TÜRKÇE

Yarenimdin.

Kaygılıyım birkaç mahkemem var.

Kin ve düşmanlığa alenen tahrik,

Kamu görevlisine karşı kasten yaralama,

Birkaç nitelikli hakaret,

Silahlı tehdit elimde gitar.

Karşımdakinin elinde kırık şişe;

Zarar vermeye geldiği belli.

Bilekte kesik, ters kelepçe, işte bu kadar.

Ha bir de bir ara Filistin diye bağırdım o kadar.

 

Yarenimdin.

Semtin tüm esnafı dövüyor beni çırılçıplağım.

Vurun ha diyor öldürüyor beni.

Çırılçıplağım ha anadan üryanım.

Bilmiyorum kaçıncı katil oluşum bu,

Sanırım hafızamı kaybediyorum.

Art arda kırıyorum yassı burunları,

O da ne ciğerimde dört sustalı izi.

Belki dört gün yoğun bakımdayım toplam;

Belki dördüncü tımarhanem çağırıyor beni.

 

Yarenimdin.

İdarenin ve güvenliğin anasına sövüyorum.

Allahlarına sövüyorum ki kudretliyim.

Bitli servislere gönderiyorlar beni,

İsyancıların lideriyim imza topluyorlar adıma.

Kaçmak isteyenlere yol gösteriyorum.

Sana deliriyorum tutku ağzımdaki kandır.

Sana deliriyorum kurtar beni.

 

Yarenimdin.

Beni yıka.

Beni arıt.

Beni beyaz.

 

Yarenimdin! 

Dedim ya çakı gibiydin.

Dolu bir şişe rakı gibiydin.

Nasıl inanmazdılar adanmışlığına;

İnatçı, hırslı ve öfkeliydin.

 

Yarenimdin!

Vahşi çilleriyle umudu tutuşturan,

Cin fikirli bir Beyoğlu kunduzuydun;

Kafanla sosyalist,

Bacaklarınla kadın,

Gözlerinle kuzuydun.

ENGLISH

You were my lover.

I am nervous for a few upcoming trials.

Publicly inducing hate and enmity,

Willful and malicious injury of a public officer,

A few qualified acts,

Armed menace with a guitar.

Broken bottle cullet in the other’s hand.

He is here to cause trouble.

A cut on the wrist, handcuffing behind the back, that’s it.

Oh and I yelled out Palestine at some point.

 

You were my lover.

The shopkeepers in the neighborhood beat me up, I’m naked.

They say shoot him and kill me.

I am naked as a newborn.

I can’t remember how many times I’ve turned into a murderer,

I think I’m losing my memory.

I break bended noses back to back,

What’s that now, four switchblade marks on my chest.

I lie in an intensive care unit for a total of four days;

And on the fourth day, my lunatic asylum summons me.

 

You were my lover.

I curse on the mothers of security and administration personnel.

I tell their gods that I am mighty.

They send me to nitty gritty services,

For I am the leader of the rebels, they’re gathering signatures on my name.

I lead the way for the ones who want to escape.

I am crazy for you, lust is the blood in my mouth.

I am crazy for you, save me.

 

You were my lover.

Wash me.

Cleanse me.

Turn me white.

 

You were my lover!

As I said before, you resembled a switchblade.

A full bottle of rakı.

How wouldn’t they believe your commitment;

Stubborn, fierce and ambitious as you were.

 

You were my lover!

Kindling hope with her wild freckles,

You were a witty Beyoğlu beaver;

A socialist in mind,

A woman with your legs,

A lamb as seen in your eyes.

Bunları da Sevebilirsiniz

Kaynak: İktidarı Görmek, 21. Yüzyılda Sanat ve Aktivizm, Nato Thompson, Çev. Erden Kosova, Koç Üniversitesi Yayınları, 1. Baskı, s. 41-44 “Didaktik Olan” Didaktik sözcüğünün pek dostu yoktur sanat alanında. Gevşek eğretilemelere, yakalanması zor anlamlara, karmaşıklığa ve kavramsal fikirlere değer veren tuhaf bir diyar olan sanat dünyasında bu sözcük olabilecek en ağır hakarettir; değerlendirme ve eleştiriler …

Share

Julio Cortazar Arjantin’in en tanınan romancı, şair ve öykücüdür. 26 Ağustos 1914’de Brüksel’de dünyaya gelen Cortazar, Arjantin’in en büyük yazarlarından biridir. İlk şiir kitabı “Presencia”  1938’de yayınlandı. Üniversite öğretim görevlisiyken peron yönetimine karlı girişilen eyleme katılınca hapse atıldı. Hapse atıldıktan sonra üniversiteden ayrıldı. Unesco’da çevirmen olarak çalışmak üzere Paris’e yerleşti. Onu ünlü yapan kitaplarını bu …

Share

A tough-minded reflection on the cost of being a witness to traumatic history – shared via Carol Rumens at The Guardian Before It Is All Gone It will be different – nobody will cry, nobody will be cold, nobody will stand at the door, it will be better, for sure. I have to repeat this to …

Share
Önceki / Previous Veba Geceleri, yeni tarihselcilik bağlamında okunabilir mi? | Engin Demir
Sonraki / Next Yazı ve Yaşam Eylemine Bir Bakış: Cortazar'ın Edebiyat Dersleri