Hayaller, hedefler, planlar hepsi birden; hayat denilen döngüsel zaman sahnesinde A noktasından B noktasına vardığımız şiirsel bir döngü… Doğumdan ölüme, başlangıçtan bitişe, ezeli ve ebedi bütün ihtiraslarımızın ötesinde bizi ölüm denilen yepyeni doğrusal bir düzleme çıkarmak için elinden gelen bütün gayreti sarf eden hayat, bütün acizliğimizde evrenin karanlık sularında hapsedebilme cüretini kendisinde görmektedir.

Yalnız, kimsesiz, hiç ve hiç olmaya mahkum biz insanoğlu; ana rahminden başlayan yolculuğumuzda tek ve yekpare bir yol izleyeceğiz. Yalnız kalmak önemsiz, yalnız ölmek ise tek gerçek!

İnsandır, zaman ve mekanın ötesinde kendisini efendileştirmiş; sanatı, pozitif bilimleri, dini ve maddesel üretimi hayatının temeline yerleştirmiş ve kendi gelişimini bütün insanlığa atfetmiş, kendisini zamanın ötesinde daha kalıcı tarih sahnesine atmıştır.

Sanatın kalıcılığı ve insanın ölümsüzlüğü paralel ilerlemektedir. Dünyaya iz bırakan kendisini tarihin akışına bırakmış bütün ünlü eserler; tablolar, heykeller, şarkılar, türküler, sözler anonimleşme yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

Sanılanın aksine, sanatın ve dolayısıyla sanatçının ulaşabileceği en üst makam; unutulmak makamıdır. Kime ait olduğu bilinmeyen sözler, deyimler, şiirler, şarkılar sanatçısından bağımsız olarak gelişimini tamamlamış ve yüzlerce belki binlerce insanın hayatına dokunmuş olur.

Sonuç olarak asıl meseleye değinecek olursak; bu koca dünyaya ve küçücük dünyalarımızda vereceğimiz insanlığın faydasına olmuş veya olacak özgün eserler, gün gelecek bizler ebediyet yolunda ilerlerken toprağa düşmüş tohum gibi filizlenecek ve hayatı daha da yaşanılabilir kılacak. Ne dünya savaşları ne çocuk ölümleri kalacak. Yeni dünyamızda sadece iyiliğe ve güzelliğe umutla gebe yarınlar dolacak! Elbette sanat ve bilimle dünya insanları özgürlükle tanışacak.

Bunları da Sevebilirsiniz

For December, we reached out renown author Özgür Mumcu to ask for his reading suggestions to young writers and why he picked them… 1. Kemal Tahir / Kurt Kanunu -To grasp the cruelty of power games. Not Available in Other Languages       2. Elıas Canettı /Auto Da Fé Original Title: Die Blendung -To …

Share

Gözlerimi ufuk çizgisine dikmiş bakıyorum. Deniz, birkaç kaya kütlesini saymazsak sadece deniz var. “Hep böyle değil aslında, temmuzda daha güzel oluyor,” diyor yanımdaki kısa boylu, pos bıyıklı adam. Anlattıklarını dinlemedim, dalıp gittim sanacak; oysa ilgisizliğim kulaklarımda uğuldayan rüzgârdan, bir şey duyamıyorum. “Nasıl? Ne dediniz?” diye soruyorum. “Hep bu kadar rüzgârlı olmuyor aslında, temmuz daha sakin …

Share

İlkyaz ile her ay üç genç yazarı tanıtıyoruz sizlere. Bir öykü veya birkaç şiirden oluşacak bu eserleri İlkyaz gönüllüleri olarak İngilizce’ye çeviriyor ve dünya kamuoyuyla tanıştırmak için çabalıyoruz. Ocak ayı için seçilen yazılar ve yazarları aşağıda bulabilirsiniz! Seçtiğimiz isimlerin yazılarını her ay dünyanın farklı bir yerinde konumlanan PEN merkezinden biri o ülkenin diline çevirip, tanıtmasını …

Share
Önceki / Previous İki bin bir
Sonraki / Next Bütünsel Aidiyet Hiyerarşisi