TÜRKÇE

Eşyaları toplanmış bir eve benziyordun yürürken
Dünyayı avuç avuç doldurmuştun cebine, yaşantını da
Gölgen gençliğini anımsatıyordu herkese
Bilirdin yine de Tanrısız ölünmeyeceğini
Gecemiz ne çok mezarlıktı
Ne çok Meryem
Yaşamak için saksıya koymuştun gözlerini
Şehir, limon ekşisi zamanın, güneş suskun
Bir buluta sarılmıştın korkudan
Yarım asırlık küllükleri doğurmuş ağzın
Nasıl da yutuyordu sabahı
Ayakkabılarından utanır mıydı yol, utanmıştı
Geride acının kamburu kalmış izleğiyle
Eşyaları toplanmış bir eve benziyordun yürürken

Hatırasızlığın yüzü görünmüştü.

 

ENGLISH

Translated with the author’s approval by Ege Dündar

You resembled a home with its furniture packed up,
You had the world in hand fulls stuffed in your pockets, and your life
Your shadow reminded everyone of your youth
You knew still there is no dying without a god
Our night was neither much of a cemetery
Nor Mother Mary,
You had placed your eyes in a pot to survive.
The city belonged to time’s bitter lemon, the sun reticent
You had cuddled to a cloud out of fear
Your mouth had given birth to half a century old ashtrays
How it swallowed up the morning
Could a path be ashamed of your shoes, it was
Leaving threads of pain’s hunchback behind
You resembled a house with its furniture packed up
 The lack of reminiscence was in sight

Bunları da Sevebilirsiniz

Havuzun yanında oturuyorum. Fıskiyesinden sıçrayan damlalar üstümdeki gömleğin sırtını ıslatıyor. Ama o ki; bunu hissedemeyecek kadar uzağım âna, varlığıma, herhangi bir varlığa. Burnuma bir susam helvası kokusu vuruyor işte tam o sırada. Evde yalnızım, diyorum. Kim kavuracak bu helvayı şimdi? Arada bir rüzgâr vurdukça koku dağılıyor aslında ama ayırt edemiyorum ki. Fakat yine de bırakıyorum …

Share

  Nereden başlasam bilemiyorum şu hayata  Geçmişe göz atsam mesela , masum düşlerin yansıyan raks’ına  Hissedemem kendimi kayıp zamanın ardına bakarken  İçimde hüzünsel kaoslar , yüzümde sonbahar çiçekleri  Bilemezsin huzura susamış dudaklarımın anlattıklarını  Kimi zaman da bir hayal takılır gönlümün duraklarına  Yine de yok zararım , kendimden ve yanan kibritten başkasına  Anlatıyorum hikayemi rüzgarın dallarına …

Share
Önceki / Previous DÜŞ(ü)M(deki)ANLAR
Sonraki / Next İlkyaz's New Issue Is Out!