Bellerine sarılı çakıdan keskindir,
Öfke sardığında çatan kaşları.
Gülüşleri sarar dünyalarını, olmasa da aşları.
Cehennem küresi kabuğunu soyar akşamların,
Aydan yürekleri içindedir, uyumsuz çocukların.

Yalnız uyumsuz çocuklar
Ağlamazlar ölümlerin ardından.
Kavramların kararttığı anlamlardan,
Çıkar giderler seslere kulak asmadan.

Yalnız uyumsuz çocuklar bilir,
Buz kesen ayazın sertliğini
Çamurun oyun halini
Kumların sıcaklığını
ve
İnsanların hoyratlığını.

Onlar cılız yaşta fahişeleri anlar,
Ormanları aşıp kurtları anarlar.
Kitapları açar, yaşamı ise iliğine kadar
Kurcalayıp danslarına katarlar.

Terlidir benizleri, yorulmuştur belli etmez gülüşleri.
Terk edilmiş sırtları yaralıdır, ateşi onların gözlerinde ara.

Sözlerinin netliği can sıkar, kibarlık sardı mı tatlı dilleri, yakar canı.
Biraz da piç gibidir tavırları, efendi oldular mı, eğilir bilekler aşağı.

Mazileri bir karayel şark esintisi.
Kürk altında teni boyanmış, içi ceset, kızlara
Alaylıdır bakışları, onlara acırlar.
Onların yüksek topuklu dertleridir sakızları,
O sakızları, cadde kızlarına satarlar.

Puslu camların ardından gözükür elemleri
Anlaşılmaz fakat ne yer içerler, nedir bu dertleri.
Anlatamaz, lakin çaktı mı şimşek!
Sepken sepken döküldüğünde sözleri,
Dolu yağdırır dinleyenin gözleri.

Yalnız uyumsuz çocuklar
Kasları yırtılıncaya kadar koşar,
Durdukları yerde kırılır taşlar.

Kirlidir elleri, kanları deli
O uyumsuz çocuklar
Kiminin elinde tezgahı
Kimisinin un çuvalı

Kimi sürüklense de tutunmuştur yüksek bir yere
Kimi de uyumuştur köprü altında, uyuşturucu etkisiyle.

Yalnız uyumsuz çocuklar gündüz içinde gece
Kimisinin ailesi yok, kimi ailesinde bir hece.

Bir aşka tutundular mı, çepeçevre ateş sarar
Maşuk olan kaçar da, gülen gözleri ağlar.
Sarıldığında dostuna değildir sadece sarılan kollar,
Ve bakıldığında gözükür apaçık içten yüreğidir har!

yalnız uyumsuz çocukların,
bastığı kaldırım taşları ezilir.
bilenir dimdik duran sırtları, edilmez ses.
alaylıdır yer yer mecruhtan vakur halleri,
hayatın paslı hançeri, boğazlarında düğümlendi.
yalnız o uyumsuz çocuklar,
bir yel essin çarpar gider
üç günlük dünya
onlara kelebeğin ömrünü reva eder.

Bunları da Sevebilirsiniz

Zafer Aracagök’ün Kavramsız Negativite’si kapısı olmayan bir kitap, ki kavramsız olmak biraz da bu demek. Kavram, kapı düşüncesiyle bağlıdır. Sınır çizer, tuğla çeker, duvar örer. Kavramı kullanan (kendi özneliğinin de ispatıdır bu) kapının efendisidir. Zafer Aracagök’ün Kavramsız Negativite’si kapısı olmayan bir kitap, ki kavramsız olmak biraz da bu demek. Kavram, kapı düşüncesiyle bağlıdır. Sınır çizer, tuğla …

Share

NEFİSE, 13 YAŞINDA, ORTAOKUL SONA GİDİYOR.    “Yani benim için hayat bazen zor oluyo. Şu konuda: Çünkü benim hazırlandığım bir sınav var. Sınav heyecanı benim böyle bütün vücudumu sarıyo gibi, üstüme bi sıcaklık geliyo gibi hissediyorum ve çok panik oluyorum. LGS’den bahsediyorum, 8. sınıftayım. Çok heyecanlanıyorum, ne bileyim bazen bildiğimi bile unutuyorum. Çünkü yani bizim öğretmenlerimiz bize hep der ki, bu sizin hayatınızın sınavı ve buna hazırlanmak sizin sorumluluğunuz. Bazıları …

Share
Önceki / Previous Ey Tanrım
Sonraki / Next Sahte Modern Dünya