Koridorlardan dolaşıyorsun,her yer siyah.

Bu da neydi,içindeki karanlık rüyasına mı yansımıştı?
Adımlarını hızlandırmak zorunda kaldığını hissetti.Daha hızlı koşarsa belki rüya olduğuna emin olduğu bu yerden bir an önce kurtulabilirdi.Daha hızlı,ve daha hızlı koşmaya başladı.Yorulduğuna emin olduğu zaman diz çöktü,soluk soluğaydı.Artık kaçarak bir yere varamayacağını anlamıştı.Bu birinci aşama olmalıydı.Ayağa kalktı etrafı incelemek istiyordu.Ancak böyle bir ışık yoksunluğunda neyin ne olduğunu nasıl anlayacaktı ki?Duvar olduğunu varsaydığı geniş bir yüzeye tutunarak yürümeye başladı.Etrafta ne olduğunu bilmeden bir süre yürüdü.İşte orada! Küçük kızın kafasının tam üstünde bir tabela yer alıyordu.
“Umut Odasının Sonuna Geldiniz.”
Bu bir tehdit miydi?Artık şansın yok mu diyorlardı?Küçük kız düşünceli bir tavırla tabelayı bir süre süzdü.Tabii ya! O rüyada falan değildi.Kendi bilincinin içinde hapsolmuştu.Umutları kadar karanlık olan bu odadan çıkmak istedi.Gelişi güzel bir adım attı.
“Kahretsin!”
bu düşerken korku aracığıyla söylediği bir kelimeydi.
Düştüğü an canı o kadarda çok acımamıştı.Bu oda kahverengi ve beyazdan ibaretti.Ancak beyaz renk kahverengi renge oranla çok daha fazlaydı.
“Aptal desenler burada ne halt yiyorlar?”dedi.
Buradan da kurtulmak konusunda epeyce kararlıydı.Yürümeye başladı.
Bu sefer vardığı yer diğer odalardan kıyasla daha düzgün ve daha insanların yaşadığı bir yere benziyordu.Ancak odaya girdikçe boyu uzuyor,yüzünün şekli değişiyordu.
“Aman tanrım büyüyorum!”dedi.
Kıyafetleri ani büyümesi sonucu üstüne oldukça dar olmuştu.Kıyafeti göbeği açık kıyafet,eteği ise mini eteğe dönüşmüştü.Bu bir bakıma hoşuna gitmişti.Oda diğer odalara göre daha büyüktü ve içeride orta boyutlu insan evleri yer alıyordu.Balkonlarda ve bakkal tarzı yerlerde ise sadece erkekler vardı.Çoğu göbekli,bıyıklı ve kısaydı.Genç kız yardım istemek için yanlarına gittiğinde ise herkes ağzı bir karış açık halde onu inceliyordu.
“Lütfen bana yardım edin.”diye lafa girdi.
ardından,”Burada kapana kısıldım.”diye devam ettirdi konuşmasını.
Ancak kimse onu dinlemiyor sadece kıyafetlerini ve vücudunu inceliyordu.
Genç kız kendini kötü hissetmeye başladı.İçine kötü bir his yerleşmişti bir kere. Yavaşça geri adım başladı.Adamlar gözünü daha çok dikmiş bir vaziyette ona yaklaşıyordu.O an gerçekten kötü şeyler olabileceğini anlayarak koşmaya başladı.O kadar çok koştu ki terden ve ayağının acısından durması gerekti.Ayakkabılarını çıkarıp arkasına baktığında adamlardan hiçbir iz yoktu.Artık devam etmek istemiyordu.Kim bilir diğer odalarda onu neler bekliyordu.Bunları düşünürken başka bir tabela daha gördü.
“Eş Odası Giriş”
Tabelaya biraz baktıktan sonra girmekten başka seçeneği olmadığını anladı.İçeride ne olup bittiğini görmek amacıyla kafasını uzatarak içeri girdi.İçeri girdiğinde kendini bir kapı karşıladı ve oradan da içeri girdi.Burası bir evden ibaretti.Genç kızın vücudu bu sefer değişmemişti. Orta yaşlarda bir adam kim olduğunu seçemediği bir aileyle selamlaşıyordu.Sonunda güzel bir yer diye düşündü.Birden orta yaşlardaki adam ve iki kişi ile bir bebekten oluşan aile Genç kıza dönüp gülümsemeye başladı.Ürkek bir sesle Genç kız:
“Merhaba”dedi.
