TÜRKÇE

İnsan nereye koyarsa koysun orada durmuyor acısı.
Yarılsın isterse yer ve gök,
Bir lahza sırtını dayadığın yer kadarsın.

Geçinmekle yükümlüyüm bu dünyayla,
Üstünde sen gailesi, altında yaşamak ağrısı*…
Dönerek sana kırılıyor bütün ışıklar.
İnanmak da bir çeşit kıt kanaat avunmak…
Oysa sırrınla büyüyorsun gözler önünde şeffaf.
Çağırmıyorlar artık sevildiğin sofralara.
Seslenmek ve seslenmeler duruyor kentin ortasında.

Kalabilmekle yükümlüyüm bu dünyada.
Üstünde sen gailesi, altında gitmek ağrısı**…
Omuzlarımdan dökülüyor kasvetin şarkısı.
Çabalamak hiç durmadan, bu hengâmenin içinde.
Sevinmek istemek de bir nevi hardır,
Oysa bakıp göremediğin hasrettir gamzendeki nârın.
Ne geçinmek durur ne kalabilmeler yanı başında.
Bu saydam yerkürenin üzerinde,
Sırtımı dayadığım eski bir çocuk parkı kadarım, sen gailesinde.

 

*yaşamak ağrısı (Nevzat Çelik)

**gitmek ağrısı (Edip Cansever)

ENGLISH

Wherever one places painit’s not where it stays 

Even if the earth and sky breaks apart, 

You are only as much as where you lean on, in an instance. 

 

I am obliged to get along with this world, 

The worry of you above, the ache of living* below… 

All the lights twirl and break towards you. 

Believeing is a form of scantly consolation 

Whereas, you grow up with your secret, transparent in front of eyes. 

You are no longer invited to dining tables where you were  once loved.  

Calling and call outs stop in the centre of town.  

 

I am obliged to the ability of staying in this world 

The worry of you above and the ache of leaving** below…  

song of gloom spills down my shoulders 

To struggle incessently, in this turmoil. 

Wanting to be happy is a type of lie 

While it is the longing you look and fail to see 

That is the flame in your dimple  

Neither getting along stays beside you nor being able to stay  

Above this translucent earth, 

I am only as much as the children’s playground I lean on, in the worry of you 

 

*Ache of Living (Nevzat Çelik)

**Ache of Leaving (Edip Cansever)

Bunları da Sevebilirsiniz

Dostlar Tiyatrosunun 2007-2008 sezonunda sahnelediği bu oyun 4 yıl boyunca Türkiye’de ve Avrupa’nın değişik ülkelerinde 224 kez sergilendi, 99.400 kişi tarafından izlendi, birçok ödül kazandı. Oyunun 2010 yılında Muammer Karaca Tiyatrosu’nda kaydedilen filmi, 10 yıl sonra ilk kez burada gösterime giriyor. Yazan-Yöneten : Genco Erkal Müzik : Fazıl Say Giysi : Özlem Kaya Film Yapım …

0 108
Share

Biliyorum çoktandır ayakta uyuyorum Yeni kelimeler arıyorum daha çok susmak için Avans istiyorum iş yerlerinden nakit Karşılığını görmeden hiçbir iş yapmıyorum Günün en güzel saati tek kelime etmiyorum Elimde done yok, done Yani veri Yani data Yani rakam Yani kesin ötmeyeceğim Büyüleniyorum her doğa olayında, Temizlenmeye hiç bu kadar yakından bakmamıştım Göğsüm yanıyor Gözlerim yanıyor Rakamları unutuyorum Mühendislik …

0 81
Share
Önceki / Previous İletiş
Sonraki / Next The Daily Routine of 20 Famous Writers (and How You Can Use Them to Succeed)