Vurgun yedim.
Nefessiz kalmışım bir süre,
yani sensiz…
Sigara uzattılar bana,
kendime gelmem için.
Sarma sigara,
kurumuş tütünden…
Kim bilir hangi vurgun yemişten.
Öyle şanssızım ki,
öyle sensiz…
Vurgun yemişken bile,
Tekel sigarası içemiyorum.
Unutmuşum,
bir de parasız.
Seslendiğim zaman tanımamıştın hani.
Sarma sigara sesimi kalınlaştırır.
Belki de ondandır.
Yoksa küstün mü?
Sırf ilkokulda saçını çektiğim için mi?
Hem de bir tutamı elimde mi kalmış?
Haklısın, saçının bir teli servetken bana,
bir tutamı soygun hükmü sayılır.
Hem de müebbedinden…
Kefaletimi canımla ödesem…
Hayır! Seninle değil.
Vurgun yediğimi söylemiş miydim?
Tütün kokum ondan.
Vurgun yediğim her gün,
tütün kokum senden.
Daldıkça…
Hayallerine…
Bir anda yükselen kan basıncı,
arkasından gelen bir halsizlik
30 metre sonrası ise vurgun.
Ardından bir sarma sigara.
Kefaleti sesim, kokum…
Canım!

Bunları da Sevebilirsiniz

Parisli fotoğrafçı Charles Roux, küçük bir çocukken hayatını okuduğu edebiyat eserleriyle ve onların dünyalarıyla dolduran yalnız bir çocuk olduğunu söylüyor. Daha küçük yaşta Harikalar Diyarına giren Alice’in çay partisi, Virginia Woolf’un Deniz Feneri’nde Ramsay’nin evindeki yemek masası ve Kafka’nın Dönüşüm kitabında Gregor Samsa’nın çürüyen yemek yığını sahnelerini çok güçlü ve net bir şekilde hayalinde canlandırdığını söyleyen fotoğrafçı, büyüdükten sonra bu sahnelere hayat vermeye karar …

0 28
Share
Önceki / Previous Düzen
Sonraki / Next GÖZÜ DÖNMÜŞLER