TÜRKÇE

beklemenin bir başka adı oluyor bu saatlerde.
birini beklemek kadar uzun süren bir yolculuğun dönüşü.
düş: kırıklarını aldıran bir mevsim.
ben hiç sevmem
sen de sevme diye bir filmden döndük.
ardına kış denen bir dağ yolcuğu.
beklemenin bir başka adı oluyor bu saatlerde.
bir başka sesi rengi ve teni.
dokunsan üşüyecek bir ağaç
görsen solacak bir kırmızı
duysan susacak bir böcek
oluyor beklemek.

bir başka adı oluyor beklemenin bu saatlerde.
eve vaktinde dön demenin korumacı kimliği
ve altındaki gizil taşra ideolojisi.
eve vaktinde dön!
-kendimi bir eve ait hissetmiyorum.
bu ev seni kendine ait hissediyor.
bekleme, dön!

 

ENGLISH

Yazarın onayı ile çeviren: Ege Dündar

Waiting has a whole another name in these hours.
The return from a journey that lasts as long as waiting for someone
A dream: a season getting its fractures removed.
I don’t like it one bit
We turned the corner from a movie, so you wouldn’t neither.
A mountain track across which lies winter.
Waiting has a whole other name in these hours.
Another voice, colour and skin.
A tree, that gets cold if you touch it
A kind of red, that wilts if you see it
A bug shushed when you hear it,
Becomes the waiting.

Waiting has a whole other name in these hours.
The protective identity of saying return home in time
And the underlying, secret rural ideology.
Return home in time!
-I don’t feel I belong in a house
This house feels you belong to it.
Don’t wait, return!

Bunları da Sevebilirsiniz

İlkyaz olarak sitemizin “Yazılar” bölümünde her ay üç genç kalemi tanıtacağız sizlere. Bu eserleri her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan bir PEN merkezi o ülkenin diline çevirip, tanıtacak. Bu sayede, edebiyatımız uluslararası alanda yeni okurlar kazanırken, yazarlarımız da dünya edebiyatçılarından oluşan global bir iletişim ağı ile tanışmış olacak. Aralık ayında bu rolü üstlenen Norveç’in …

Share

The soft wind comes sweet in the night on the mountain. Invisible except for the sound it makes in the big poplars outside and the feel on his naked, single body, which breathes quietly a little before dawn, eyes open and in love with the table and chair in the transparent dark and stars in …

Share

Yazan: Bilim Kurgu Kulübü – Emre Bozkuş Edebiyatın ve hatta tüm sanatın içinde, kendine has bir doğal seçilim süreci vardır. Ve bilindiği üzere doğal seçilim, üstün bireyin zayıf olanı elemine etmesi ilkesine dayanır. Nasıl ki bireyin ait bulunduğu ortam ve barındırdığı şartlara adaptasyonu ne denli yüksek olursa yaşam kondisyonu o denli başarılı oluyorsa, bireyin ürettiği meta da aynı koşullara tabidir. Homo Neanderthal’den Sapiens’e geçen süreç gibi, edebi yaratımda …

Share
Önceki / Previous EDEBİYAT + Dürtü: Nil Akay + Burcu Yılmaz
Sonraki / Next İlkyaz Issue #25 is Out!