Geçmişin yükü bir kar tanesidir ilk konduğunda
Her geçen günü içine alıp çığ gibi büyür
Gece vakti bir sürüngen gibi çöker yarını bekler
El değmemiştir, kimselerin görmediği bir odadır
Temelinde sen olan inşaattır günbegün yükselmekte
Bir el arar dokunacak, bir ses bölsün ister geceyi
Haramilerin yağması, itinayla bezeli bir paredir yürekte
Uyanmak istememek, istemeyerek uyumaktır;

Yek vücut tüm alemde

Duvarı yıkacak bir yumruk; adeta delecektir büyük arşı
Çınlayarak tüm sistemlerimde, gırtlağımı deşecektir
Bir parazit bağırsaklarında, tarihte mihenk taşı
Efes’te bir çatlak; Câlut’un kafasıdır Dâvud’un elinde
Lise merdivenlerinde koşmak, hastalıktan kıvranmaktır
Uçsuz bucaksız bilinmeyen yerlerde
Bir sırt çantasıdır geçmişin yükü

İç çamaşırlarından bir valiz; takvimde işaretli bir yaprak
Okunmamış kitaplarımda altı çizilidir
Paltomu tutar giymem için, güzel nasihatleri kulağımda
Önlüğümü yırtar bir çekişte, kravatımı bağlar
Aynamdadır geçmişin yükü
Pay edilmiştir sevdiğim insanlar

 

Bunları da Sevebilirsiniz

Yeni sayımız için değerli yazar Ahmet Ümit’e ulaştık. Kendisi de bizleri kırmayarak genç edebiyatçılar için sebepleriyle beraber bir okuma listesi hazırladı… 1. DOSTOYEVSKİ – KARAMAZOV KARDEŞLER “Çünkü, felsefe yoksa edebiyat da yoktur.”   2. KAFKA – DAVA “Çünkü, iyi edebiyat belirsizliğin üzerinde yükselir.” 3. JUAN RULFO – PEDRO PARAMO “Çünkü, düşlerimiz mutlaka edebiyatla iç içe geçmelidir.” …

Share

John Berger Kimdir? İngilizce yazan çağının en etkili sanat eleştirmenlerinden biri olan, senaryo yazarı, belgesel yazarı ve romancı. John Berger, Kasım 1926‘da Londra‘da doğdu. Orta sınıf bir ailenin çocuğuydu. Annesi işçi sınıfından, babası, Stanley Berger ise, I.Dünya Savaşı sırasında askeri birlikte görevliydi. John da 1944 ve 1946 yılları arasında İngiliz ordusunda görev yaptı. Ancak askeri hayata daha fazla dayanamayan Berger, subay olmayı reddettiği …

Share

Gerçekten de, okurlar meraklıdırlar. Haksız da sayılmazlar. Ben, masa başından çok, fazlaca gezer dolaşırım. Yani iş, masa başına geçip yazmaya kaldığı zaman, mesele çoktan hallolmuştur. Gezer dolaşırım. Gezip dolaşırken kafam boyuna çalışır. Ya, yıllarca önce beni şiddetle ilgilendirmiş bir konuyu düşünmekteyimdir, ya da hemen o gün kafama bir şey takılmıştır. Ama daha çok, yıllarca önce …

Share
Önceki / Previous The Rise of Therapy-Speak - Katy Waldman, The New Yorker
Sonraki / Next Basit Şarkılar: Virginia Woolf ve Müzik