TÜRKÇE

gözlerinden göç edenlerdi 

mübalağa değildi hiçbiri bunların  

bir şiirin girişgah makamıdır  

otuz üç basamak merdiven çıkıyorum her gün 

üstün körü bir yorgunluk daktilo tıkırtısı 

el pençe divan duruyor 

gövdemin sek sek kuşları 

avluya bıraktığım buğday tanelerinin 

bir perşembe pazarı gibi hayli kalabalık 

geleni geçeni takip ediyor zabit efendi 

bir kadın olduğu gibi bulutlara bakıyor 

 

                                  haftanın bir iki günü hep böyle geçiyor 

 

oradaydı, resim yapan bir adam vardı 

kent meydanın tam ortasında 

kimseyi çizdiği yok 

orada duruyor sadece 

bazan bir can sıkıntısı 

gölgesiyle dönüyor etrafında dünyanın 

 

akşam haberleri başlıyor 

türkçe bilmeyen ninem 

sözcükler birer hançerdi ağzında 

ENGLISH

 

None of this was hyperbole
It is what immigrated from the eyes
It is a poem’s introductory authority
I climb up thirty three steps of stairs everyday
A typewriters clatter, a cursory fatigue
Waits on hand and foot
The hopscotching birds of my torso
The kernels of wheat I left out in the courtyard
Fairly crowded like a Thursday bazaar
The officer in charge stalks whoever walks past
A woman stares neck and heels to the clouds

That’s how a day or two of the week always passes

He was there, a man painting
In the middle of the city center
Sketching no one
Merely standing there
Sometimes a dullness revolves around the world with it’s shadow
The evening news begin
My grandmother who doesn’t speak Turkish
Each word, a dagger in her mouth.

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Bir yıldız kayar gökyüzünden Kayan bir yıldız uğruna Binlerce dilek dilenir hemen Mutlu olmak zengin olmak Aşkı bulmak sağlığa kavuşmak Evlenmek çocuk yapmak İş bulmak terfi almak Gerçekleşmeyecek de olsa Dilenir onlarca dilek Büyük birer inançla Kayıp giden bir yıldız uğruna Bense hiçbir şey dilemek istemiyorum bundan sonra Umudum kalmadı hiçbir şeye bel bağlamaya Olacaksa …

Share

Edebiyat: İmgesu Ünal – Sedat’ın Simitleri Hayatın Neresinde? / Where do Sedat’s Sımıts Stand ın Lıfe?/ Где в жизни место для симитов Седата? Sabah ezanıyla bir güne daha uyandı. Geceden uykusunu alamamış olacak, aynı anda binlerce defa uyandı. Lanet ederek. Müezzin, sesinin en yüksek tınısıyla bir güne daha şükrediyordu. Sedat şükretmiyordu. Kabahati durmadan yüzüne vurulan …

Share
Önceki / Previous Didaktik Olan - İktidarı Görmek, 21. Yüzyılda Sanat ve Aktivizm, Nato Thompson
Sonraki / Next GÜNEŞE YOLCULUK