Belki de yarın gözlerimizi açtığımızda, baktığımız Dünya’nın her bir metrekaresi değişmiş olacak.Gördüklerimiz, görmediklerimiz ve göreceklerimizin gerçekliği bizi her gün bir adım daha şaşırtacak.Böyle bir hayatın içinde sanatın ve içimizdeki kelimelerin dışa vurumu da farklı bir boyuta taşınacak.Belki de sadece hayal gücümüzden akan cümleler bir makine ile hayatın sayfalarını dolduracak, belki de hayatın sayfaları bizim hayal gücümüzdeki kelimelere bambaşka boyutlara getirecek.Hayata attığımız ve atacağımız buna benzer adımlar tasarımda da bize çok farklı ve sihirli bir evren sunmaya hazırlanıyor.Bize de sadece bu evreni keşfetmek ve bu tasarım içindeki kendimize bir boyut kazandırmak kalıyor.Bu boyut gerek kelimelerimizin vurucu noktaları gerekse tasarımlarımızdaki geleceğe yönelik her yeni ve yumuşak dokunuş.Belki sessiz ama içimizden, belki bir çığlık gibi ama herkesin kulağına müzik gibi gelecek bir melodi.Her ne olursa olsun yaşam, bize sunduğu bu büyülü imkanlarla insana her gün farklı mucizelere inanma inancını kazandırıyor.Bir yazarın da en büyük ilham kaynağı bu inançtır.Bu inanç olmadan güneşin ne doğması, ne de batması bizim için hiçbir anlam ifade etmez.Kelimeler içimizden kopup gelen o inançla barışıktır ve ruhumuzla birlikte o inanç ile barışık kalmaya devam edecektir. 

  Bir senaryoda da yarattığımız karakterler cümlelerimizle ne kadar sarılırsa, o kadar bizim gibi ete kemiğe bürünür ve nefes kazanır.Bugün nasıl ki bu durum önemliyse, yarın da öyle olacaktır.Zaman bizi ve ruhumuzu her ne kadar değiştirirse değiştirsin, tek değişmeyecek durum budur.Bence insanların, bir diziyi, bir filmi veya bir reklamı izlerken büyülenmesi de bu sebepledir.Kendimizden bir nefesi onlara üfleriz, kendimizden bir bakışı onlara sunarız, sonrasında geriye kenara geçip onların içindeki tutkuyla hayal gücümüzün sarılışını izleriz.Bu ölçüde başarılı olmuş oluruz. 

  Gelecekte bu büyü senaryolarda kalmayıp üç boyutlu olarak hayatlarımıza taşınmaya devam edecek.Yazarların ruhlarındaki o nefes asla tükenmez.Bazen hayatın içinden samimi bir gülüştür, bazen de bizim içimizden Dünya’ya akan sonsuz bir nehirdir. 

Bunları da Sevebilirsiniz

Full text of speech: https://granta.com/the-guests/ Edward W. Said remained, for over forty years, concerned with Conrad. A fascinating conversation emerges between the two men’s work, one concerned with aesthetics, displacement and empire, and sheds an interesting light on the present moment. The Fall 2018 Edward W. Said Memorial Lecture was given by Hisham Matar. Matar is …

0 20
Share

Bırakmayacak elbet, Her zaman da böyleydi. Bir anda olacak Keşke anlam bulacak. Yok olmak korkusu mu bu? Var oldun mu ki? Bahar renkleri taşır ya kışın üstüne Sen de içimi ısıt Toprak gibi sert Toprak gibi yumuşak Bu düşüncelere İyi gelir mi denizin kokusu? Bir anlamı olmalı Rastgele olamaz ya! Neresinden tutsan Bir büyüteç bulmalı …

0 227
Share

Mart ayı önerileri için ünlü yazar ve Uluslararası PEN Yönetim Kurulu Üyesi ve Güney Afrika PEN başkanı Margie Orford’a ulaştık ve sebepleri ile birlikte genç yazarlara tavsiye edeceği kitapları sorduk. 1. Chınua Achebe / Parçalanma (1958) (a line from a poem by WB Yeats) (Nigerian) “Bu kitap sömürgecilik öncesi Güney Doğu Nijeriya’ya Avrupalıların gelmesini ve …

0 129
Share
Önceki / Previous Neden Yazıyorum: George Orwell’ı yazmaya ve yaratıcılığa iten dört evrensel dürtü!
Sonraki / Next Didaktik Olan - İktidarı Görmek, 21. Yüzyılda Sanat ve Aktivizm, Nato Thompson