmasan

her yere sönük balonlar bırakasım geliyor

-şu güğümü de hangi sobanın üstüne bırakacağımı tutturamam-

yüzündeki şipşirin kavkıları söküp durdukça 

bütün derimi ön dişlerimle soyup dolmuşların

[yeni meşhur olmuş Şaban posteri gibi]

arka camına yapıştırmamak için

ha bire bastıbacak teleğimi tırnaklıyorum 

Benden hazreti ömer asla olmaz nurhayat 

öldüğümü ya da kırıldığımı hiçbir çoban elleşmez

veya ülkecek bayrak yarılamayız apansız çılgınca içlenirsem

tek seferlik büyük düello hakkımı çocukken bir celfinle heba ettim

ve babamın dolaptaki sig sauer’i de olmasa 

çok cesur biri sayılmam

yani olur da cirmim kadar yeri yakarsan

en fazla iç tutup bijuteri dükkânlarını söve saya kundaklarım

şarkın biterse söyle

bir çukur gene eklerim câni mezarlığına

 

acı patlıcanı kuşlar didikliyor nurhayat

durunca soluyan ciğer yürüyünce şişer de

bu cıvık batağa kılığımı fırlatınca nerde hâlik

sen yoksan nere dursam tersime düşüyor varılacak yer

 

iki teşekkür belgem de senin olsun.

 

(2013)

Bunları da Sevebilirsiniz

İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Ağustos ayından seçilen yazarları ve yazılarından alıntıları aşağıda bulabilirsiniz! Seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden birinin o ülkenin diline …

Share

Belki oradayım. Düşüncelerimin paralellendiği puslu ve gittikçe aydınlanan bir ortamda. Bir şarkı söylüyorum, ezgilerinde ciğerlerimdeki katranı sunarcasına ve bir ahenk içinde, bir coşku ve bir hayaletin hafifliği ile… Sanki oradayım. Cebimdeki bozuklukları boks eldiveni ile almaya çalıştığım bir yerde. Şapkamın altından üzgün köpek mamalarını elime alıp duygularımın paramparça olduğu bir anda sitemsizce ağlıyorum. Orada! Mesanemin …

Share

Edebiyat: İmgesu Ünal – Sedat’ın Simitleri Hayatın Neresinde? / Where do Sedat’s Sımıts Stand ın Lıfe?/ Где в жизни место для симитов Седата? Sabah ezanıyla bir güne daha uyandı. Geceden uykusunu alamamış olacak, aynı anda binlerce defa uyandı. Lanet ederek. Müezzin, sesinin en yüksek tınısıyla bir güne daha şükrediyordu. Sedat şükretmiyordu. Kabahati durmadan yüzüne vurulan …

Share
Önceki / Previous Decameron
Sonraki / Next Modern Bir Serseri