küçük harfli insanlar ünlüyor soğukta,
sokakta, geçmezler türküsü yanıyor.
bir ses
ölü duman nezaretinde siniyor geceye,
eğiliyor uykuma. gidiyorum.
şeyhimin kıssasından geçmeye gidiyorum
musibetler takıp peşime
ben ve gece
bir devrim sabahına uyanır ülkede
-nasılsa uykusuzluk-
öyle yürüdük annemi.

XIV.
keşke yüzlü kızlar geceden geçiyor
yüzünü şafağa yaslıyor beyzadeler.
kan kızıl adımlarla uzuyor
korkudan kadın kesiliyor gece
ve şehirler ulanıyor ismime.
herkes kendi karanlığını taşıyor ışığa:
annem, çünkü, koynunda
hem amed
hem kudüs olan.

XIV.
annem,
en uzak elim saçlarımda
bir eşkiya adetine soyunur bedende
-nasılsa üşümek-
öyle yıkadım başımı.
*
bir besmele telaşında büyüyor muydu annem
hangi kanun çıkarsa çocuk kalır on dörtten?
devrimler alışır rastlarsa şehirlere
annem, çünkü, yolları
hem oyunla geçen
hem kanla geçilen.
*
bedew içindi gece
bense uykusuzluğumun adını
onun rüyaları koysun diye sarıldım kaleme.

Önceki / Previous Behçet Çelik
Sonraki / Next Yaratılış Masalı / A Tale Of Creation