İnsan olarak gelmeseydi güvercin olarak gelirdi dünyaya
Gökyüzünde sürüklenen bulutları izliyorum gözlerinden
Bir kafiye giydireceğim bir mısrada durup kalsa
Yapraklardan evvel sarardığım bol rüzgarlı bir eylülden
hayat boşuna akıp gidiyor yüzüme bakmadığında
Onu sevmeye yetişemiyorum eksik kalıyor mutlaka
Daima birkaç çocuk başı kokusu sızıyor ellerinden
İlk görüşte anlamıştım gülüşündeki kıvılcımdan yanacağımı
Ansızın durup güldüğünde bana bir yıldırım çarpıyor
Sayfalar dolusu yalnızlık çizer dişlerini örtünce dudakları
Altını çizdiğim tüm mısralar değerinde susuyor
Virajı dönemeyeceğim diye korkuyorum bir gece yarısı
Öfkeye bırakacağı belliydi yerini bu hasretlik ağrısı
Ellerim ona uzanamayınca iyi ki yağmur yağıyor
O boynu bükülen bir papatyadır yağmurlarla beraber
Dudakları daima sıcak parmak uçları şubat soğuğu
Yüzüme dokunduğunda içimden bir parça ağlamak geçer
Akrebi yelkovandan hızlı yamalı bir zaman korkusu
Bir cigarayı yakıp, içip, söndürüp bana sarılırsa eğer
İçinde fırtınalar kopsa da sadece seviyorum der
Ben şiire tutunuyorum onun bilmiyorum neye tutunduğunu
Kavuşmak da yetmiyor nasıl büyük bir hasretlikse
Ayrılıkları bölüşsek de dinmiyor sancısı bir türlü
Konuşmak da yetmiyor sussak daha iyi belki de
İçimdeki karanlığa bir kibrit çakmış gibi apaydın yüzü
Bir köprü var aramızda onun gülüşünden benim yüreğime
İşte böyle sararıyoruz sonbahar uğultusuyla birlikte
Ha gülüşüyle süslenmiş yüzünü izliyorum ha gökyüzünü

Bunları da Sevebilirsiniz

Evet, fırtına dinecek, insanoğlu hayatta kalacak, çoğumuz hâlâ yaşıyor olacağız; ama çok farklı bir dünyada..   Kaynak: Financial Times Çeviri: Ömer Bozer** İnsanoğlu, belki de bizim kuşağın görmemiş olduğu bir kriz ile karşı karşıya. Önümüzdeki birkaç hafta boyunca, hükümetlerin ve halkın alacağı kararlar dünyanın geleceğini şekillendirecek. Bu şekillendirme, sadece sağlık sistemleri değil, ekonomi, politika ve kültür alanlarında …

Share

Yeni sayımız için değerli yazar Ahmet Ümit’e ulaştık. Kendisi de bizleri kırmayarak genç edebiyatçılar için sebepleriyle beraber bir okuma listesi hazırladı… 1. DOSTOYEVSKİ – KARAMAZOV KARDEŞLER “Çünkü, felsefe yoksa edebiyat da yoktur.”   2. KAFKA – DAVA “Çünkü, iyi edebiyat belirsizliğin üzerinde yükselir.” 3. JUAN RULFO – PEDRO PARAMO “Çünkü, düşlerimiz mutlaka edebiyatla iç içe geçmelidir.” …

Share

Dua Eden Eller’in tek renk olması (monokrom) sanatçının fazla renk kullanmadan, doğrudan Tanrı’ya yönelişin mistik atmosferini öne çıkarmak istemesidir. Albrecht Dürer 1455’te Almanya’nın Nürnberg kentinde dünyaya gelmiştir. Aynı adı taşıyan babası (Albrecht) yıllar önce Macaristan’dan buraya göç etmiştir. Söz konusu dönemde, Almanya’nın genelinde sosyo-ekonomik koşullar nedeniyle, ticaret yapmada ve mal üretmede ciddi sorunlar yaşamıştır. Dürer ailesi …

Share
Önceki / Previous Kül Umudu
Sonraki / Next Dünya Kuşlardan Sorulur