Sine


Kızmamam gerektiğini anladım zamanla.
Ne kurda ne kuşa ne dosta.
Ne de yüzünde yas ile aynada dikilmekte olana.
Dünya değişti,
Ve bizim artık üç tekerlekli bisikletlerimiz yok.
Dünya değişti,
Ve hastalanınca alına konulan mendiller artık yok.
Telaş etmiyorum.
Oldukça sakinim.
Sadece soluklanmak için hiç vaktim olmadı.
Sanki herkes zırhlanmış ama benim sırtımda yünden bir battaniye var.
Sanırım alışmam gerek ‘dostların’ arasında silahla dolaşmaya.
Kızmamam gerektiğini anladım zamanla.
Ne süte ne bala ne ekmek ufağına.
Ne de saat başı cebindeki bıçağı yoklayan ‘arkadaşıma’
Dünya değişti.
Ve ışığı kapatınca hızla koşmamıza gerek yok.
Dünya değişti.
Ve uf olan yerlerimizi üfleyenler artık yok.
Telaş etmiyorum.
Oldukça sakinim.
Sadece merak ediyorum, mermi dolu yastıklarda rahat uyuyorlar mı?
Çünkü ben yıllarca karanlıkta gölgemi aradım ve ayaklarımla suyu itmeye çalıştım.
Cennetle cehennem arasının ise birkaç günah olduğuna inandım.
Ama nasıl unuturum her daim elime batan kıymıkları?
Belki de bunu yara bandı çeker gibi yapmalı.

Bunları da Sevebilirsiniz

 1927’nin Ağustos sıcağında altı çocuklu bir ailenin beşinci çocuğu olarak dünyaya geldi ünlü şairimiz Turgut Uyar. Babası Hayri Bey, Ankara’nın ilk sokak levhalarını Latin harfleriyle büyük bir emekle yazan ünlü bir hattattır. Şairin, çocukluğundan beri epey duygusal ve naif bir karakteri varmış; ki çocukluğundan söz ederken naklettiği şu sözler bu yoğunluğu çok iyi aktarıyor bize: “Hüzünlü bir çocuktum. Nedense hep ağlamaya hazır. Ağabeyim bana sataştıkça annem, “Yapma …

Share

By Irina Dumitrescu MARCH 18, 2018 “LITERATURE,” WRITES AZAREEN Van der Vliet Oloomi, “is a nation without boundaries. It is infinite. There are no stations, no castes, no checkpoints.” This is the promise at the heart of her new novel Call Me Zebra, that the exile who lives through books can acquire a more liberated identity than …

Share
Önceki / Previous Duvarların Ardındaki Deniz
Sonraki / Next Doğu