ellerimde küle hüküm çağ yangını
bir çiçeğin coğrafya kederiyle kanıyor
yapraklarımdan sızıyor söküldüğüm toprağın ahı

kaç yenilgi karası daha basacak bağrına
yüzümün atlasında kuruyan su yataklarını

sesimde baharsız kuş ötüşleri
sesim ki bir zaman doğunun esmer yüzünde
dağlara yankı, çocuklara ninni
direnç türküsü -kıvancını gözlerinde haykıran babalara

babalar, hep mi dam suretli akıntılara gebe
evlerde küf yangınlarda tüf kederi

çocuk sesine hasret sokaklar sessizliği bu
kaldırımlarda büyüttüğüm yağmur tohumu
düşecek yüzümüze elbet rengi gök kuşağı çizgileriyle
uçurtmalar açacak gökte, misketler çoğalacak
salıncaklar…

bileklerimde zamansız yenilgi izleri
bileklerim ki bir zaman kerpiç duvarlarda
umuda tohum, ağaçlarda meyveye doğmuş çiçek
bağrına taş yanaşmamış güzelliği annelerin

anneler, hep mi yılkı sürgünü bekleyişlere gebe
karanfil suskunluğu bahçeler yüzleri
eşiklere dökülmüş yapraklar kederi

Önceki / Previous Kutudaki Meçhul Kedi
Sonraki / Next Güvercin