Senin göğsünde yeşerir bir iris çiçeği
Umudun kadar yeşil,
Vedaların kadar yarım…
Kuru teselliler arasında sakladığın huzur
Karanlığın ortasında gün ışığına kavuşturur
Ilık bir yaz mevsiminde,
Senin ellerinde açar; umut çiçeği
Yaraların kadar derin,
Düşlerin kadar berrak…
Mağrurluğu dinmiş yorulmalarının
Gökyüzüne savurursun koyu hatıralarını,
Üzerinde bir garip bahar telaşı

Bunları da Sevebilirsiniz

Akan kan er ya da geç kanatlarına açılır. Ne kibirli bir yelken bu, ne de korkak tayfası var! Köstekli kamaralarından kum sızar, fenerinin fermuarını kapa. Buhar çıkmayan kafa buhranlanmış sayılmaz. Düştüğüm en karanlık girdaptan sesleniyorum: Bütün noktaları topla ve dök satırlara. Kalemin ucu kesilsin ama sen kelleni kaptırma. Tül perdelerle tüflü dağlarımı örttüler. Yine aynı …

Share

Benim yangın merdivenim şiir yazmak ve okumak. Bazen sigara içmeye çıkarım yangın merdiveninin ruhuna tezat olarak. Bazen, ya yangın çıkarsa diye o korkuya sarılmak.   Karanlık bir sokaktır, ışığı fazla yoktur, az yokuştur şiir yazmak . Az daha aydınlıktır, pileli bir etek, vatkalı bir ceket, köstekli bir saattir şiir okumak. 25 yaşımdan 3 parmak kalındır kar tabakası. Mevcudiyetimizden 3 arşın geri. …

Share

Bu kaçıncı hicran saymadım bile Nicedir yatmadım tebessüm ile Ne geceyi günden ayırabildim Ne canımı tenden ayırabildim “Nerden bu ızdırap, bu keder?” deme! Geçmişin gölgesi çöktü üstüme. Bir ağaç, bir masa; her şey bir anı… Dostunu geçtiği yollardan tanı. Bir gece yarısı, sohbetin dibi… Gündüzün derdinden sıyrılır gibi… Gelecek kaygısı, az biraz para… Mutlu bir …

Share
Önceki / Previous Araf / Purgatory
Sonraki / Next MADEMOISELE ÉCUREUIL CİNAYETİ