Parlama batıdan doğacaksan
Tersine güneş
Nemesis bizi yiyecek
Kaçın dünyalılar dünyadan
Parlamaz doğunun açık avucu yoksa
Doğrudan aç karanlık
Bize mi kaldı renkler, istemeyiz
Dilerseniz çağıralım siyahı
Bu kadar aymaz olmamalı
Sonsuz minnet kırmızı cüceye
Varlığın renkli halinden memnun olmasak da

Bilmek gerek
Yokluğun ne karanlığı var
Ne de rengi
Yokluk
Renksiz, tatsız, kokusuz, dokusuz
Zamansız, hareketsiz, boyutsuz
Başsız, yapraksız, pençesiz
Çiçeksiz ve silahsız
Sessiz ve bensiz
Hissiz ve sensiz
İyisi mi dön dur sen de
Bizim gibi
Dön dur etrafında başka yıldızın
Yörüngesinde ve karanlık

Bunları da Sevebilirsiniz

1889’da Paris’te gerçekleşen Dünya Fuarı’nın ziyaretçileri, yeni inşa edilmiş Eyfel Kulesi’nin gölgesi altında fuar alanına girdi. İçeri girdiklerinde Annie Oakley’in efsane atıcılığını kanıtladığı Buffalo Bill’s Wild West isimli gösteriyle nefesleri kesilebilir ya da Bastille’in heybetini seyre dalabilirlerdi. Bu görsel şölenin ortasında, Hardtmuth Pencil isimli Çek bir üretici belki daha az dramatik ama kesinlikle daha etkili bir yenilikle aradan sıyrıldı. Son ürünü, tüm kurşun kalemler gibi ahşap …

Share

  Bölüm 1 BERCESTE Vücudumda çıkan üç kırmızı leke, Biri boynunda giyotinle her an ölümü bekleyen geçmişim, Biri aynalara bakmaya korkan bugünüm. Biri de belki de hiç var olmayan geleceğim. Beyaz elbisemin kırmızı etekleri, Geçmişime bulanmış bugünüm müdür ? Yoksa bugünüme bulanmış geçmişim mi ? Kaldırımlara balyoz gibi vurduğum adımlarım , Ve yine kaldırımlara bir …

Share

Radyodan gelen şarkıyı dinleyerek sıktı vidayı. Ustası daha gelmezdi. Çırağı aradı gözü. Bir bulsa iki tane şaplatırdı ensesine. Öfkeliydi. Şarkıda bahsi geçen çileli hayatı yaşıyordu. Açık tamirhane kapısına kadar yürüdü. Sigarasını yaktı. Gözü hala çırağı arıyordu. Temiz bir havayı solur gibi çekti içine sigaranın dumanını. İçine çektiği havayı verirken aşağıdaki denize kaydı gözü. Denizden gelen …

Share
Önceki / Previous Yoksun
Sonraki / Next DÜŞ(ü)M(deki)ANLAR