TÜRKÇE

YOLCULUK

Adım Firdevs. Filistin’de annem ve babamla birlikte yaşıyorum. Aslında Fatma ve Ahmed adında iki kardeşim vardı ama onlar bir yıl önce uzun bir yolculuğa çıktılar. Biz, bir gün hep birlikte top oynuyorduk. Ancak toplumuz bahçe duvarının ardına kaçtı. Abim Ahmed topu almak için duvara tırmandı, ama uzun süre dönmeyince endişelendik. Ablam Fatma onu bulmak için duvara tırmandı ve öbür tarafa geçti. Birkaç dakika sonra çok büyük bir gürültü duyuldu. O andan sonra, bir daha ne abimi ne de ablamı görebildim. Annem onların bir yolculuğa çıktığını söyledi. İkisi de çok mutluymuş. Ama ben onları çok özledim.

Annem akşam yemeği için bir şeyler hazırladı. Biraz peynir, biraz da ekmek vardı sofrada. Yiyebildiğim kadar yedim ve kalktım sofradan. Ellerimi yıkayıp yatağıma yattım, hayal kurmaya başladım. En büyük hayalim abim ve ablam gibi yolculuğa çıkmak. Bizim köyde yolculuğa çıkan bir sürü kişi var: komşunun oğlu Hasan, halam, en iyi arkadaşım Elif, Esma ve daha bir sürü kişi… Bugünüm çok güzel geçti diye düşündüm birden. Bugün annem iki dilim peynir yememe izin verdi, Meryem teyze bana bezden örülmüş bir bebek hediye etti (bu benim ilk oyuncağım) ve en güzeli beş gecedir hiç patlama olmadı. Belki bu gece de patlama olmaz diye düşündüm içimden. Bu düşüncelerin verdiği huzurla uyuyakalmışım.

Güm… Bir ses çığlıklar, göğsümde bir acı… Annemin kucağındayım şimdi, her yerde kaçışan insanlar, oğlum nerede diye bağıran kadınlar ve çocuklarını enkaz altından çıkarmaya çalışan babalar var. En son gördüklerim bunlar oldu. Gözümü açtım, burası evimiz değil garip küçük beyaz bir çadırdayım. Annem başımda ağlıyor. Yüzü çizikler ve yanıklarla dolu, tanınmayacak halde. “Anne” dedim usulca, uyandığımı fark edince sildi gözyaşlarını. “Efendim kızım” dedi. “Neredeyiz, babam nerede?” “Kızım yaşadığımız yerde bir kaza oldu, bir süre burada kalmak zorundayız,” dedi zar zor. “Peki babam nerede?”, diye sorduğumda yüzünü elleriyle kapadı ve “gitti” dedi. Bir kelime, yalnızca bir kelime, hayatımı mahvetmeye yetecek çok kısa ama çok anlamlı bir kelime: “Gitti.” Aylar geçti babamın gidişi üzerinden. Onu her gün rüyalarımda görüyorum. Oyun oynuyorum onunla, doya doya yemek yiyorum. Ama yalnızca rüyamda eğleniyorum.

Artık babam yok. Küçücük bir çadırda yaşıyoruz ve annem de eskisi gibi değil, çok soğuk ve neşesiz. Babama olan öfkem her geçen gün daha da artıyor. Nasıl bizi bırakıp gidebilir. Ama kararımı verdim, hayalimi gerçekleştireceğim bende yolculuğa çıkacağım. Gece annem uyurken sessizce çıktım çadırdan. Hava buz gibi. Ama başaracağım babamı, abimi, ablamı kaybettiğim herkesi bulacağım… Bir saattir yürüyorum, çok yoruldum ve üşüdüm. Bir reklam tabelasının altına oturdum. Soğuktan her yerim uyuştu. Bir anda içime bir sıcaklık geldi derken babamı gördüm ve ablamı, abimi, kaybettiğim herkesi… Bir anne var şimdi, duyan var mı sessiz çığlıklarını. Ölen kızının günlüğünü okuyan bir anne. Savaş yüzünden her şeyini kaybetmiş bir anne. Milyonlarca insan var savaşlar yüzünden kaybeden. Her savaşta en çok kazanan taraf kaybeder. Bu yüzden kazanılan savaş diye bir şey yoktur.

