TÜRKÇE

Birbirine kenetlenmiş eller gibi

Yön veriyoruz dalgalara

Dalgınlığımıza iklimler uyduruyoruz

Bir kum torbasını besler gibi

Kendimizi kendimizden geçene koyuyoruz

Sonradan sonradan anlıyoruz

Çoktan bitmiş bir şarkıyı mırıldandığımızı

Yürürlükten kalkmış tanrılara avuç açtığımızı

Ve bir sahilde otururken ansızın

Avcumuzu kanatan sessizliğe saplandığımızı

 

Kaç zamandır bir tavus kuşu hayal ederim

Gizliden kabarır içimde tedirginliği

Tam saklamak isterken renklerini

Dağılır boşluğa saçılan nesneler gibi

Nesneler

İnsanın hakkında konuşmak için

İcat ettikleri yani

 

Korkuyorum ölürken çırpınamamaktan

Zamanın noktalarına kaskatı yazılmaktan

Korkuyorum kendimi bildim bileli

İçimde küçücük zapt ettiğim o hissin

Tüm vücudumu alıkoymasından

Toprağı avuçluyorum o yüzden

-hiçbir sebep yokken-

Türküler dinliyorum inceden

Türkü

Zamanın eleğinden geçerek bize ulaşan

İnsan özü yani

 

Sokaklara atıyorum kendimi

Gökyüzünde insanlık tarihinin kısa bir kesiti

Savurganlığımız, yüksek yapılar ardında gizlenen

Bir çocuğu parka götürürken bile

Tanrım nasıl da tedirginiz bir baksan

Oysa zaman aşımına uğradı bütün salıncaklar

Zincirlerine dolanmış, çırpınıyor oyunlar

Oyunlarımız

Gittikçe içimize gizlenen

Yargısız tavuskuşları yani

ENGLISH

Translated with the author’s approval by Ege Dündar

 

Like hands interlaced

We direct the waves

We suit climates to our abstraction

Like feeding a sandbag

We place ourselves to the rapturous

We always understand after the fact,

That we are humming a song long finished

That we open our palms to gods discontinued

and that all of a sudden when sitting on the beach

We are pinned on the silence bleeding our palms

 

For a long time now I imagine a peacock

Secretly a nervousness creeps in

Just as it intends to hide away its colours

They scatter like objects dispersed into emptiness

Objects

Those things men invented to talk about, I mean.

 

I’m afraid of not being able to struggle while dying

To be written into time’s dots rigidly

I’m scared, ever since I got to know myself

That the tiny feeling I restrained within

May take over my whole body

 

I grasp the earth because of this

-with no other apparent reason-

I listen to folk songs closely

Folk songs, the essence of a human

Reaching us distilled by time’s strainer, I mean.

 

I hurl myself on the streets

A brief cross section of human kind on the skies

Our wastefulness, hiding behind tall structures

Even when taking a child to the park

My god, how tense we are if you just had a look

All the swings have expired anyhow

 

Games are convulsing, wrapped around their chains

Our games

Evermore, hiding within

Unbiased peacocks, I mean.

Bunları da Sevebilirsiniz

kutusuna dönmekte maviler, bitmez ki gün geceye varmakta, boşaltır kovanlar vardiyayı daha önce olanı yinelemek üzere daha önce hep olanı yinelemek üzere es geçemez arılar vardiyayı.    tutulmamış sözler, beklentisiz çocuklar, ben manipülasyonları, borsa handikapları, çağlayan sevgiler, boşalan küllük ve umulan sorulara boş akbil sesleri, bense bu şehir’den daha bıçkın tamlama tanımıyorum, kıvamındadır şirketler ve …

Share

The International Documentary Film Festival Amsterdam, the world’s largest documentary film gathering, is making over 300 of its collection available to stream online for free amid the coronavirus pandemic. The IDFA, which offers an independent meeting place for audiences and professionals to see a diverse and high-quality program, triumphs its diverse nature and exhibits “content …

Share

İyi Öykücünün Hileleri  Horacio Quiroga Bir atmosfer öyküsü, yaratıcısının en azından anlatılan yöreyi çok iyi tanımasını gerektirir: Yani bir zamanlar o atmosferin bir parçası olmuş olmalıdır. Önceki günlerde, yine bu sayfalarda, mesleğine hak ettiği özeni gösteren her öykücünün başvurduğu bazı masum hilelerden bahsetmiştik. Bir anlatı, demiştik önceden, hiçbir hileye başvurulmadan tek bir kalemde ortaya çıkarılabilir. …

Share
Önceki / Previous EDEBİYAT +: Hüseyin Babacan
Sonraki / Next Her kuşluk vakti görünen peri de ölüyor / The fairy appearing every mid-morning also dies