Sanat toplum için midir? Sanat sanat için midir? Sanat niye bir şey için olsun ya? Bu kalp ameliyatı niçin? Ha? Birini yaşatmak için mi? Ya da öldürmek? Biraz düşünelim istiyorum, tek istediğim bu.. Ha?
Tamam düşünmeyelim. Oturalım haydi! Yaşayalım.. Sadece yaşayalım öylece emi? Niçin? Haa.. bi evimiz olsun, bi arabamız.. Karımız olsun karımız, güzel olsun. Yaşadık ve bitti.. Bitti yahu bittiği yetmezmiş gibi bir de gitti.. Ne oldu? Bittik. Tamam ben varım. Emin olun şu sokağın köşesinde duran ağaç apaçık kabul edecektir bunu. Kaldırımın arasında yetişen ot kabul edecektir, hatta iddasına girelim birkaç tane kedi yavrusu yandaş bile bulabiliriz kendimize çok istersek. Ama olmaz ki! Sokağın köşesinde ki ağaçtan bir farkımız olması lazım! Niçin? İnsanız çünkü.. İnsan olduğun için diğer her şey ve herkesten bir farkın olması gerekiyormuş. Adem bunun farkında mıydı acaba? Ya da diğer tüm Ademler.. Ben söyleyeyim SANAT KANAT İÇİNDİR! Tavuk kanat.. şöyle güzel kızarmış yine aynı güzellikte soslanmış.. Yeme de yanında yat. Ya da ye, soğumasın. Yanında yatacağın şey adem olsun. Çünkü tavuğun bir farkı yok. Adem farklı olacak, öyle demiştik. Tavuğun farkı yok mu sahi?  Yoo var. Tavuklar yerde senin benim göremediğim ne varsa yerler, bir yerden sonra bu yeme eylemi temizliğe bile dönüşebilir. Dana öyle mi? Gezdireceksin, keyfini bekleyeceksin en güzel otları bulacaksın onun için. Ki heybetli olsun. Öyle her bostancı kovamasın bizim danayı. Eti sık olsun. Pahalı olsun. Tavuk gibi çöpçülük yapmasın. Yoksa onunda kanadı ucuz olur ve bizim hayallerimizi süsler, mazaallah..

SANAT BABAM İÇİNDİR! Yoo, babamın haberi yok ki, var da yok. Benim gibi. Var ama yok. Sanat babam için değildir, babam için sanat doktorluktur avukatlıktır hakimliktir. Hiçbir şey olamıyorsa polis olsun öğretmen olsundur.

SANAT PARAM İÇİNDİR! Papaparam! Param! Para! Par! Pa! P! Pahalıya. Sanat pahalılar içindir. E toplum için olsa bugün en nadide sanatçı diyebildiklerimiz, sanat icra ediyor diyebildiğimiz gösterilerine o kadar fiyat biçmezlerdi ki. Yani bilmiyorum, muhakkak yaptıkları şey sanattır da biz göremiyoruz. Ben göremiyorum yani, biraz miyopluk var astigmat falan. Bize kalan talan olmuş bir sahnenin tozu.. Ya bu sahne tozu da bir bize kıymetli valla, geçen pazarda gördüm, sahne tozu satıyorlar ama kimse almıyor. Tozlanmış bu ya diyorlar. Tozlanmış..

SANAT BENİM İÇİNDİR! Ben varolabilmeyi başarırsam eğer ispatlayacağım bunu herkese. Ama ispat yükü iddia makamının değil miydi? Niye heybemize ağırlık yükledik ki durduk yerde!
SANAT KONUT İÇİNDİR, SANAT MONT İÇİNDİR, SANAT GONZALESİN ÇOCUKKEN HER PAZARTESİ GÜNÜ MAHALLERİNDE KURULARN SEMT PAZARININ OYUNCAKÇISINDA SATILAN VE HAVADA DAKİKALARCA KALABİLEN HELİKOPTER İÇİNDİR. HER PAZARTESİ BALKONUN GAYET GÜVENLİKSİZ GÜVENLİK DEMİRLERİNDEN AYAKLARINI SALLAYIP PAZAR KALKANA KADAR İZLEDİĞİ HELİKOPTER İÇİN. HAFTALAR SONRA CESARETİNİ TOPLAYIP ANNESİNE O HELİKOPTERİ İSTİYORUM DİYİP ANNESİNİN GÖZLERİNDE Kİ ÇARESİZLİĞİ GÖRMEMESİ İÇİNDİR SANAT. Yani en azından günümüzde böyle.