Bunu der demez orta yaşlı adam söze atıldı.
“Ah,hayatım sen de gelmişsin demek….”
Bunu duyan Genç kız epeyce şaşırdı.
“Ne hayatımı ben seni hayatımda ilk kez görüyorum.”dedi.
Ancak yine kimse onu dinlememişti.Sinirlendi ve tekrardan konuşmayı denedi.
“Seni aptal herif aramızdaki yaş farkını görmüyor musun?”dedi.
Sanki varlığı hiçbir zaman olmamış gibi yine kimse onu dinlemedi.
Bu sefer sabrı iyice taşmıştı,koltuğa oturup kollarını kenetledi.Bir süre sonra aile gitmişti.Orta yaşlarda olan adam Genç kızı itti ve bağırmaya başladı:
“Seni Ahmak kadın,gidip evi temizlesen iyi olur yoksa seni tartaklarım.”
Genç kız şaşırmış bir biçimde:
“Ne tartaklaması,sizde kimsiniz?”
adam kadını tekrardan dinlemeyerek evden kapıyı sertçe çarparak çıktı.
Genç kız adam gider gitmez arka kapının olduğunu farz ettiği yere koştu.Tahmin ettiği gibi kapı tam olarak orada,önünde duruyordu.Var gücüyle kapıyı açmayı denedi ancak kapı yerinden bile oynamıyordu.Kapıdan çıkan hışırtı ile içeriden bebek ağlama sesi gelmeye başladı.Genç kız koşarak sese doğru gitti.Biri diğerinden daha büyük olacak şekilde iki bebek beşikte ağlıyordu.Genç kız afallamış şekilde bebekleri umursamadan odadaki çekmecelerde anahtar aramaya başladı.Bir şey bulamayınca yönünü mutfağa çevirdi.Mutfağın tam ortasında siyah kocaman bir silah vardı.Genç kız silahı titreyen elleriyle aldı ve arka kapıya yöneldi.Ama tam o anda bebekler aklına geldi ve koltukta gördüğü yastıkları bebeklerin kulağına tıkıştırdı. Sonra gitti ve zorla da olsa silahı kilit kısmının olduğu yere ateşledi.Planı işe yaramıştı.Kapı şiddetli bir sesle açıldı.Genç kız kendisi yapmış olsa bile sesten çok korkmuştu.Silahı Kapının yanındaki bitkinin saksısına fırlattı ve oradan hemencecik ayrıldı.Kapıdan çıkınca vücudu tekrardan eski haline geldi.Koştu,koştu ve koştu.Gördüğü şey mutluluktan zıplamasına neden oldu çünkü kendi evinin kapısı tam olarak önünde duruyordu.Kapıya büyük bir sevinçle asıldı.Ancak tam çıkarken bir tabela daha gördü.
“Tebrikler Kadın Bölümünün Sonuna Geldiniz.”

Bunları da Sevebilirsiniz

“Varoluş, özden önce gelir:” Yaptıklarımızla kendimizi yaratırız, her karar verdiğimizde sabit değerleri olmayan bir dünyada yaratıcı da oluruz. Dolayısıyla yaptığımız her hareket ve verdiğimiz her kararda aslında bizim için “ideal insanın” davranışlarını yansıtmış oluruz. Bu nedenle “varoluşçuluk bir hümanizmdir.”

Share

THE NEIGHBORS’ WINDOW (written & directed by Academy Award-winning filmmaker Marshall Curry) tells the story of a mother (Maria Dizzia) who has grown frustrated with her husband (Greg Keller) and her daily routine. But her life is shaken up when two free-spirited twenty-somethings move in across the street and she discovers that she can see …

Share

December’s works are now live and can be found below and throughout the postings on the English homepage! As İlkyaz, we work to introduce three young writers every month. We translate these works, which are be made up of a short stories or poems, into English and endeavour to introduce them to readers outside of Turkey. …

Share
Önceki / Previous Palestinian Oscar-Nominated Short Film: The Present by Farah Nabulsi
Sonraki / Next Peyami Safa & Sedat - Seyfettin Karauluu