Belki oradayım.
Düşüncelerimin paralellendiği puslu ve gittikçe aydınlanan bir ortamda.
Bir şarkı söylüyorum, ezgilerinde ciğerlerimdeki katranı sunarcasına ve bir ahenk içinde, bir coşku ve bir hayaletin hafifliği ile…

Sanki oradayım.
Cebimdeki bozuklukları boks eldiveni ile almaya çalıştığım bir yerde.
Şapkamın altından üzgün köpek mamalarını elime alıp duygularımın paramparça olduğu bir anda sitemsizce ağlıyorum.

Orada!
Mesanemin beni yavaş yavaş ele geçirdiği dağınık ve bir yere ait olmaya çalışan bir yerde.
Gözlerimi kapatıyorum. Gözlerimi açıyorum. Gözlerimi yana deviriyorum. Gözlerimi gelişigüzel bir gidişe hazırlıyorum. Gözlerimi gözlüyorum. Gözlerimi görmezden geliyorum.

Oradayım.
Özgürlüğümün bit gibi iki taşın arasına sıkıştığı, içimin karıncalanıp koloni kurduğu ve uykunun reçel kıvamında tatlı olduğu dipsiz bir yerde.
Hayal kurmanın hayalini kuruyor, umudumdan bir kredi daha çekiyorum.

Bunları da Sevebilirsiniz

Belki de yarın gözlerimizi açtığımızda, baktığımız Dünya’nın her bir metrekaresi değişmiş olacak.Gördüklerimiz, görmediklerimiz ve göreceklerimizin gerçekliği bizi her gün bir adım daha şaşırtacak.Böyle bir hayatın içinde sanatın ve içimizdeki kelimelerin dışa vurumu da farklı bir boyuta taşınacak.Belki de sadece hayal gücümüzden akan cümleler bir makine ile hayatın sayfalarını dolduracak, belki de hayatın sayfaları bizim hayal gücümüzdeki kelimelere bambaşka boyutlara getirecek.Hayata attığımız ve atacağımız buna benzer adımlar tasarımda …

Share

 Birinin davranışı size şüpheli mi geliyor? Bir yakınınız, sevgiliniz, ailenizden biri veya herhangi biri; sizin için önemli olan kimsenin davranışları, bir konu bağlamında sizde şüphe mi uyandırdı ? O zaman konuya kısaca bir giriş yapalım. İnsanın evrimsel sürecinde hayatta kalma mücadelesi verdiği doğa vahşi ve acımasızdı. Bu doğa içinde; şimdi psikoloji olarak adlandırdığımız bilimin alanı …

Share

Manhattan’da buluşmamızdan bir gün önce, bir kadın Haruki Murakami’yi sabahın geç saatlerinde koşmak için geldiği Central Park’ta durdurdu. Ona şunu sordu: “Affedersiniz, siz çok meşhur bir Japon romancı değil misiniz?” Bu soruyu sormanın tuhaf bir yoluydu, yine de Murakami her zamanki ılımlı tavrını korudu: “Ona ‘Hayır,’ dedim, ‘ben yalnızca bir yazarım. Yine de sizinle tanıştığıma çok …

Share
Önceki / Previous Yoksunluk
Sonraki / Next Falezlerin Gölgesinde