küçük harfli insanlar ünlüyor soğukta,
sokakta, geçmezler türküsü yanıyor.
bir ses
ölü duman nezaretinde siniyor geceye,
eğiliyor uykuma. gidiyorum.
şeyhimin kıssasından geçmeye gidiyorum
musibetler takıp peşime
ben ve gece
bir devrim sabahına uyanır ülkede
-nasılsa uykusuzluk-
öyle yürüdük annemi.

XIV.
keşke yüzlü kızlar geceden geçiyor
yüzünü şafağa yaslıyor beyzadeler.
kan kızıl adımlarla uzuyor
korkudan kadın kesiliyor gece
ve şehirler ulanıyor ismime.
herkes kendi karanlığını taşıyor ışığa:
annem, çünkü, koynunda
hem amed
hem kudüs olan.

XIV.
annem,
en uzak elim saçlarımda
bir eşkiya adetine soyunur bedende
-nasılsa üşümek-
öyle yıkadım başımı.
*
bir besmele telaşında büyüyor muydu annem
hangi kanun çıkarsa çocuk kalır on dörtten?
devrimler alışır rastlarsa şehirlere
annem, çünkü, yolları
hem oyunla geçen
hem kanla geçilen.
*
bedew içindi gece
bense uykusuzluğumun adını
onun rüyaları koysun diye sarıldım kaleme.

Bunları da Sevebilirsiniz

İlkyaz olarak her sayımızda öncelikle üç genç yazarı tanıtıyoruz. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşan bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Bunun yanısıra farklı köşelerle de gittikçe daha fazla genç yazara yer açıyoruz. Yeni sayımızın içeriğinden özetler aşağıda! Henüz okuma şansı bulamadıysanız bir önceki sayının yazılarına buradan ulaşabilirsiniz. Bu ay …

Share

Duymadınız Ben sizden çok susmuştum Diyemediğim cümleleri büyüttüm boğazımda Hepsi birer anı oldu şimdiye Diyemediğim, ancak keşkelerle diyebildiğim.   Nefreti, acıyı; sevinci, mutluluğu susmuşken Yine de bağırmakla suçladılar beni Neyse dedim Onlar ne bilir bir bedenin sayhasını yahut narasını Bilemezler dedim, bilemez, gittim. Sonra Konuştuğum kadın sustuğunda bana, anladım Meğer susmak daha çok incitirmiş sevgilim …

Share

Koskocaman zarif bir kentin keman çalışı Arşeyi gökkuşağına daldırıyor nazla Ve Notalar dans ediyor halkımın barışı, İsimli parça eserken caddelerden hazla Kaprisli dumanlardan yükseliyor harlı ateş Sevgi askerlerinin dans ettiği döşemeye Sımsıcak siperlerini seriyor çıplak güneş Bir külçe altın veriyor bir gülümsemeye Kıvranıyor perdeler işlemeleri sökülmüş Diş perisinin konduğu karanlık kervanında Vahalara sel basmış, tanrıdan …

Share
Önceki / Previous Behçet Çelik
Sonraki / Next Yaratılış Masalı / A Tale Of Creation