küçük harfli insanlar ünlüyor soğukta,
sokakta, geçmezler türküsü yanıyor.
bir ses
ölü duman nezaretinde siniyor geceye,
eğiliyor uykuma. gidiyorum.
şeyhimin kıssasından geçmeye gidiyorum
musibetler takıp peşime
ben ve gece
bir devrim sabahına uyanır ülkede
-nasılsa uykusuzluk-
öyle yürüdük annemi.

XIV.
keşke yüzlü kızlar geceden geçiyor
yüzünü şafağa yaslıyor beyzadeler.
kan kızıl adımlarla uzuyor
korkudan kadın kesiliyor gece
ve şehirler ulanıyor ismime.
herkes kendi karanlığını taşıyor ışığa:
annem, çünkü, koynunda
hem amed
hem kudüs olan.

XIV.
annem,
en uzak elim saçlarımda
bir eşkiya adetine soyunur bedende
-nasılsa üşümek-
öyle yıkadım başımı.
*
bir besmele telaşında büyüyor muydu annem
hangi kanun çıkarsa çocuk kalır on dörtten?
devrimler alışır rastlarsa şehirlere
annem, çünkü, yolları
hem oyunla geçen
hem kanla geçilen.
*
bedew içindi gece
bense uykusuzluğumun adını
onun rüyaları koysun diye sarıldım kaleme.

Bunları da Sevebilirsiniz

Podcast #15: Önder Abay ile Arka Sokakların Öfkeli Gençleri Kayıt: 10/02/2019 Bu bölümümüzde Bavul dergisi genel yayın yönetmeni ve gazeteci Önder Abay’ı konuk ediyoruz. Arka mahallelerdeki öteki gençliğin hayatlarını anlamaya çalışıyor, onlarla neden daha fazla temas etmemiz gerektiğini konuşuyoruz. PODCAST LİNKİ İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ VEYA AŞAĞIDAN DİNLEYİNİZ…

Share

Visitors to the 1889 Exposition Universelle in Paris entered the fairgrounds under the shadow of the newly-built Eiffel Tower—a gleaming marvel of wrought iron lattice that stretched almost a thousand feet into the air. Once inside, they could gawk at a massive reconstruction of the Bastille or gasp as Annie Oakley demonstrated her legendary marksmanship …

Share
Önceki / Previous Behçet Çelik
Sonraki / Next Yaratılış Masalı / A Tale Of Creation