TÜRKÇE

gözlerinden göç edenlerdi 

mübalağa değildi hiçbiri bunların  

bir şiirin girişgah makamıdır  

otuz üç basamak merdiven çıkıyorum her gün 

üstün körü bir yorgunluk daktilo tıkırtısı 

el pençe divan duruyor 

gövdemin sek sek kuşları 

avluya bıraktığım buğday tanelerinin 

bir perşembe pazarı gibi hayli kalabalık 

geleni geçeni takip ediyor zabit efendi 

bir kadın olduğu gibi bulutlara bakıyor 

 

                                  haftanın bir iki günü hep böyle geçiyor 

 

oradaydı, resim yapan bir adam vardı 

kent meydanın tam ortasında 

kimseyi çizdiği yok 

orada duruyor sadece 

bazan bir can sıkıntısı 

gölgesiyle dönüyor etrafında dünyanın 

 

akşam haberleri başlıyor 

türkçe bilmeyen ninem 

sözcükler birer hançerdi ağzında 

ENGLISH

 

None of this was hyperbole
It is what immigrated from the eyes
It is a poem’s introductory authority
I climb up thirty three steps of stairs everyday
A typewriters clatter, a cursory fatigue
Waits on hand and foot
The hopscotching birds of my torso
The kernels of wheat I left out in the courtyard
Fairly crowded like a Thursday bazaar
The officer in charge stalks whoever walks past
A woman stares neck and heels to the clouds

That’s how a day or two of the week always passes

He was there, a man painting
In the middle of the city center
Sketching no one
Merely standing there
Sometimes a dullness revolves around the world with it’s shadow
The evening news begin
My grandmother who doesn’t speak Turkish
Each word, a dagger in her mouth.

 

Bunları da Sevebilirsiniz

İlkyaz ile her ay öncelikli olarak üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Yeni sayımız için seçilen yazarları aşağıda bulabilirsiniz! Bir seneyi aşkındır seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden birinin o ülkenin …

0 260
Share

Asuman Susam, 22 Mart 2018 Bireyin mükemmel bir yabancılaşmanın kurgu nesnesine dönüştüğü şimdide onu yalandan soyacak ve gerçeğin somut çıplaklığıyla karşılaşmasını sağlayacak başka türden, özgürleştirici güçlere gereksinim olduğu açık… Batı’nın egemen aklının, değerlerinin, kavramlarının, düşünüşünün biçimlendirdiği bir dünyada yaşıyoruz. Rahatsızlık duysak da bu böyle. Siyasî tarihimiz açısından bir sömürge devlet olmasak da zihin tarihimizin ve …

0 91
Share

Kaynak: Oylum Yılmaz, Ayrıntı Dergisi Sürgün edebiyatı. Böyle söyleyince, yerinden yurdundan sürgün edilmişlerin hikâyelerinden oluşan, dar çerçeveli bir edebiyat türü olarak geliyor kulağa, biliyorum. Ancak değil, öyle ki, bugün artık çağdaş edebiyatı kapsayan majör bir duruma işaret ediyor sürgünlük kavramı. Bir insanlık trajedisi olduğu kadar, Fethi Naci’nin de dediği gibi ‘insanlığın trajik serüveni’ olduğu kadar …

0 8
Share
Önceki / Previous Didaktik Olan - İktidarı Görmek, 21. Yüzyılda Sanat ve Aktivizm, Nato Thompson
Sonraki / Next GÜNEŞE YOLCULUK