Uğraşma boş yere, sen kafiyelerle anlaşamazsın güzelim.
Nazım ölçüsünden ziyade, Nâzım’ın ölçüsü yakışır ruhunun telaşına.
Nereden mi biliyorum? Uzak değil, aynadan görüyorum seni.
Huzursuzluğunu tanıyorum,
Elini koyacak yer bulamayışlarını,
“Keşke böyle deseydim” sızlanışlarını,
Dinlemiyorlar ki zaten, yok yere sıkma canını.
“Kimin gücü kime yeterse” imiş öyle diyor büyük adamlar,
Sahi yaş kaç olunca büyüyor bu adamlar?
Diyorum ki, biz büyümeyelim inadına,
Biz diyorum,
Salopetlerimizi çekip üstümüze bisiklete binelim,
Bozukluklarımızı birleştirip bir külah dondurma yiyelim.
D vitamininin canı cehenneme,
Biz güneşi onlara verelim, seninle sonsuz geceler biriktirelim.
Tanıyorum işte seni,
Hiç kimseye ya da hiçbir ana ait olmayışından,
Deli gibi isteyip özlemeyi, özlemeye değer bir şey bulamayışından.
“Olmasa da olur” kahkahalarından,
Masanın en mutlusu pozlarından,
Herkesi anlayıp affederken,
Kendine bir fotoğraf karesinde dahi tahammül edemeyişinden tanıyorum seni.
Titreyen, göz bebeklerindeki ışık değil, ellerin…
Mordan, aldan yorgun yüreğin,
Bir yudum maviliğe hasret.
Biliyorum güzelim, biliyorum…
Ben de senin gibi, bilmenin cehenneminde ısınıyorum.

Bunları da Sevebilirsiniz

The young writers project İlkyaz, supported by the global writers network PEN International, is calling for creatives to collaborate! Dear Creaive Friends, This is Ege Dündar, founder and coordinator of the young writers platform based in Turkey, İlkyaz, supported by the leading global NGO for literature and free expression, PEN International. I’m writing on behalf …

Share

O harlı ateşte koyun koyuna yatan zavallılar, Patiskayı geçmeden alevde öylece kalakaldılar. Ve hangi gök gürültüsünün ardından; Saatsiz çalan hırsızlar gibi Yağmurdan ıslanarak kaçan sanıklar. Saat 18.16 suları bana seni hatırlattılar. Kızgın ve yürekli bir dev gibi savaştım! Karşımda işte fakat korkmam duysun ordular! Sus diyorsun, Bir çift göze konuşuyorsan da sus! Hatırla diyorum açık …

Share

Jennifer Farrell’ın The Conservation’da yayımlanan “The evolution of the medieval witch – and why she’s usually a woman” adlı makalesinin çevirisidir. Çalı süpürgesiyle gökyüzünde uçan popüler cadı imgesi çoğunlukla kadın figürüyle karşımıza çıkar ki bu algı kadınların ve kız çocukların bir numaralı Cadı Bayramı kostümünü ortaya çıkmıştır. İyi ama bu cinsiyetçi, klişe inanışın kökenini nerede aramak …

Share
Önceki / Previous İlkyaz Yeni Sayısıyla Yayında!
Sonraki / Next Yıldız