Yahu kime sanatçı deriz? Sanat icra eden kişiye. Ben sizin için şu an sanatçı vasfındayım öyle mi? Umuyorum. Ama birkaç sırf ayıp olmasın diye reddedilmiş sosyal sorumluluk projesi dışında ücretsiz hiçbir iş yapmadım. Niye? Çünkü çocuğuma o helikopteri almak istiyorum, ve yapabildiğim başka hiçbir iş yok. Çünkü ben kalp ameliyatı yapamam, yapabilseydim onu da ücreti mukabilinde yapardım o ayrı. Ama yapamam. Bakın yine sizle iddaya girerim ki kalp ameliyatı yapan kişi de bugün burda benim yaptığımı yapamaz. Kutsi hariç! O yapar. Ama istiyorsanız yine iddaya girebiliriz. O da para isteyecektir.
Ben tavuk sevmem, yani tavuk eti sizce de çok beyaz değil mi ya?  Beyaz. Beyaz et. Ama biz ona birkaç sihir yapıp sofralarda kırmızı renge büründürüyoruz. Eminim bu lezzet değişikliğinden değil kırmızı et özentiliğindendir. Ben galiba beyaz sevmiyorum. Okan’cıydım hep. Dikkat edin, Beyaz çok halk, köy vatan millet sakarya yapıyor. Okan abi öyle mi ama? Adam net, param var yiyorum baba. SANAT OKAN İÇİNDİR!

Geçenlerde bir belgesel izliyorum TRT ARŞİV’de denk geldi, sağolsun hatrısayılır birkaç büyüğümüz var TRT’de neyse Tiyatro diyor, bilmem kaç yüzyıl öncesinde köylerde sergilenen orta oyunlar cart curt. Ne diyorsun abi dedim ya? Köy falan? Sanat köy için mi yani? Girdik birbirimize. Neymiş efendim SANAT SARAY İÇİNMİŞ. 300 tane devlet tiyatrosu çalışanı işten çıkarılmış geçenlerde. Banane ya! Biz dedik o kadar bas bas bağırdık aşk bu yaralı müzesi diye. Ama nerde! Dinleyen olmadı tabii.

Oscarlık Amele diye bir işim var şu sıralar onunla meşgulüm onu oynuyorum. Kendi hayatımdan bahsediyorum çıktığım sahnelerden oynadığım oyunlardan ve bunları yaparken okuduğum okuldan aynı zamanda çalıştığım inşaattan. Oscarlık Amele..300 tane devlet tiyatro çalışanı işten çıkarılmış.. Oscarlık Amele.. oyunun cümlesi şu ‘’Oscar’ı alan ilk Türk olacaktım, inşaattaki en hızlı amele oldum.’’
300 tane devlet tiyatro çalışanı işten çıkarılmış.. Oscarlık Amele.. Doğru ya! Şimdi siz söyleyin Sanat ne içindir? Sanat için mi? Toplum için mi? Rakı içi(yi)n mi? Rakı?

Bunları da Sevebilirsiniz

Solda, Sait Faik Abasıyanık. (Bu görsel Sait Faik Müzesi’nin arşivinden alınmıştır.) Kasım 1906’da dünyaya gözlerini açmış ünlü hikayecimiz Sait Faik Abasıyanık. Yazmaya her ne kadar şiir ile başlamış olsa da asıl ününü ilk öyküsüne borçlu, kısa ve hüzünlü bir öykü bu, adı İpekli Mendil. Henüz tazecik gençken lise sıralarını doldurduğu Bursa Erkek Lisesi’nde, edebiyat öğretmeninin verdiği ödev üzerine yazdığı bu öykünün onun yazın yaşamının ilk ve önemli bir basamağı olacağını o …

Share

Senin göğsünde yeşerir bir iris çiçeği Umudun kadar yeşil, Vedaların kadar yarım… Kuru teselliler arasında sakladığın huzur Karanlığın ortasında gün ışığına kavuşturur Ilık bir yaz mevsiminde, Senin ellerinde açar; umut çiçeği Yaraların kadar derin, Düşlerin kadar berrak… Mağrurluğu dinmiş yorulmalarının Gökyüzüne savurursun koyu hatıralarını, Üzerinde bir garip bahar telaşı

Share
Önceki / Previous Gerçeklik ve edebiyat kesişir mi?
Sonraki / Next Genç yazarımız Fatma Gül Badem: Başkasının Sesi İle Konuşma!