ENGLISH

JOURNEY

My name is Firdevs. I live with my mother and father in Palestine. Actually, I had my sister Fatma and my brother Ahmed, yet they went on a long journey one year ago. One day we were playing ball all together. However, the ball had gone to the other side of the garden wall. My brother Ahmed climbed the wall and moved to the other side to get the ball, but we were worried when he didn’t come back for a long time. My sister Fatma, who wanted to find him, also climbed, and moved to the other side of the wall. After a few minutes, a disastrous noise was heard. After that moment, I never saw my brother or sister again. My mom said they went on a long journey; both of them were very happy. But I miss them so much.

My mother prepared something for dinner. There was some cheese and some bread on the table. I ate as much as I could and got up from the table. I washed my hands and lay on my bed, started dreaming. My biggest dream is to journey like my brother and sister. There are a lot of people going on a journey in our village: Our neighbour’s son Hasan, my aunt, my best friend Elif, Esma and many more… I suddenly thought that today was very good. Today my mother let me eat two slices of cheese, Aunt Meryem gave me a cloth doll (this is my first toy) and best of all, we haven’t heard any explosions in five nights. I thought maybe it wouldn’t explode tonight too. I fell asleep with the peace of these thoughts.

Boom! The sound of exploding, screams, pain in my chest… I’m in my mother’s arms now, everywhere there are people running away, women shouting “where’s my son!” and fathers trying to get their children out of the rubble. These were the last things I saw. I opened my eyes, this is not our home, I’m in a strange little white tent. My mother is crying right next to me. Her face is full of scratches and burns, beyond recognition. “Mom,” I said softly, when she realized I was awakening, she wiped her tears. “Yes, my dear,” she said. “Where are we, where is my father?” “There was an accident where we live, we have to stay here for a while my girl,” she barely said. When I asked, “And where is my father?”, she covered her face with her hands and said “Gone”. One word, just one word, a very short but very meaningful word that was enough to ruin my life: “Gone.” Months have passed since my father left. I dream of him every day. I play with him; we eat as much as we want. But I’m having fun just in my dream.

I no longer have a father. We live in a tiny tent, and my mother is not the same as before, she is too cold and joyless. My anger towards my father grows more and more every day. How could he leave us?! But I made up my mind, I will also make my dream come true and go on a journey just like them. I came out of the tent quietly at night while my mother was asleep. It’s cold outside. But I will succeed; I will find my father, brother, sister and everyone I lost. I’ve been walking for an hour, very tired and cold. I sat under an advertising sign. The cold numbed my whole body. Suddenly, I felt a warmth spread inside me and at that moment I saw my father and my sister, my brother, everyone I lost… There is a mother now there; has anyone heard her silent screams? A mother reading the diary of her dead daughter, a mother who lost everything because of the war… There are millions of people who lost their loved ones because of wars. The side that wins the most in every war is the loser. So, there is no such thing as a won war.

Bunları da Sevebilirsiniz

Mehmet Ali Adıyaman Felaketler oldukça kimse asla özgür olmayacak. (Albert Camus) Aralık 2019’da Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan bir virüs dünyaya hızla yayıldı. Bilim kurullarınca Covid-19 olarak adlandırılan bu virüs, dünya genelinde yüzbinlerce kişiye bulaşarak binlerce insanın ölümüne sebep oldu. (Bu çalışma yazıldığı sırada bulaşma sayısı 121 bin, ölüm sayısı da 5 bin civarındaydı.) Bu …

0 13
Share

K24’ten alınmadır. 25 Ekim 2018’de Columbia Üniversitesi’nde “Edward W. Said Anma Konuşması’nı yapan Hisham Matar’ın konuşma metni, Yasemin Çongar tarafından yazarın özel izniyle Türkçeye çevrilmiştir. Hisham Matar – Misafirler / The Guests Bazı rüyalar hafızadan silinirken diğerleri niçin kalıcı oluyor, üstelik sadece hafızada bütün canlılıklarıyla korunmakla kalmayıp tarifsiz birtakım vesilelerle niçin hatırımıza geliveriyorlar emin değilim. …

0 70
Share
Önceki / Previous Yeni medya ve edebiyat
Sonraki / Next Küçük Edebiyatın Büyüklüğü