Tepiniyorum kelimelerimin üstünde
Canlarını çıkarırcasına, acımadan
Hepsi bana ait, benden ırak
Yetmiyor tesellilere edebi süslemeler
Mutluklarda ise yok kelimelere yer

Issız bir göle düşen taş misali
Kaygı yağmurlarının altında yıkanıyorum
Yapayalnızım, etrafımda hiç ışık yok
Ellerimden tutuyor sevgililerim, durmadan
konuşuyor dostlarım

ben kendi yaptığım bir kutuya sıkışmış,
bundan müzdarip dertlerimi anlatabilecek
dilin kendisinden
yok – sun – um

Bunları da Sevebilirsiniz

Radyodan gelen şarkıyı dinleyerek sıktı vidayı. Ustası daha gelmezdi. Çırağı aradı gözü. Bir bulsa iki tane şaplatırdı ensesine. Öfkeliydi. Şarkıda bahsi geçen çileli hayatı yaşıyordu. Açık tamirhane kapısına kadar yürüdü. Sigarasını yaktı. Gözü hala çırağı arıyordu. Temiz bir havayı solur gibi çekti içine sigaranın dumanını. İçine çektiği havayı verirken aşağıdaki denize kaydı gözü. Denizden gelen …

Share

Fanzin Apartmanından hızlı hızlı fanzin muhabbeti’ne mutlaka göz atın ve fanzinle kalın. Oturduğumuz yerden duvarlara sövebilir, üzerimize biçilen kostümleri kabullenerek kalemimiz mühürleyebilirdik. Nede olsa yerlere atılıyorduk, kitabevlerinin gözünde kişisel broşürlerden, edebiyat zırvası para etmeyen kâğıtlardık. Kimimiz için harçlık veya fatura fedakarlığı kadar hayati bir şeydi. Zımba, mürekkep ve kağıt çiziğiydi. Sokak sokak dolaşıp bir köşeye …

Share

November’s works are now live and can be found below and throughout the postings on the English homepage! As İlkyaz, we work to introduce three young writers every month. We translate these works, which are be made up of a short stories or poems, into English and endeavour to introduce them to readers outside of Turkey. …

Share
Önceki / Previous İnsan ve Ben
Sonraki / Next Nemesis